11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/1809 E. , 2012/2833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/01/2010 gün ve 2009/316-2010/50 sayılı kararı onayan Daire’nin 23/11/2011 gün ve 2010/4823-2011/15739 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı aleyhine Bremen Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada mahkemece 10.123,58 Euronun 11.04.2000 tarihinden itibaren %5 faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, kararın 19/09/2007 tarihinde kesinleştiğini, kararın Türkçe’ye çevirisinin T.C. Hannover Başkonsolosluğu tarafından onaylandığını, davalı şirketin mal kaçırma tehlikesi bulunduğunu belirterek; şirket mal varlığı üzerine alacak miktarı kadar tedbir konulmasına, Bremen Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davaya konu yabancı mahkeme kararının davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediği, kararın postaya verilme tarihinin tebliğ tarihi sayıldığı, tebligat hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re’sen nazara alınacağı, ortada kesinleşmiş mahkeme kararı olmadığı, yabancı mahkeme kararı kesinleşmedikçe tenfizinin de mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, mahkemece verilen hükmün tenfiz davasının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5718 sayılı Kanunun yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin 50. ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi halinde de sonucun değişmeyeceğinden yürürlükten kalkmış eski kanun maddelerinin yazılmış bulunmasının sonuca etkili olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.