9. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, katılan mağdurlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî iade İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2022/146 Esas, 2022/303 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci, üçüncü fıkraları, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 109 uncu maddesinin birinci, üçüncü, beşinci fıkraları, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 109 uncu maddesinin birinci, üçüncü, beşinci fıkraları, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdur ...'a yönelik cinsel taciz suçundan beraatine; mağdurlar ... ve ...'ya yönelik cinsel taciz suçundan; mağdur ... ve ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2022/846 Esas, 2022/1693 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve mağdur ...'a yönelik cinsel taciz suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle hükümlerin kaldırılarak sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdurlar Vekilinin Temyiz İstemi Mağdur ...'a yönelik eylemden verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik kovuşturmaya, yapılan değerlendirmeye, mağdurun beyanı ile suç sübut bulduğundan tecziye yerine verilen beraat, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının hukuka aykırı olduğuna, eksik kovuşturmaya, yapılan değerlendirmeye, gerekçeye, sanığın, mağdurlara yönelik gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle her iki suç sübut bulduğundan tecziye yerine verilen beraat kararı ve cinsel istismar suçundan verilen kararların hukuka aykırı olduğuna, yapılan değerlendirmeye, sübut bulan suçtan eksik ceza verilmesine, tecziyenin yetesizliğine, indirimsiz üst sınırdan verilmesi gerektiğine ve HAGB kararlarının yerinde olmadığına ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının hukuka aykırı olduğuna, eksik kovuşturmaya, yapılan değerlendirmeye, gerekçeye, sanığın, mağdurlara yönelik gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle her iki suç sübut bulduğundan tecziye yerine verilen beraate, cinsel istismar suçundan verilen kararların hukuka aykırı olduğuna, yapılan değerlendirmeye, sübut bulan suçtan eksik ceza verilmesine, tecziyenin yetersizliğine, indirimsiz üst sınırdan verilmesi gerektiğine ve HAGB kararlarının yerinde olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece ''Mağdurlar ... ve ...'ın kardeş oldukları, katılan ... ve ...'ın öz çocukları oldukları, mağdur ...'ın katılanlar... ve ...'ın öz kızları olduğu, mağdur ...'ın katılanlar ... ve ...'ın öz kızları olduğu, mağdur ...'ın katılanlar ... ve ...'ın öz kızları olduğu, mağdurlar, katılan ve sanığın... mahallesinde ikamet etmeleri nedeniyle birbirlerini tanıdıkları, sanığın mağdurlardan ...'ın amcası olduğu, Suç tarihi öncesinde mağdur ...'ın anasınıfına gittiği dönemde sanığın ikametine annesinin yönlendirmesi ile çay almaya gittiği, sanığın kapıya çıktığı ve mağdura gel sana civcivleri göstereyim diyerek ikamet içerisindeki dam kısmına mağdur ...'yı götürdüğü, sanığın burada mağdur ...'yı bir sandalyeye oturtuğu, mağdura pijamanı indir dediği, mağdurun bunu kabul etmemesi üzerine sanığın mağdurun pijamasını ve iç çamaşırını zorla çıkarttığı, daha sonra sanığın kendi pijamasını da çıkarttığı, sanığın zorla mağdurun ağız kısmını öptüğü, sanığın cinsel organını mağdurun cinsel organına sürttürdüğü, akabinde cinsel organını mağdurun cinsel organına soktuğu, sanığın akabinde mağdur ...'ya hitaben kimseye anlatma seni öldürürüm dediği, bu olaydan yaklaşık 1 ay kadar önce de mağdur ...'yı yine babasının tel almak için sanığın ikametine gönderdiği sırada sanığın mağdur ...'yı ikametin içerisine soktuğu, sanığın mağdura üstünü indir dediği, mağdurun yine karşı çıkması üzerine sanığın üzerinde bulunan ve ele geçirilemeyen bıçağı kendisine gösterdiği ve akabinde mağdur ...'nın pijamasını indirdiği, mağduru yatağa yatırdığı, sanığın mağdurun elini sıktığı, üstüne çıktığı, mağdura sürtündüğü, cinsel organını mağdurun anüsüne ve vajinasına sürttürdüğü, akabinde sanığın parmağını mağdurun vajinasına soktuğu, yine sanığın suç tarihi öncesinde mahalle içerisinde mağdur ile karşılaştığında mağdurun göreceği şekilde mağdura hitaben elindeki sopayı eli ile baş ve işaret parmağı birleştirip halka şekline getirerek söz konusu sopayı bu yaptığı el şeklinin içine sokup çıkarttığı, Suç tarihi öncesinde mağdur ...'ın anasınıfına gittiği dönemde annesinin isteği ile tamirat malzemesi almak üzere mağdurun sanığın ikametine gittiği, bu sırada sanığın mağdur ...'a hitaben gel sana güvercinleri göstereyim dediği, akabinde sanığın mağdur ...'ı ikametinde bulunan dama götürdüğü, buranın tahta kilidini kilitlediği, sanığın mağdurun ellerini olay yerinde bulunan tellere tutturduğu ve buradan tutacaksın dedikten sonra zorla mağdurun eteği ile külotlu çorabını çıkarttığı, akabinde sanığın mağdurun arkasından sarıldığı ve cinsel organını mağdura sürttürdüğü, sanığın sonrasında mağdur ...'a hitaben bu olayı kimseye anlatma, annene, babana, ...'ya ablana anlatma kime anlatırsan onu öldürürüm dediği, bu olaydan sonra yine sanığın ikametine gelen mağdur ... ile ikamet içerisinde bulunduğu sırada sanığın cinsel organını mağdur ...'a gösterdiği, sanığın mağduru alarak yatar pozisyonda olduğu halde kucağına karın bölgesine gelecek şekilde mağduru oturttuğu ve mağdura sürtündüğü, Sanığın Aralık 2021 tarihi ve öncesinde mahallesinde ikamet etmekte olan mağdur ... ile karşılaştığı sırada farklı tarihlerde birden fazla kez işaret parmağını orta parmağı arasına alıp diğer elinin orta parmağına soktuğu, elindeki sopasını cinsel organına dayayarak salladığı, Sanığın Ocak 2022'de yeğeni olan mağdur ... ile karşılaştığında elindeki sopayı vücuduna dayamak suretiyle bu sopayı cinsel organıymış gibi yaparak mağdur ...'a salladığı, Sanığın suç tarihi öncesinde mağdur ... ile ikamet ettiği mahallede karşılaştığı sırada mağdura hitaben işaret ve orta parmağının arasında orta parmağını soktuğu, Mağdurlar ve katılanların olaya ilişkin alınan beyanlarında olay nedeniyle şikayetçi olmaları üzerine sanık hakkında soruşturmanın başlatıldığı olayda; Dosya kapsamında bulunan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Bilim Dalınca düzenlenen 08/03/2022 tarihli raporda; 'a)Şahsın vücudunda herhangi bir cebir-şiddet izine rastlanılmadığı, b)Yapılan vajinal muayenesinde travmatik bir bulgu izlenmediği, hymenin intakt olduğu, anal muayenenin doğal olduğu ve fiili livataya işaret edecek bulguya rastlanılmadığı, c)Fiziki, genital, ruhsal muayene ve olayın öyküsü birlikte değerlendirildiğinde şahsın vücuda organ ya da sair cisinı sokulmaksızın vücut dokunulmazlığının cinsel yoldan ihlal edildiğini destekler nitelikte olduğu, d)Yapılan ruhsal değerlendirmede duygulanımının anlatımının içeriği ile uyumlu olduğu, beyanlarına itibar edilebileceği, e)Olay Üzerinden geçen süre dikkate alındığında sürüntü örneği alınmasına gerek görülmediği, f) Küçüğün kendisine karşı işlenmiş fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği ile ruh ve beden bakımından kendisini savunup savunamayacağı konularında değerlendirme yapılmadığı, küçüğün bu yönden değerlendirilmesi ve olası tedavi gereksinimi açısından ESOGÜ Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümüne yönlendirilmesi gerektiği kanaatini belirtir rapordur.' şeklinde rapor tanzim edildiği, Mağdur ...'ın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanında, sanık ...'ın okul çıkış saatlerinde evin bahçesi ve civarında işaret ve orta parmağını sokarak bir elini yumruk yapıp diğer eliyle avuç içine sokarak ve bastonunu cinsel organına tutup kendilerine doğru sallayarak cinsel taciz içeren hareketlerde bulunduğunu, bunu bir iki kez yaptığını, en son 3-4 ay önce bu hareketleri yaptığını beyan ettiği,ü Sanık hakkında ...'a yönelik eylemi nedeniyle; her ne kadar sanık aşamalarda alınan beyanında mağdurların katılanların yönlendirmesiyle kendisi hakkında yalan söylediklerini, üzerine atılı suçu işlemediğini iddia etmiş ise de mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında istikrarlı bir şekilde sanığın olay tarihinde ve öncesinde birden fazla kez işaret ve orta parmağını sokarak bir elini yumruk yapıp diğer eliyle avuç içine sokarak ve bastonunu cinsel organına tutup kendilerine doğru sallayarak cinsel taciz içeren hareketlerde bulunduğunu söylemesi, mağdur ...'nun sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumetin dosyaya yansımaması hususu nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmış, sanığın savunmalarına bu nedenle itibar edilmemiştir.Sanık ... hakkında ...'a yönelik çocuğun cinsel tacizi yönünden ceza tayin edilirken suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen sonucun ağırlığı, kastın yoğunluğu, güttüğü amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmiş, sanığın eylemini suç işlemenin icrası kapsamında farklı zamanlarda aynı mağdura yönelik olarak birden fazla işlediği anlaşıldığından sanığın cezasından TCK 43/1 maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında arttırım yapılmış, sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak cezasından 5237 Sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmış, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 2 yıldan az olması, giderilmesi gereken zararın bulunmaması, daha önce kanunun aradığı kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, kişilik özellikleri ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda, ilerde bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmakla, CMK’nin 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.Sanık hakkında ...'a yönelik eylemi nedeniyle; her ne kadar sanık aşamalarda alınan beyanında mağdurların katılanların yönlendirmesiyle kendisi hakkında yalan söylediklerini, üzerine atılı suçu işlemediğini iddia etmiş ise de mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında istikrarlı bir şekilde sanığın olay tarihinde elindeki bastonu vücuduna yaslayıp sanki cinsel organı gibi imalı olarak salladığını söylemesi, mağdur ...'ın sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumetin dosyaya yansımaması hususu nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmış, sanığın savunmalarına bu nedenle itibar edilmemiştir.Sanık ... hakkında ...'a yönelik çocuğun cinsel tacizi yönünden ceza tayin edilirken suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen sonucun ağırlığı, kastın yoğunluğu, güttüğü amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmiş, sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak cezasından 5237 Sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmış, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 2 yıldan az olması, giderilmesi gereken zararın bulunmaması, daha önce kanunun aradığı kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, kişilik özellikleri ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda, ilerde bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmakla, CMK’nin 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında ...'a yönelik cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit eylemleri nedeniyle; her ne kadar sanık aşamalarda alınan beyanında mağdurların katılanların yönlendirmesiyle kendisi hakkında yalan söylediklerini, üzerine atılı suçu işlemediğini iddia etmiş ise de mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanında çelişki içermeyen beyanlarında mağdurun sanığın evine tamirat malzemesi almaya gittiği gün sanığın mağduru dama çıkardığı ve damın kapısını arkadan kilitlediği, mağdurun üzerinde bulunan eteği ve külotlu çorabını zorla çıkarttığı, mağdurun üzerinde iç çamaşırının kaldığı, sanığın kendisinin kıyafetlerini çıkarttığı ve mağdurun arkasından sarılıp cinsel organını mağdurun iç çamaşırı üzerinden poposuna doğru değdirdiği, bu olayın yaklaşık yarım saat sürdüğü, olaydan sonra sanığın mağdura bu olayı 'kimseye anlatma, annene babana, ...'ya, ablana anlatma, kime anlatırsan onu öldürürüm' dediği, mağdurun bu olay nedeniyle korktuğu için kimseye bir şey anlatamadığı, yine mağdurun sanığın kızı ... 'nın mağduru ikamete çağırdığı, daha sonra sanığın eve geldiği, sanığın mağdurla odada yalnız kaldığı sırada sanığın fermuarını açıp cinsel organına mağdura göstererek üstüme bin dediği, daha sonra sanığın mağduru karın bölgesine oturttuğu ve mağdura sarıldığı, bu şekilde sanığın olay tarihinde ve öncesinde birden fazla kez 12 yaşını tamamlamamış mağdurun poposuna cinsel organını mağdurun kıyafetleri üzerinde olduğu halde zorla sürttürmek suretiyle çocuğun cinsel istismar suçunu işlemiş olduğu noktasında mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluştuğundan sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik cinsel istismar suçu yönünden ceza tayin edilirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen sonucun ağırlığı, kastın yoğunluğu, güttüğü amaç ve saiki dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayin edilmiş, sanığın eylemini zincirleme olarak gerçekleştirdiği anlaşıldığından TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca cezasından 1/4 oranında arttırım yapılmış, sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak cezasından 5237 Sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış, sanığa verilen hapis cezasının miktarı göz önünde bulundurulduğunda;sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50. Maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevirme, TCK'nın 51. Maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanması, 5271 sayılı CMK'nın 231. Maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yasal olarak yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçu yönünden ceza tayin edilirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, failin güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak alt sınırdan ceza tayin edilmiş, sanığın atılı suçu çocuğa karşı işlemiş olduğu sabit olduğundan cezasından 5237 Sayılı TCK 109/3-f maddesi gereğince takdiren 1 kat arttırım yapılmış, sanığın bu suçu cinsel amaçla işlediği anlaşıldığından cezasından 5237 Sayılı TCK'nın 109/5 maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında artırım yapılmış, şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 43.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın yargılama aşamasında olumsuz davranışlarının görülmemesi, lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından 5237 Sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen hapis cezasının miktarı göz önünde bulundurulduğunda;sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50. Maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevirme, TCK'nın 51. Maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanması, 5271 sayılı CMK'nın 231. Maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yasal olarak yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik Tehdit suçu yönünden ceza tayin edilirken, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri,sanığın kastına dayanan kusurunun ağırlığı ile suç sebep ve saikleri dikkate alınarak sanığın eylemine uyan TCK'nın 106/1-1.cümle gereğince alt sınırdan ceza tayin edilmiş, sanığın yargılama aşamasındaki saygılı tutum ve davranışları lehine indirim nedeni olarak kabul edilerek, verilen cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62.maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 2 yıldan az olması, giderilmesi gereken zararın bulunmaması, daha önce kanunun aradığı kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, kişilik özellikleri ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda, ilerde bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmakla, CMK’nin 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında ...'a yönelik cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel taciz eylemleri nedeniyle; her ne kadar sanık aşamalarda alınan beyanında mağdurların katılanların yönlendirmesiyle kendisi hakkında yalan söylediklerini, üzerine atılı suçu işlemediğini iddia etmiş ise de mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanında çelişki içermeyen beyanlarında mağdurun kendisine iki kez dokunduğunu, birinde nenesinin kendisini sanığın evine çay almak amacıyla gönderdiği, olayın yaz dönemi içerisinde gerçekleştiğini ancak olay tarihini hatırlamadığı, sanığın kendisine civcivleri göstereyim diyerek dama götürdüğü, burada kendisini mavi sandalyeye oturttuğu, sanığın mağdura pijamanı indir dediği, ancak mağdurun pijamasını indirmemesi üzerine sanığın mağdurun pijamasını ve külotunu zorla çıkarttığı, sanığın mağdurun dudağını öptüğü, mağdurun ... Yenge diye seslenmesine rağmen sesini duyuramadığı, bu sırada sanığın sandalyede oturan mağdura cinsel organını sürttürdüğü, bu olayın bir kaç dakika sürdüğü, olay esnasında sanığın mağdura 'bu olayı kimseye anlatma, seni öldürürüm' dediği, bu olay tarihinden bir ay kadar önce mağdurun sanığın ikametine tel almaya gittiği, sanığın mağduru evin içerisine soktuğu, üstünü indir dediği, mağdurun kıyafetini indirmemesi üzerine üzerinde bulunan bıçağı mağdura gösterdiği ve mağdurun pijamasına indirdiği, daha sonra sanığın kendi pantolonu da indirdiği, bu olayın yatak odasında gerçekleştiği, sanığın o sürede kapıyı kilitlediği, mağdurun bu nedenle dışarı çıkamadığı, sanığın mağdurun üstüne çıkarak cinsel organını mağdurun arkasına sürttürdüğü ve yine sanığın cinsel organını mağdurun ön kısmına sürttürdüğü, yine sanığın olaydan sonra elindeki sopayı eliyle baş ve işaret parmaklarını birleştirip halka işareti yaptığı, bu şekilde sanığın olay tarihinde ve öncesinde birden fazla kez 12 yaşını tamamlamamış mağdurun poposuna cinsel organını mağdurun cinsel organına zorla sürttürmek suretiyle çocuğun cinsel istismar suçunu işlemiş olduğu noktasında mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluştuğundan sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanık hakkında her ne kadar çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, dosya kapsamında bulunan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi tarafından düzenlenen 08/03/2022 tarihli raporda 'hymenin intakt olduğu, anal muayenenin doğal olduğu ve fiili livataya işaret edecek bulguya rastlanılmadığı' şeklindeki raporun bulunması hususu nazara alındığında sanığın eyleminin basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu, kanaatine varılarak bu suç yönünden hüküm tesis edilmiştir. Sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik basit cinsel istismar suçu yönünden ceza tayin edilirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen sonucun ağırlığı, kastın yoğunluğu, güttüğü amaç ve saiki dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayin edilmiş, sanığın üzerine atılı suçu çocuğa karşı silahtan sayılan bıçak ile işlediği anlaşıldığından TCK'nın 103/4.maddesi uyarınca cezasından yarı oranında arttırım yapılmasına, sanığın eylemini zincirleme olarak gerçekleştirdiği anlaşıldığından TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca cezasından 1/4 oranında arttırım yapılmasına, sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak cezasından 5237 Sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen hapis cezasının miktarı göz önünde bulundurulduğunda;sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50. Maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevirme, TCK'nın 51. Maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanması, 5271 sayılı CMK'nın 231. Maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yasal olarak yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçu yönünden ceza tayin edilirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, failin güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmiş, sanığın atılı suçu çocuğa karşı işlemiş olduğu sabit olduğundan cezasından 5237 Sayılı TCK 109/3-f maddesi gereğince takdiren 1 kat arttırım yapılmış, sanığın bu suçu cinsel amaçla işlediği anlaşıldığından cezasından 5237 Sayılı TCK'nın 109/5 maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında artırım yapılmış, şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 43.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın yargılama aşamasında olumsuz davranışlarının görülmemesi, lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından 5237 Sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış, sanığa verilen hapis cezasının miktarı göz önünde bulundurulduğunda;sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50. Maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevirme, TCK'nın 51. Maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanması, 5271 sayılı CMK'nın 231. Maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yasal olarak yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik Cinsel Taciz suçu yönünden ceza tayin edilirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen sonucun ağırlığı, kastın yoğunluğu, güttüğü amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmiş, sanığın sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak cezasından 5237 Sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 2 yıldan az olması, giderilmesi gereken zararın bulunmaması, daha önce kanunun aradığı kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, kişilik özellikleri ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda, ilerde bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmakla, CMK’nin 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında ...'a yönelik tehdit eylemi nedeniyle; Her ne kadar sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı TCK'nın 106/1-1.cümle maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin TCK'nın 103/1-3.,4.cümlesinde yer alan basit cinsel istismar suçu içerisinde eridiği anlaşıldığından tehdit suçu bakımından hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık hakkında ...'a yönelik Cinsel Taciz eylemi nedeniyle; Her ne kadar sanık ... hakkında katılan ...'a karşı cinsel taciz suçundan kamu davası açılmış ise de mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamasında beyanının alınamaması, görgüye dayalı tanık beyanı ve katılan beyanının bulunmaması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı maddi delil elde edilemediğinden CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle beraatine karar verilmiş ve buna ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklinde karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve mağdur ...'a yönelik cinsel taciz suçlarından kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Mağdurelerin aşamalardaki ifadeleri, savunma ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihi dönemde altı ve yedi yaşlarında bulunan mağdurelerin aileleriyle mahalle komşusu olan sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda aileleri tarafından bir şeyler almak için tek başına evine gönderilen mağdureleri içeriye aldıktan sonra dam ve salon kısımlarında alıkoyarak cinsel istismar eylemlerinde bulunduğu şeklindeki İlk Derece Mahkemesinin kabulü yerinde olmakla birlikte sanığın farklı zamanlarda münferiden alıkoyduğu her bir mağdureye cinsel istismarda bulunduğu sırada ve bu fiillerle sınırlı süreyle alıkoymasının ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle mağdurelerin hareket etme özgürlüğü kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği ve dosya kapsamına göre de sanığın, cinsel istismar eylemlerinde bulunduğu sırada her bir mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketi olmadığının anlaşılması karşısında, mevcut haliyle eylemlerin sadece çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (Mağdure sayısınca) beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması kanuna aykırı bulunmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Müsnet suçu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinde yer alan hapis cezasının üst sınırının on yıldan az olması ve 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendine göre üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümlerin kesin olduğu anlaşılmıştır. C. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdurlar vekilinin kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdurlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2022/846 Esas, 2022/1693 Karar sayılı kararında katılan mağdurlar vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi. ...

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap