9. Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2013 tarih 2012/90 Esas, 2013/323 Karar sayılı ilamıyla; sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarih 2020/124 Esas, 2022/311 Karar sayılı ilamının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2015/8587 Esas, 2020/2475 Karar sayılı kararı ile; "Sanıklar ile müdafilerinin aşamalarda mağdurenin yaşına itirazda bulunmaları karşısında suçun niteliği ile oluşumuna etkisi bakımından mağdurenin mernis doğum tutanağıyla varsa tescile esas doğum raporu getirtilerek resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde, yaş tespitine esas olacak kemik grafileri çektirildikten sonra içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu heyetten sağlık kurulu raporu alınması ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; Sanıkların aşamalarda mağdurenin suç tarihindeki yaşını bilmediklerine ilişkin savunmaları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi, Sanık ...'ın Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/46 sorgu sayılı tevkif müzekkeresine istinaden hiç tutuklu kalmadığı gözetilmeden hakkında TCK'nın 63/1. maddesi uyarınca mahsup kararı verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2020/124 Esas, 2022/ 311 Karar sayılı kararı ile ; "Doğum kaydına göre olay tarihlinde 14 yaş 9 aylık olan mağdure ...'nun 18.01.2012 tarihi ile 26.01.2012 tarihleri arasındaki alıkonulma ve cinsel istismar olayında erken ergenlik dönemi içinde bir genç kız olduğu, yaşının doğum kaydı ve kronolojik yaşıyla uyumlu olduğu, 15 yaşında göründüğü, ancak yakın çevresi ve kendisini tanıyanlar dışında 15 yaşını tamamlamamış olduğunun anlaşılmasının mümkün görülmediği, 15 yaşından büyük olduğunu düşündükleri mağdur lle cinsel ilişkiye girerek nitelikli cinsel istismar suçu işleyen sanıklarla, mağdur arasında tanışıklık, iş ilişkisi, öğrencilik, ailevi vb. ilişkiler bulunmadığı gözetildiğinde, nüfus cüzdanı kontrol edilmedikçe, mağdurenin 15 yaşını tamamlamamış olduğunun anlaşılmasının mümkün olamayacağı, bu itibarla fiziki görünüm itibari ile sanıkların mağdurenin yaşı hususunda hatalı değerlendirme yapmış olmalarının mümkün ve muhtemel olacağı belirtilmiştir. Bu nedenle sanıkların mağdurenin yaşını bilip bilmedikleri konusundaki şüphe giderilemediğinden mağdurenin de 14 yaş 9 aylık olması gözetilerek sanıkların lehine yorumlanmasıyla sanıkların mağdurenin yaşında hataya düştükleri kabul edilmiş ancak mağdurenin her halükarda 18 yaşından küçük olduğunun da belli olması nedeniyle sanıkların eylemlerinin bu haliyle TCK'nin 104/1 maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu niteliğinde gerçekleştiği" gerekçesiyle sanık ... hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ..., sanık ... hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; karar verilmiştir. II. GEREKÇE 1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımını en son kesen 24.09.2013 tarihli ilk mahkumiyet kararı ile bozma sonrası gerçekleştirilen yargılama neticesinde verilen ikinci mahkumiyet hükmü arasında bu sürenin geçtiği gözetilerek kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2020/124 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye farklı sebeple uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi. ...
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın