Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2667 E. , 2023/3524 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan davacı adına, ...'a ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227'nci maddesinde öngörülen sorumluluğun, beyannameleri imzalayan meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan, bir başka ifadeyle defter kayıt ve belgeler ile beyannamelerin birbirleriyle tutarsız olmasından kaynaklanan bir sorumluluk olduğu, verilen beyannamelerdeki vergi kaybının nasıl oluştuğu ve beyannameler ile belgeler arasında vergi ziyaına neden olacak şekilde bir aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarında davalı idarece yapılmış bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından, anılan madde uyarınca davacının sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden, davacı adına müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ve davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporundaki tespitlerin değerlendirilmesi sonucunda; ziyaa uğratılan vergi ve cezalara davacının eylemlerinin diğer ifadeyle mesleki özen ve dikkat yükümlülüğüne riayetsizliğinin doğrudan etkisinin bulunduğu, 2017 yılının Ocak ayında defter tutamaya başlayan davacı tarafından 2016 yılının tüm dönemlerinde faaliyeti ve beyan ettiği matrahı bulunmayan mükellef için geçmişe dönük olarak 2016/Haziran dönemine 72.420.079,76 TL gibi yüksek tutarda matrah beyanında bulunulduğu, 2016/Aralık dönemine ise 40.821.039,06 TL gibi yine çok yüksek tutarda matrah beyanında bulunan davacının beyannameye esas fatura ve dayanak belgelerini görmeden geçmişe dönük olarak ve faaliyet konusuyla örtüşmeyen içeriklerdeki faturaları mükellefin beyanlarına almasının teknik icaplara ve meslek kurallarına uygun olmadığı, yoklama tutanaklarına göre işyerinin kapalı ve terk olduğu dönemlere ait faturaların düzenlenmiş olması bir yana Dörtyol ve Yüreğir Vergi Dairesi mükellefi olduğu dönemlerde cep telefonu ve telekominikasyon teçhizatları perakende satışı faaliyetinde bulunan, Akdeniz Vergi Dairesi mükellefi olduğu dönemde ise emlakçılık işiyle uğraşan mükellefin bu faaliyet konularıyla hiç bir ilgisi bulunmadığı açık olan (yüksek miktarlı çok sayıda motorin satış faturası gibi) emtia ve hizmetlere ilişkin faturaların meslek mensubunca fark edilmemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, mükellefin defterlerini davacıdan önceki ve sonraki dönemlerde tutan diğer muhasebecilerin alınan beyanlarında ise mükellefin şüpheli tutum ve davranışları, sağlıklı bilgi ve belge temin edilememesi gibi nedenlerle sözleşmelerini feshederek vergi dairelerine şüpheli durum bildiriminde bulundukları, ancak davacının uzunca bir süre yukarıda detayına yer verilen açık olumsuzlukları görmeksizin mükellefin defterlerini tutmaya devam ettiği, bu durumda, yukarıda detayına yer verilen olumsuzlukların hayatın olağan akışına, iktisadi ve ticari icaplara uygun düşmediği, bir anlamda sahte belge düzenleme organizasyonunda bulunan mükelleflere belge temin eden görünümü veren mükellef hakkındaki olumsuzlukların meslek mensubunca kolaylıkla tespit edilebilmesi gerektiği hususları birlikte dikkate alındığında, bilerek kullanıldığı veya düzenlendiği ve harici araştırmayı gerektirmeden sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğunun kolaylıkla anlaşılabileceği açık olan anılan belgelerin yasal defterlere ve mali tablolara kaydedilmesinden ve yine detayına yukarıda yer verilen konularla ilgili imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından meslek mensubu olarak davacının sorumlu tutulmasında ve ziyaa uğratılan vergilerin tahsili amacıyla adına müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mükellef tarafından defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı tespiti yapılmadan bu hükmünün dikkate alınamayacağı, meslek mensupların sorumluluğunun kapsamının beyanname ve tasdik raporlarında yer alan bilgilerin, defter ve dayanak belgeye uygunluğuyla sınırlı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY: Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan davacı adına, ...'a ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen 18/02/2021 tarih ve 2021021866VvM0000015 ila 23 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak olarak düzenlenmiş, aynı Kanun'un 2. maddesinin A bendinde, muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusunun, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kâr, zarar tablosu ve beyannameleri ile ilgili diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işler yapmak olduğu belirtilmiştir. 3568 sayılı Kanun'un serbest muhasebeci, serbest muhasebeci ve mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlere vermiş olduğu yetkiye ilişkin mali sorumluluğu düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde ise, meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki düzenlemelerin değerlendirilmesinden, serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirlerin sadece imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri anlaşılmaktadır.
Yine, yukarıda anılan hükümler uyarınca, serbest muhasebecilerin müşterek ve müteselsil sorumluluğundan söz edilebilmesi için çalışma konuları içinde yaptığı ve yapması gereken işler dolayısıyla, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması ve bunun neticesinde vergi kaybı meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Dava konusu ödeme emirlerinin dayanağını oluşturan … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ile davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu(SMMM Sorumluluk Raporu)'nda davacının bu sorumluğunu doğuracak hususların açık ve somut bir şekilde ortaya konulamadığı, mükellefçe kendisine verilen bilgi ve belgelerden farklı olarak muhasebe kayıtlarına aykırı biçimde kayıt yaptığına veya kayıtları mali tablolara yansıtmadığına yönelik tespitlere yer verilmediği görüldüğünden, serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali gerekirken, davayı kabul eden vergi mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunu kabul edip, mahkeme kararını kaldırarak davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kabulüne, … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın .. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 10/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.