T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından 15/03/2013 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, gübre sektöründe öne çıkmış bir firma olduğunu, markaları ile faaliyet gösterdiğini, “...” markasının 1. sınıf emtiada 27/11/2000’den beri korunduğunu, yine aynı ibareli ... nolu markanın 35. sınıfta 12/12/2011’den buyana korunduğunu belirtmiştir. Davacının müvekkilinin markasının ününden yararlanmak amacıyla haksız eylemlerde bulunduğunu, “...” markası aynı ürünlerde kullandıklarını, İzmir ve Tarsus CBS’de şikayetler yaptıklarını, ... , ... hz. nolu soruşturmaların açıldığını belirtmiştir. Taklit ambalajların 1, 4, 24 lt.’lik bidonlar olduklarını, ambalaj fotoğraflarını da sunduklarını, davalının ... nolu “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, ancak ısrarla markayı kullanmaya devam ettiğini belirterek davanın kabulünü istemiştir.
Davalı ...’ın internet sitesinde tanıtım yaptığını, üretim ve satışa arzda bulunduğunu, diğer davalı ...’ın da bu ürünleri satışa sunduğu, bu yüzden ikisini birlikte dava ettiklerini belirterek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, tecavüzün kaldırılmasını, önlenmesini, tecavüzlü ürünlerin toplanmasını, imhasını, tecavüzlü tanıtıma son verilmesini, 10.000 TL manevi tazminata dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte hükmedilmesini, ilan kararı verilmesini istemiştir. Sonraki dilekçelerinde de benzer ve bağlantılı beyanlarda bulunmuştur.
SAVUNMA
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin aleyhine açılan ... ve ... nolu dosyalarının bağlantılı olduğunu birleştirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Verilen ihtiyati tedbir kararının yerine getirilememesi nedeniyle kaldırılmasını istemiştir. ... nolu ve ... nolu markalara tecavüz iddiasının haksız olduğunu, bu sözcüklerin sektörde kullanılan tasvir edici sözcükler olduklarını belirterek tescil edilemeyeceklerini ve korunamayacaklarını belirtmiştir. İzmir FSHHM’nin...-... sayılı hükümsüzlük kararı kesinleştikten sonra “...” ibaresi ile bir kullanımı olmadığını, aramada ele geçen birkaç numunenin markasal nitelik taşımadığını ileri sürmüştür. İstanbul ... FSHHM’de ... Esasta ... nolu “...” markası için ve ... nolu “...” markası için hükümsüzlük davası açtıklarını bu dosyaların bekletici sorun sayılmasını istemiştir. Açılan davanın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle reddini talep etmiştir.
Sonraki dilekçelerinde de benzer ve bağlantılı beyanlarda bulunmuştur.
Diğer davalı ... şirketi vekili cevabında, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin gübre üretimi yapmadığını, sadece satış yaptığını, diğer davalı ile organik yada fiili bağı olmadığını, Tarım Bakanlığının verdiği belgelere üretilmiş ürünleri ticarete konu ettiğini, kendilerinin de bu ürünleri dava dışı ... firmasından aldığını, davanın ona ihbarı gerektiğini savunmuştur.
Sonraki dilekçelerinde de benzer ve bağlantılı beyanlarda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalının, davacıya ait marka haklarına ait tecavüz fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediği bu fiiller neticesinde maddi ve manevi tazminat taleplerinin haklı ve yerinde bir talep olup olmadığına ilişkin yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 15/09/2022 tarih,... E.... karar sayılı ilamında özetle davalının taklit markalı ürünü satın almadığı, usulü kazanılmış hak oluştuğu hususların gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup mahkememizce de yargıtay ilamına uyulmasına karar verilmiş olup bozma ilamı doğrultusunda davalı aleyhine manevi tazminat talebinin şartlarının oluşmadığından reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının davalı aleyhine talep ettiği manevi tazminat davasının reddine,
Alınması gereken 427,60 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 170,80 TL harçtan mahsubuyla eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (manevi tazminat talebi yönünden) hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan toplam 708,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
Dair, hazır bulunan taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 16/04/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)