9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/15462 E. , 2024/890 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ... hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu, sanıklar ...,... hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/1621 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanıklardan;
a)Erol hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)... ve ... hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına Karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşlerini içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafii ile sanıklar ...,...'nın temyiz istekleri, kararı temyiz etme taleplerini bildirmekten ibarettir. III. GEREKÇE Dosya kapsamına göre, karar başlığında suç tarihinin ''28.05.2013" yerine "28.05.2014" olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık ...
Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
1.Sanığın işlediği kabul edilen eylemin suç tarihi itibarıyla lehe sayılıp, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fırkasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilâmı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi yönünden kısmî iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
3.Sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlediğinin tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Sanık ...
Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde 5271 sayılı Kanunun 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.05.2014 günlü iddianamede sanık hakkında olay günü yaşı küçük mağdureye karşı gerçekleştirdiği eylem nedeniyle reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kamu davası açılıp, bunun dışında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu işlediğine dair usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden ayrıca bu suçtan da ek savunma hakkı verilerek mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar ...,...
Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde
Sanıkların işlediği kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve Mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fırkasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunun 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda Mahkemesince sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma gerekçelerine göre Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/1621 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararına kararına yönelik sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ...'nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi. ...