Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9824 E. , 2023/2914 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
DAVANIN KONUSU :
Davacı tarafından, 27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin, 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişik 65. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 68. maddesinin, 69. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Özel hastanelerin bu Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri halinde;” ibaresinin ve “Ruhsatı askıda olan özel hastanelerin ruhsatları askı süresince sadece bir kez devredilebilir.” şeklindeki 3. fıkrası ile geçici 1. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI :
Davacı tarafından, ...’in tüm Türkiye’deki lösemili ve kanserli çocuklara eşit ve ihtiyaçları oranında maddi ve sosyal destekler verdiği, aldığı bağışlarla 17 dekarlık arazisinde Türkiye’de bir ilk olan onkoloji kentini kurduğu, ... KENT’te yer alan, Vakfın iktisadi işletmesi tarafından işletilen ... Hastanesi’nin, kâr amacı gütmeksizin, lösemili, kanserli çocuklara tamamen ücretsiz tanı ve tedavi hizmeti verdiği, bunun yanı sıra işletme giderlerinden sonra kalan kazancını, ülkemizde yaşayan %85’i ihtiyaç sahibi lösemili çocuk ve ailesine nakdî ve aynî yardımlar için kullandığı; hastanenin, sağlık bölge planlaması uygulaması sebep gösterilerek, talep ettiği yatak, kadro ve cihaz ruhsatını alamadığı; Bakanlığın hastaneye tam ruhsat vermediği, durum böyle iken, davaya konu Yönetmelik değişikliği ile ruhsatı askıda olan ya da iptal edilen hastanelere yeniden süre verilerek haksız yere hasta yatağı ve hekim kadrosu imkanı sağlandığı; dava konusu madde değişiklikleriyle ek süre alan, ruhsatı askıda olan, aktif olarak faaliyet göstermeyen, birleşen ve taşınan özel hastaneler, hasta yatağı, yoğun bakım yatak sayıları ve hekim kadrosuna sahip olarak ya da bu sayıları arttırarak planlamaya etki edeceğinden, bir kısım kişi, kuruluş ve hastanelere haksız imtiyaz tanındığından kendi hastaneleri gibi özel hastanelerin yatak ve kadro sayısı artış talebinin kabulünün mümkün olmayacağı, bunun eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ruhsatı askıda olan, gerekli yasal sürede ruhsat alamayan hastanelere ayrıcalık tanınmasının yıllardır kadro ve yatak artışı bekleyen hastanelere haksızlık olduğu; dava konusu Yönetmeliğin 68. maddesinin ilk paragrafında, sağlık hizmetlerinin etkin ve kaliteli sunulması, mevcut kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla ruhsatlı hastanelere izin verilmesinin düzenlendiği oysa değişiklik ile getirilen hükümlerin geçmişe yönelik af niteliğinde olduğu; üç yıldır tüm ekipmanları ve donanımı ile hazır bekleyen, hayırsever halkın tuğla bağışlarıyla yapılmış ve kâr amaçsız hizmet veren hastaneye yatak engeli konulduğu, hastanenin 400 yataklı olarak yapılmış olmasına rağmen Bakanlığın planlamaları gereği ihtiyaç olmadığı gerekçesiyle 75 yataklı olarak taşınma ruhsatı verildiği; üst düzey 325 yatak, tıbbi cihaz, görüntüleme cihazı, radyoterapi cihazı vb. yatırımın ülkemize kazandırılması gerekirken, atıl olarak bekletilmesinin kaynak israfı olduğu; kamu zararı ve hasta mağduriyeti olduğu; Yönetmelik değişikliği mevcut kaynakların etkin kullanılması ve ekonomiye kazandırılması amacıyla yapılmışsa öncelikle hazır bekleyen ve ruhsat verilmeyen ... Hastanesine tam ruhsat verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Özel Hastaneler Yönetmeliğinde 15/02/2008 tarihinde yapılan değişiklikle Bakanlıkça sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması, koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması amaçları doğrultusunda, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılacağı hükmünün getirildiği; anılan planlama hükümleri gereğince özel hastane açmak isteyenlerin, Bakanlıkça yapılan planlamaya uymak ve ruhsatlandırılan özel hastanelere yeni tıbbi hizmet birimi, teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz ve sağlık çalışanı ilave edilmek istenildiğinde de planlamaya uymak zorunda oldukları; bu Yönetmelik çerçevesinde faaliyet gösteren her hastanenin yatak ve kadro taleplerinin planlama kriterlerine göre değerlendirildiği ve uygun görüldüğü takdirde karşılanabildiği; ... hastanesinin kâr amacı gütmeksizin kamu yararına açıldığı söylenmekte ise de adı geçen hastanenin bu Yönetmelik kapsamında açılan diğer özel hastanelerle eşit statüde faaliyet gösterdiği; kanser tedavisinin ülkemizde tüm sağlık kuruluşlarında zaten ücretsiz yapıldığı; adı geçen hastanenin genel hastane olarak ruhsatlandırılması nedeniyle onkoloji branşı dışındaki diğer branşlardaki tanı ve tedavilerden diğer özel hastaneler gibi hastalardan fark ücreti aldığı; davacı Vakfın sahibi bulunduğu Özel ... Lösemili Çocuklar Hastanesine Bakanlıkça, 21/04/2004 tarihli ve 2904 sayılı Makam Onayı ile toplam 14 yataklı olarak faaliyet göstermek üzere ruhsat düzenlendiği ve adı geçen hastanenin bu tarihten itibaren Ankara İlinde faaliyet göstermeye başladığı; hastane tarafından ilk olarak 12/01/2012 tarihinde, Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, … Köyü, … ada, … parsel adresine rezerv kapasite dâhil olmak üzere 50 veya 100 yataklı taşınma talebi ile Bakanlığa başvuru yapıldığı ve 07/08/2012 tarihinde söz konusu hastanenin, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan hekim sayısı ve hizmet ihtiyacı göz önünde bulundurulduğunda atıl kapasiteye yol açılmaması bakımından 18 hasta yatağı ve 8 poliklinik odası olarak tespit edilmiş olan hastane kapasitesinin, 66956 metrekare inşaat alanı ve yaklaşık 400 yatak kapasitesine ulaşılabilecek şekilde projelendirilen bir alana taşımasının mümkün olmadığı belirtilerek, uygun bir proje ile başvurması gerektiğinin bildirildiği; 11/10/2013 tarihinde tekrar taşınma ile ilgili belgeler ve projelerin Bakanlığa gönderildiği; ancak gelen projenin 259 yatak kapasiteli olduğu ve halen yatırıma devam etmek isteniliyorsa sahipliğin kendi mesuliyetinde olduğunun, bunun için Bakanlıktan hak ve kadro talebinde bulunmaması gerektiğinin 02/12/2013 tarihinde Bakanlık yazısı ile Valiliğe bildirildiği; 10/02/2014 tarihinde taşınmaya dair eksik belgeler ve projelerin tekrar Bakanlığa gönderildiği; yine aynı şekilde 259 yatak kapasiteli olduğu ve halen yatırıma devam etmek isteniliyorsa sahipliğin kendi mesuliyetinde olduğunun, bunun için Bakanlıktan hak ve kadro talebinde bulunmaması gerektiğinin 19/02/2014 tarihli yazı ile bildirildiği; nihai olarak, 30/04/2015 tarihinde söz konusu adrese taşınma talebinin tekrar Bakanlığa gönderildiği ve taşınma işlemlerinin mevcut kapasitesi ile sınırlı olduğu, ancak başvuru tarihinde yürürlükte bulunan Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin Ek 5. maddenin 1. fıkrasının (r) bendi kapsamında 75 yatak kapasitesi ile taşınabileceğinin 16/09/2015 tarihinde bildirildiği; 29/09/2015 tarihinde Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 8. ve 9. maddeleri kapsamında 75 hasta yatağı ile taşınma ön izni verildiği ve 02/05/2016 tarihinde 25/04/2016 tarih ve 2573 sayılı Valilik Onayı ile hastanenin bahse konu taşınacağı adreste ruhsatlandırıldığı; bu ruhsatın zaten “tam ruhsat” olduğu; zira mevzuatta kısmi ruhsat verilmesi diye bir düzenlemenin bulunmadığı; mevzuata aykırı olarak ve Bakanlığın bu konudaki tüm uyarılarına rağmen ısrarla kendi tasarrufları doğrultusunda oluşturmuş oldukları fiili durumun kabul edilmesinin de mümkün bulunmadığı; sağlık hizmeti planlama çalışmaları çerçevesinde değerlendirme yapıldığı, Ankara ili içerisinde özel sektör payının yüksek olması nedeniyle yatak artırımı yapılamadığı; 2008 yılından bu yana Ankara ilinde yeni özel hastane açılışına izin verilmediği; 2008 yılında Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlığa başvuru yapmış olanların haklarının geçici maddelerle korunduğu, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile tanınan ek sürelerin de bu kapsamda ön izin verilenlere tanınan ek süreler olduğu, davacının durumu ile bağlantısının bulunmadığı; dolayısıyla dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesiyle yeniden düzenlenen Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin Geçici 1. maddesinin dördüncü fıkrasıyla ve iptali talep edilen diğer hükümlerle davacının herhangi bir menfaatinin ihlal edilmediği;
65.maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin, “taşınma amacıyla faaliyetini askıya alan özel hastanelerden, taşınma taleplerinin uygun bulunduğu tarihten itibaren en geç iki yıl içerisinde ön izin belgesi ve ön izin belgesinin alındığı tarihten itibaren ise beş yıl içerisinde ruhsat belgesi almak için gerekli olan şartları sağlayamayan, hastanenin ruhsatı Bakanlıkça iptal edilir.” şeklindeyken, “Bu Yönetmeliğin 68 inci maddesinde belirlenen süreler sonunda ön izin ve ruhsat belgesini alamayan hastanenin ruhsatı Bakanlıkça iptal edilir.” halini aldığı; özel hastane statüsünde birleşme ve taşınmalar ile ilgili 68. maddede düzenlenen hükümlerden bazılarının daha önce dava konusu Yönetmeliğin 68. maddesi ile Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (o), (p), (r) ve (s) bendinde yer aldığı; dava konusu değişiklikle birleşme ve taşınma ile ilgili bütün düzenlemelerin 68. maddede toplanarak uygulama kolaylığının sağlandığı; bahse konu hükümlerin, gerek cihaz ve malzeme temini gerekse sağlık personeli istihdamı hususlarında ekonomik ve sair nedenlerle sağlık tesislerinin işletilmesinde zorluk çekilen sağlık kuruluşlarının kapatılarak hizmetten çekilmeleri yerine gelişerek sistemde devamlılıklarını sağlamayı amaçladığı; Yönetmeliğin 69. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Her ne sebeple olursa olsun devir talep tarihi itibariyle aktif olarak faaliyet göstermeyen özel hastaneler devredilemez. Faaliyette olan hastanenin devri halinde;” ibaresinin “Özel hastanelerin bu Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri halinde;” olarak değiştirildiği ve aynı maddeye “Ruhsatı askıda olan özel hastanelerin ruhsatları askı süresince sadece bir kez devredilebilir.” fıkrasının eklendiği; değişiklikle daha önce ruhsatı askıda olan özel hastanelerin bir kereye mahsus olmak üzere devrine izin verildiği; mevcut düzenlemede ekonomik veya sair sebeplerle faaliyet gösteremediği için ruhsatı askıya alınan kuruluşların icrada bile satışına izin verilmediği, yine 68. maddedeki saiklerle hareket edilerek bu kuruluşların sağlık sisteminde devamlılığının sağlandığı; Geçici 1. maddede yapılan değişikliğin, özel sağlık hizmeti sunmak üzere planlama kapsamında ön izin verilmiş gerçek ve tüzel kişilerin son yıllarda dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik krizden olumsuz etkilenmeleri ve mücbir sebeplerle başlatmış oldukları yatırımlarını tamamlayamamaları veya imar ile ilgili kayıtlarda sağlık tesisi olarak kayıt altına alınmış arsalarının/binalarının Belediyeler tarafından başka bir amaçla kullanılmak istenmesi halinde konut veya ticaret kullanımına çevrilmemesi nedeniyle sağlık dışında başka alanda da faaliyet gösteremeyecek olanların durumları ve özel sağlık sektörünün bu nedenlerle önlerinin açılması yönündeki talepleri de dikkate alınarak mevcut yatırımlarını tamamlamaları amacıyla bir kereye mahsus olmak üzere 11/07/2024 tarihine kadar ruhsatlandırma işlemlerini tamamlamak amacıyla tanınmış bir hak olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değiştirilen, 27.3.2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 65'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendi, 68'inci maddesi, 69'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında yer verilen “Özel hastanelerin bu Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri halinde;” ibaresi ve “Ruhsatı askıda olan özel hastanelerin ruhsatları askı süresince sadece bir kez devredilebilir.” şeklindeki 3'üncü fıkrası ile geçici 1'inci maddesinin 4'üncü fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; 3'üncü fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; 4'üncü fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği, hükümlerine yer verilmiştir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3'üncü maddesinde, Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar arasında; a) bendinde; "Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanır, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve geliştirilir.", "c) bendinde; "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır. Gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanır. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edilir." hükümlerine yer verilmiş, aynı Kanunun 9'uncu maddesinin c bendinde; "Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir." hükmü getirilmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, 355'inci maddesinde; "(1) Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri; a) Her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak, c) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, h) Sağlık hizmetlerinde kalite ve akreditasyon kuralları belirlemek ve uygulanmasını sağlamak, l) Mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek," görev ve yetkisi arasında yer almıştır.
Sağlık Bakanlığı tarafından, anılan mevzuat hükümleri ile kendisine tanınan yetkiye istinaden, etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği 27.3.2002 gün ve 24708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 5'inci maddesinin 1'inci fıkrasında; (RG-23/9/2010-27708 ile değişik) "Özel hastaneler, bu Yönetmelikte asgari olarak öngörülen bina, hizmet ve personel standartlarını haiz olmak kaydıyla, yirmi dört saat süreyle sürekli ve düzenli olarak, bir veya birden fazla uzmanlık dalında hastalara ayakta ve yatırarak muayene, teşhis ve tedavi hizmeti verir.", 2'inci fıkrasında; (23/09/2010-27708RG) Özel hastanelerde gözlem yatakları hariç en az yüz hasta yatağı bulunur. Ancak atıl kapasiteye yol açılmaması bakımından, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan hekim sayısı ve hizmet ihtiyacı doğrultusunda Planlama ve İstihdam Komisyonunun görüşü alınarak ellinin altında olmamak kaydıyla yüz yatağın altında özel hastane açılmasına izin verilebilir.” kuralı, "(22 Mart 2017 tarihli RG ile değişik) Özel hastanelerin gözlem yatakları hariç en az yüz hasta yataklı açılmasına izin verilir. Ayrıca, yoğun bakım yatak sayısı ile kuvöz sayılarının toplamı, toplam hasta yatak sayısının yüzde 30’unu geçemez.”şeklinde düzenlenmiş, (RG-28/9/2019-30902) değişikliği ile de; "Özel hastaneler, gözlem yatakları hariç en az yüz hasta yataklı olarak açılabilir. Ayrıca, yoğun bakım yatak sayısı ile kuvöz sayılarının toplamı, toplam hasta yatak sayısının yüzde 30’unu geçemez. Yatak sayısı yüzün altında olan ruhsatlı ve faal özel hastanelerin, en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları ve bu Yönetmelikte özel hastaneler için tanımlanan bina ve fiziki şartları mevcut binasında veya yeni binaya taşınarak sağlamaları halinde yatak sayılarının yüze çıkarılmasına izin verilir." kuralı getirilmiştir. "Kadroların izni ve ek kadro tahsisi" başlıklı 7'nci maddesinin 4'üncü fıkrasında da, "Özel hastanelerin ve tıp merkezlerinin bu fıkra kapsamında ruhsatlarına işlenen kadrolar tekrar bu kapsamında işleme alınamaz. Kadro devri veya becayiş yapan özel hastane ve tıp merkezi kadro devri veya becayiş yaptığı uzmanlık dalında kurumsal sözleşme ile hekim çalıştıramaz." kuralı getirilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin Ek 5'inci maddesinin 1'inci fıkrasının; Kalite ve verimliliği artırmak amacıyla Bakanlıkça, ek 4'üncü maddedeki planlamadan istisna olarak ruhsatlı hastanelere aşağıdaki hususlarda izin verilebilir: b) bendinde; "(Değişik: RG-31/5/2019-30790) Özel hastanelerin hasta yatağı ve yoğun bakım yatak sayılarının artırılmasına, planlama ilkeleri çerçevesinde sağlık hizmeti sunulması için öngörülen asgari nüfus ve/veya ilde verilmesi hedeflenen sağlık hizmetleri, uzman tabip dağılımı ile özel hastane ve ildeki toplam yatakların kullanım oranları dikkate alınarak Bakanlıkça uygun bulunması halinde izin verilebilir. Ancak yoğun bakım (erişkin, çocuk ve yenidoğan) yatak sayılarının toplamı toplam hasta yatak sayısının %30’unu geçemez. Bu bendin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsat almış olan veya ön izin ve ruhsatlandırma işlemleri devam eden özel hastanelerin yatak sayıları da en geç iki yıl içerisinde bu maddeye uygun hale getirilir. Yoğun bakım yataklarının tescil işlemlerinde yoğun bakımlarla ilgili Tebliğ hükümleri uygulanır." kuralı yer almıştır. 11/03/2009 tarih ve 27166 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 14'üncü maddesiyle, Ek 5'inci madde Yönetmeliğe eklenmiş, Bakanlıkça, ek 4'üncü maddedeki planlamadan istisna olarak ruhsatlı hastanelere izin verilebilecek hususlar düzenlenmiş, 1'inci fıkrasının b) bendinde; "Toplam hasta yatak sayısı, mevcut kadrolu uzman tabip sayısının üç katından az olan hastanelere bu orana ulaşmak üzere yatak eklenebilir." kuralı getirilmiştir.
Dava konusu değişiklik öncesi yatak sayısına ilişkin düzenleme 22/03/2017 tarih ve 30015 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 36'ıncı maddesi ile Ek 5'inci madde yeniden düzenlenmiş, Ek 5'inci maddenin 1/(b) bendine, “Ancak yoğun bakım yatak sayısı ile kuvöz sayılarının toplamı toplam hasta yatak sayısının %30’unu geçemez.” cümlesi eklenmiştir. 36'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının b) bendi ile; 1'inci fıkrasının (e) bendinin (5) numaralı alt bendi ile (ı), (m) ve (s) bentleri değiştirilmiş, s) bendinde; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren;
1.Toplam yatak sayısı yüzün altında olan özel hastanelerin, yüz yatak için gerekli otuz üç uzman hekim kadrosu bulunması veya bu kadroyu aynı il içerisinde planlama kapsamındaki diğer özel sağlık kuruluşları ile birleşerek sağlamaları halinde yatak sayısını yüze tamamlamasına izin verilir. Ancak, başka ilde bulunan planlama kapsamındaki diğer özel sağlık kuruluşları ile birleşme suretiyle sağlanacak ise Bakanlığın planlamaları çerçevesinde talep değerlendirilir ve Bakanlıkça uygun bulunması halinde yapılabilir.
2.Toplam yatak sayısı yüzün üzerinde olan özel hastanelerin, aynı il içerisinde planlama kapsamındaki diğer özel sağlık kuruluşları ile birleşerek ilave her onaltı uzman hekim kadrosunu sağlamaları halinde elli yatak ilave etmelerine izin verilir. Ancak, başka ilde bulunan planlama kapsamındaki diğer özel sağlık kuruluşları ile birleşme suretiyle sağlanacak ise Bakanlığın planlamaları çerçevesinde talep değerlendirilir ve Bakanlıkça uygun bulunması halinde yapılabilir." kuralına yer verilmiştir. 31/05/2019 tarih ve 30790 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Yönetmeliğin 9'uncu maddesiyle; "Aynı Yönetmeliğin Ek 5'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (b), (m) ve (o) bentleri değiştirilmiş, (e) bendinin 5'inci alt bendindeki “diğer özel hastane veya tıp merkezlerinde” ibaresi “bir özel hastane veya tıp merkezinde daha” şeklinde değiştirilmiş, (i), (p), (r) ve (s) bentleri ise yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu itibarla, sağlık hizmetinin özelliği gereği kesintiye uğratılamayacak ve ertelenemez nitelikte bir hizmet olması ve yoğun bakım hastalarının ise, genel sağlık durumu ileri derecede bozulmuş, tedavisi sırasında birden fazla uzman hekimin desteğine ihtiyaç duyabilen hastalar olması nedeniyle, Sağlık Bakanlığınca hasta sağlığı öncelikli olarak gözönüne alınarak, özel hastanelerin ruhsatının devredilmesine veya geri alınmasına ilişkin kuralların; uzmanlık kadrolarının ve yoğun bakım yatak sayısının; hizmetin kaliteli olarak verilebilmesine yönelik olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemelerde kamu yararına, hukuka ve üst norma aykırılık görülmemiştir.
Ayrıca, davacı Vakfın yürürlükten kaldırılan düzenlemelerin, bir kısmının aynı değişiklik kapsamında yeniden ele alınması, diğer kısmının ise yeniden kurallaştırılması karşısında, dava dilekçesinde temel olarak özel hastanelerin düzenlemelerin oluşan haklı beklentilere saygı ilkesine aykırı olduğu, düzenleme yapılmadığı iddiasının hukuki dayanağı bulunmamakta olup, dava konusu değişikliklerin iptalini gerektirecek aykırılık olarak görülmemiştir. Öte yandan; konuya ilişkin yukarıda sözü edilen Anayasal ve yasal düzenlemeler karşısında; davacı vakıf tarafından ileri sürülen diğer iddialarda da yasal isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yönünde karar verilmesinin uygun olduğu düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 30/05/2023 tarihinde, davacı vekili Av. … ve davalı idare temsilcisi Hukuk Müşaviri …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dava konusu maddelerin bir kısmının 28/09/2019 ve 07/04/2023 tarihli Resmi Gazete nüshalarında yayımlanan Yönetmelikler ile değiştirildiği, ancak bu değişikliklerin düzenlemelerin esasını etkilemediği, dava konusu düzenlemelere aynı veya benzer şekilde yer verildiği anlaşıldığından, değişikliğe uğrayan bu düzenlemeler yönünden uyuşmazlığın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak işin esasına geçildi:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY : 27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin bazı maddelerinde, 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile birtakım değişiklikler yapılmıştır.
Bunun üzerine davacı tarafından, asıl Yönetmeliğin, 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik 65. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 68. maddesinin, 69. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Özel hastanelerin bu Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri halinde;” ibaresinin ve “Ruhsatı askıda olan özel hastanelerin ruhsatları askı süresince sadece bir kez devredilebilir.” şeklindeki 3. fıkrası ile geçici 1. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği düzenlenmiştir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu;
2.maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı;
3.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği;
9.maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak; etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Özel Hastaneler Yönetmeliği hazırlanmış ve 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı ek 4. maddesinin birinci fıkrasında, "Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır:
a)Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması,
b)Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması,
c)Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması,
ç)Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : A) Yönetmeliğin 65. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 68. maddesinin incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin "Ruhsatın geri alınması" başlıklı 65. maddesinde, "Denetimlerde tespit edilen eksikliklerin verilen süre içinde giderilmemesi nedeniyle bir kısmında veya tamamında faaliyeti geçici olarak durdurulan hastanede, faaliyet durdurma tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde eksiklikler giderilmezse, ruhsat Bakanlıkça askıya alınır. Ruhsatı askıya alınan hastanede eksikliklerin giderilip faaliyete geçilmesi için faaliyet durdurma tarihi bitimi itibariyle en fazla bir yıllık ek süre verilir. Bu sürede de faaliyete geçemeyen hastanenin ruhsatı Bakanlıkça iptal edilir. Ayrıca;
a)Faaliyeti geçici olarak kısmen veya tamamen durdurulduğu halde hasta kabulüne devam eden özel hastanenin faaliyeti, iki kat süreyle tamamen durdurulur. Ancak, faaliyeti iki kat süreyle durdurulmasına rağmen hasta kabulü yapan,
b)Taşınma amacıyla faaliyetini askıya alan özel hastanelerden, taşınma taleplerinin uygun bulunduğu tarihten itibaren en geç iki yıl içerisinde ön izin belgesi ve ön izin belgesinin alındığı tarihten itibaren ise beş yıl içerisinde ruhsat belgesi almak için gerekli olan şartları sağlayamayan, hastanenin ruhsatı Bakanlıkça iptal edilir." hükmü yer almakta iken;
31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 2. maddesi ile anılan maddenin 1. fıkrasının (b) bendi, “b) Bu Yönetmeliğin 68 inci maddesinde belirlenen süreler sonunda ön izin ve ruhsat belgesini alamayan” şeklinde değiştirilmiş; “Özel hastane statüsünde birleşme ve taşınmalar” başlıklı 68. maddesinde, "Özel hastane bulunduğu il içerisinde veya başka bir ile taşınabilir. Ancak bulunduğu ilden başka bir ile taşınma işlemi, Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun bulunması halinde yapılabilir. Taşınma amacıyla başvuran özel hastaneler, taşınma taleplerinin uygun bulunduğu tarihten itibaren en geç iki yıl içerisinde ön izin belgesi ve ön izin belgesinin alındığı tarihten itibaren ise beş yıl içerisinde ruhsat belgesi alarak taşınma işlemlerini sonuçlandırmak zorundadır.
İhtiyaç duyulan sağlık hizmetleri için mevcut kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşları, tek başına veya birleşerek toplam otuzüç uzman tabip sayısını sağlamaları halinde aynı il içerisinde veya başka bir ilde yüz yataklı özel hastaneye dönüşebilir. Ancak, başka bir ilde özel hastaneye dönüşüm Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabilir." hükmü yer almakta iken; 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesi ile anılan madde, “Sağlık hizmetlerinin etkin ve kaliteli sunulması, mevcut kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla ruhsatlı hastanelere aşağıdaki hususlarda izin verilebilir:
a)Özel hastaneler aynı il içerisinde veya başka bir ildeki 15/2/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte yer alan planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşları ile birleşebilir. Ancak, başka bir ildeki özel sağlık kuruluşuyla birleşme işlemleri Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabilir.
b)Özel hastaneler aynı il içerisinde veya başka bir ildeki özel hastane ile birleşebilir. Ancak, başka bir ildeki özel hastaneyle birleşme işlemleri Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabilir. Özel hastanelerin kendi aralarında birleşmeleri halinde ruhsatlarında kayıtlı yatak sayıları ve kadro sayıları toplanarak birleştirilir. Birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının 75 ve altı olması halinde yatak sayısının %15’i; 75 yatak üzerinde olması halinde ise yatak sayısının %5’i oranında yatak ilave edilir. Birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının %5’i oranında uzman hekim kadrosu ilave edilir.
c)Özel hastaneler bulunduğu il içerisinde veya bulunduğu ilden başka bir ile taşınabilir. Taşınmak isteyen özel hastaneler Bakanlığa başvurur.
Bakanlık taşınma ve birleşme taleplerini, planlama ilkeleri çerçevesinde sağlık hizmeti sunulması için öngörülen asgari nüfus ve/veya ilde verilmesi hedeflenen sağlık hizmetleri ile uzman tabip dağılımı yönünden daha az yoğunluklu bölgeleri öncelikle dikkate alarak değerlendirir. Bakanlıkça başvuru uygun görülür ise birleşme veya taşınma işlemine izin verilir.
Birleşme ve/veya taşınma amacıyla başvuran özel hastaneler, taleplerinin uygun bulunduğu tarihten itibaren en geç iki yıl içerisinde ön izin belgesi ve ön izin belgesinin alındığı tarihten itibaren ise beş yıl içerisinde ruhsat belgesi alarak birleşme veya taşınma işlemlerini sonuçlandırmak zorundadır. Özel hastane ile birleşme işlemi tamamlanan özel sağlık kuruluşlarının yeniden ayrılmasına izin verilmez. Birleşme veya taşınma talebinde bulunan özel sağlık kuruluşları bu işlemler tamamlanmadan yeni bir birleşme veya taşınma talebinde bulunamazlar. Bu madde kapsamında alınan ön izin belgesinin alındığı tarihten itibaren iki yıl içerisinde ön izne esas adreste değişiklik yapılmak istenmesi halinde ek süre verilmeksizin ön izin adres değişikliğine Bakanlıkça izin verilebilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
Öte yandan, aynı Yönetmeliğin "Özel hastanenin kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla izin verilebilecek hususlar" başlıklı Ek 5. maddesinin 1. fıkrasında, " ... o) Birleşme talep tarihi itibariyle aktif olarak faaliyet gösteren planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşları ile özel hastaneler, aynı il sınırları içinde özel hastane bünyesinde birleşebilir. Birleşme işlemi iki yıl içerisinde tamamlanır. Özel hastanenin bulunduğu il dışındaki başka bir kuruluşla birleşmesi halinde ise Bakanlığa başvurulur. Bakanlık başvuruyu planlama ilkeleri çerçevesinde sağlık kuruluşu hizmeti sunulması için öngörülen asgari nüfus ve/veya ilde verilmesi hedeflenen sağlık hizmetleri ile uzman ve tabip dağılımı yönünden daha az yoğunluklu bölgeleri öncelikle dikkate alarak değerlendirir. Başvuru uygun görülür ise birleşerek taşınmaya izin verilir ve birleşerek taşınma işlemi 65 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirlenen süre içerisinde tamamlanır. Birleşme işlemi tamamlanan özel sağlık kuruluşları tekrar ayrılma talebinde bulunamaz.
p)Özel hastanelerin bulunduğu il içerisinde veya başka bir ile taşınması için Bakanlığa başvurulur. Bakanlık başvuruyu, planlama ilkeleri çerçevesinde sağlık kuruluşu hizmeti sunulması için öngörülen asgari nüfus ve/veya ilde verilmesi hedeflenen sağlık hizmetleri ile uzman ve tabip dağılımı yönünden daha az yoğunluklu bölgeleri öncelikle dikkate alarak değerlendirir. Başvuru uygun görülür ise Bakanlıkça taşınmasına izin verilir.
r)Hastane yatak sayısı 75’ten az olan özel hastanelerden bu Yönetmelikte öngörülen bina şartlarının tamamını sağlayanlar ile taşınarak sağlayanların, talepleri halinde hastane yatak sayısı en fazla 75’e ruhsatlandırma aşamasında tamamlanabilir. Bu şekilde yatak sayısı artan özel hastanelerden uzman tabip kadro sayısı 25’in altında olanlara, bu sayıyı aşmamak ve bir defaya mahsus olmak kaydıyla, ilave edilen yatak sayısının 1/6 sına kadar uzman tabip kadrosu ruhsatlandırma aşamasında verilebilir. ..." kuralları düzenlenmişken;
31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 9. maddesi ile, Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (o) bendi, "Vakıf üniversitesi kadrosunda bulunan tıp ve diş hekimliği fakülteleri öğretim üyelerinin üniversite hastanesi ve işbirliği yapılan özel hastane dışında görev alması, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ve 2547 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi hükümlerine tabidir. Ancak kurumsal sözleşme ve bu maddede düzenlenen istisnai çalışma halleri hariç hangi usulle olursa olsun özel hastaneler ruhsatlarında belirtilen uzman hekim kadrosu dışında uzman hekim çalıştıramaz.” şeklinde değiştirilmiş, aynı fıkranın (p) ve (r) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Dava konusu 68. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde, özel hastane ile Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte yer alan planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarının birleşmesi; (b) bendinde, özel hastanenin diğer bir özel hastane ile birleşmesine yönelik kurallar öngörülmüş, başka illerdeki özel sağlık kuruluşlarının birleşme işlemlerinin Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabileceği kurala bağlanmış; aynı fıkranın (c) bendinde ise, taşınmak isteyen özel hastanelerin Bakanlığa başvurması gerektiği belirtilmiştir.
Anılan fıkranın (b) bendinin, "birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının 75 ve altı olması halinde yatak sayısının %15’i; 75 yatak üzerinde olması halinde ise yatak sayısının %5’i oranında yatak ilave edilmesi" ve "birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının %5’i oranında uzman hekim kadrosu ilave edilmesi" yönündeki düzenlemesinin de, kapasitesi küçük olan hastanelerin birleşerek büyümesini, bu suretle de sağlık hizmeti sektöründe var olmalarını teşvik etmek amacını taşıdığı anlaşılmaktadır. Söz konusu düzenlemelerin mevzuat ile Sağlık Bakanlığına tanınan planlama yetkisi çerçevesinde ve bu yetkinin kullanılmasına yönelik ilkeler gözetilerek yapıldığı açıktır.
Ayrıca, daha önce Ek 5. maddenin 1. fıkrasının (o) ve (p) bentlerinde yer alan birleşme ve taşınma işlemlerine yönelik kuralların, dava konusu düzenlemenin 2. ve 4. fıkralarına aynı şekilde aktarıldığı; birleşerek taşınma işleminin Yönetmeliğin 65. maddesinin 4. fıkrasındaki süreler içinde tamamlanması gerektiğine yönelik Ek 5. maddenin 1. fıkrasının (o) bendi hükmünün atıf yaptığı fıkrada yer alan kuralın da dava konusu düzenlemenin 3. fıkrasına birleşme ve/veya taşınma başvurularına uyarlanarak aktarıldığı; bu yapılırken 65. maddenin 4. fıkrasının (b) bendindeki kuralın, 68. maddeye atıf yapar şekilde koşutlaştırılarak düzenlendiği, Yönetmelikte farklı maddelere dağılmış durumda olan birleşme ve taşınma başvurularına yönelik düzenlemelerin aynı maddede toplandığı anlaşılmış olup, bu düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu düzenlemenin 5. fıkrasındaki, birleşme veya taşınma talebinde bulunan özel sağlık kuruluşlarının bu işlemler tamamlanmadan yeni bir birleşme veya taşınma talebinde bulunamayacakları hükmünün, özel sağlık kuruluşu için köklü bir değişiklik mahiyetinde olan birleşme ve taşınma işlemlerinin takibinin sağlanabilmesine yönelik olduğu, birleşme ve taşınma işlemlerinin niteliğinden kaynaklandığı;
6.fıkrasındaki, bu madde kapsamındaki ön izin belgesinin alındığı tarihten itibaren iki yıl içerisinde ön izne esas adreste değişiklik yapılmak istenmesi halinde ek süre verilmeksizin ön izin adres değişikliğine Bakanlıkça izin verilebileceği hükmünün, iki yıllık ön izin süresinin adreste değişiklik talebiyle uzatılmasının, bu suretle birleşme ve taşınma işlemlerinin sürüncemede bırakılmasının engellenmesine, Yönetmelikteki süreler içerisinde birleşme ve taşınma işlemlerinin gerçekleştirilmesinin sağlanmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. B) Yönetmeliğin 69. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Özel hastanelerin bu Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri halinde;” ibaresinin ve “Ruhsatı askıda olan özel hastanelerin ruhsatları askı süresince sadece bir kez devredilebilir.” şeklindeki üçüncü fıkrasının incelenmesi : Söz konusu Yönetmeliğin "Özel hastanenin devri" başlıklı 69. maddesinin 1. fıkrasında, “Her ne sebeple olursa olsun devir talep tarihi itibariyle aktif olarak faaliyet göstermeyen özel hastaneler devredilemez. Faaliyette olan hastanenin devri halinde;
a)Taraflar arasında yapılan hastane işletmesinin devrine ilişkin sözleşme aslı veya müdürlük onaylı sureti,
b)Devreden ve devralan şirketlere ait devir sözleşmesi tarihi itibarıyla geçerli olmak üzere imza yetkisine sahip kişilerin imza sirkülerinin yer aldığı belge ve ticaret sicil memurluğundan alınacak faaliyet belgesi,
c)İlgili mevzuatına uygun olarak işletmenin devrine ilişkin devralan ve devreden şirketlerin yönetim kurulu/ortaklar kurulu kararının noter onaylı örneği,
ç)Devreden ve devralan tarafa ait dilekçeler, ile birlikte devir tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde müdürlüğe başvurulması zorunludur. Devralan kişi adına ruhsatname ve faaliyet izin belgesi tanzim edilinceye kadar hastanenin faaliyeti devreden sorumluluğunda devam eder. Şayet devredenin sorumluluğunda faaliyet gösterilmesi istenmiyor ise, devralan kişi adına ruhsatname ve faaliyet izin belgesi tanzim edilinceye kadar hastanenin faaliyetine ara verilir. Devir işleminin Bakanlıkça onaylanması halinde on beş işgünü içerisinde EK-10’daki 'Müdürlük tarafından eklenecek bilgi ve belgeler' kısmındaki (b), (c), (ç) ve (d) bentlerindeki belgeler ve 'Özel Hastane Faaliyet Başvurusunda Bulunması Gereken Bilgi ve Belgeler' kısmındaki devralana ait belgeler ile devralan adına düzenlenmesi gereken sözleşmeler ilgili sağlık müdürlüğüne iletilir.” hükmü yer almakta iken;
31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 8. maddesi ile, anılan maddenin 1. fıkrasındaki, “Her ne sebeple olursa olsun devir talep tarihi itibariyle aktif olarak faaliyet göstermeyen özel hastaneler devredilemez. Faaliyette olan hastanenin devri halinde;” ibaresi “Özel hastanelerin bu Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri halinde;” olarak değiştirilmiş ve aynı maddeye, “Ruhsatı askıda olan özel hastanelerin ruhsatları askı süresince sadece bir kez devredilebilir.” şeklindeki 3. fıkra eklenmiştir. Buna göre, daha önce ancak aktif olarak faaliyet gösteren özel hastaneler devre konu edilebilir iken, dava konusu değişiklik ile bu kısıtlamaya son verildiği, ruhsatı askıda olan özel hastanelere askı süresince bir kez devredilebilme imkanının tanındığı görülmektedir.
Aktif olarak faaliyet göstermeyen veya ruhsatı askıda olan özel hastanelerin sağlık sistemine kazandırılması ve bu kuruluşlara ihtiyacı olan maddi imkanın sağlanması amacıyla davalı idareye tanınan planlama yetkisi çerçevesinde yapıldığı anlaşılan dava konusu değişikliklerde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır. C) Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin 4. fıkrasının incelenmesi :
Söz konusu Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin daha önce yürürlükten kaldırılan 4. fıkrası, 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 11. maddesiyle, “Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce bu madde kapsamında Bakanlıktan ön izin almış özel hastanelerden beş yıllık ruhsatlandırma süresi sonunda ruhsat işlemlerini tamamlayamayanlara, bir kereye mahsus olmak üzere 11/7/2024 tarihine kadar ruhsatlandırma işlemlerini tamamlamak amacıyla ek süre verilebilir.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Dava konusu düzenleme ile, geçici 1. madde kapsamında daha önce ön izin almış özel hastanelerden beş yıllık ruhsatlandırma süresi sonunda ruhsat işlemlerini tamamlayamayanlara bir kereye mahsus olmak üzere, ruhsat işlemlerini tamamlamak amacıyla ek süre verilebileceği öngörülmüştür.
Bu haliyle, son yıllarda koronavirüs pandemisinin de etkisiyle dünya çapında oluşan ve öngörülemeyen ekonomik sıkıntılar dikkate alınarak sağlık hizmet sunucularının kamu sağlığını doğrudan ilgilendiren sistemdeki varlıklarını korumaları ve mevcut yatırımların tamamlanması amacıyla yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.