Danıştay 12. Daire Başkanlığı
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1902 E. , 2023/3148 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, ... Jandarma Tugay Komutanlığında astsubay olarak görev yapan babasının, 05/08/1982 tarihinde mesai arkadaşı tarafından tabanca ile öldürülmesi nedeniyle vazife malullüğü aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmesi üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan … sayılı başvuru nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un Geçici 9. maddesi kapsamında yargılamanın yenilenmesi suretiyle anılan işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; 2577 sayılı Kanun'un geçici 9. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilerek, davacının babasının ölüm olayının görevinin sebep ve tesiriyle meydana geldiğine dair somut bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, ölümün şahsi husumetten kaynaklandığı sonucuna varılmakla olup, 5434 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü aylığı bağlanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ölüm üzerine düzenlenen tutanakta, ölüm sebebine ilişkin kabul edilebilecek herhangi bir neden gösterilmediği, ölüm olayının sebebi bulunamadığından şahsi husumet bulunabileceği öngörüsü ile taleplerinin reddedildiği, babası ile babasını vuran kişi arasında şahsi husumet olduğuna ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı, olayın görev sırasında ve birlik içerisinde gerçekleştiği, vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacının babası Jand. Mu. Astsubay Kıd. Bçvş. …’ün Gaziantep 23. Seyyar Jandarma Tugayında görev yapılmakta iken, 05/08/1982 tarihinde saat 08:10 sıralarında Jand. Ast. Kıd. Bçvş. Y.T. tarafından bir el sağ şakağına ateş edilmesi sonucu vefat ettiği, davacının babasının öldürülmesi olayı nedeniyle hazırlanan vaka kanaat raporunda; Y.T. ile beraber görev yaptıkları üç yıllık zaman içerisinde gerek hizmet ilişkilerinde ve gerekse özel yaşantılarında aile ilişkilerinde çok samimi oldukları, olay gününe kadar hiç tartışmadıklarının tanıklarca ifade edildiği, ...'ün sorumluluğunda bulunan zimmet ve dokümanları eksiksiz olarak teslim ettiği, Y.T.'nin de herhangi bir zimmet açığının olmadığı, her ikisinin görev yaptığı kripto odasında malzemelerin tamam olduğu, her iki astsubayın görev odalarında ve Y.T.'nin evinde yapılan araştırma sonucunda olayın nedenini belirleyecek herhangi bir bulguya rastlanılmadığı, edinilen bilgiler ile dinlenen tanık ifadeleri sonucunda olayın nedeninin hizmete ilişkin olamayacağı, olayın her iki aile arasında ve bütün soruşturmalara karşın saptanamayan önemli bir nedene dayanabileceği yönünde tespit ve kanaatin bildirildiği, dava konusu olaya ilişkin olarak Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Askeri Savcılığının … tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile sanık Y.T.'nin işlediği "adam öldürmek ve intihar etmek" eylemlerinden dolayı sanığın ölmüş olması sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; davacıya adi malul aylığı bağlandığı, davacının vazife malulü aylığı bağlanması talebiyle 05/04/2009 tarihli dilekçesi ile Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne başvurduğu, Emekli Sandığı Yönetim Kurulunun 13/01/1983 tarih ve 1604 sayılı kararı ile ilgilinin ölümünde görevin sebep ve tesirinin bulunmadığı, sanıkla arasındaki şahsi bir husumetten doğmuş bulunduğundan vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığına karar verildiği, davacının başvurusunun Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ölüm olayında askerlik görevinin sebep ve tesirinin bulunduğu hususunda somut bilgi ve belge mevcut olmadığından davacının babasının vazife malulü kabul edilemeyeceği, bu itibarla tesis olunan dava konusu vazife malulü sayılmama işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacının karar düzeltme başvurusunun da aynı dairenin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine davacı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine … başvuru numarasıyla başvurulduğu, AİHM tarafından başvurunun yapılan yasa değişikliği sonrasında iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmesi üzerine, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile yeniden yapılacak yargılama sonucu anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (27/03/2018 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren) geçici 9. maddesinde; ''Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, kaldırılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin tarafsız ve bağımsız olmadığı iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığı başvuru derdest olanlar, bu tarihten itibaren üç ay içinde Ankara idare mahkemelerinden yargılamanın yenilenmesini isteyebilirler. Bu süre içinde istemde bulunmayanlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince münhasıran iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle verilen kabul edilemezlik kararının kendilerine tebliğinden itibaren üç ay içinde de istemde bulunabilirler. Süresinde istemde bulunulması halinde yargılama yeniden yapılarak karar verilir.'' hükmü yer almaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinde, "....Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır...." hükmü yer almıştır. 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 44. maddesinde, her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar ve veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malül denileceği ve haklarında bu Kanunun malüllüğe ait hükümlerinin uygulanacağı, 45. maddesinde ise, 44 üncü maddede yazılı malüllüğün; a-) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; b-) Vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken bu işlerden doğmuş olursa; c-) Kurumların menfaatini korumak maksadıyle bir iş yaparken o işten doğmuş olursa; (maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla); ç-) Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o iş yerinde husule gelen ve o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; buna (vazife malüllüğü) ve bunlara uğrayanlara da (vazife malülü) denileceği hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 56. maddesinin birinci fıkrasında, muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine aylık bağlanacağı;
50.maddesinin birinci fıkrasında, iştirakçilerin her çeşit malûllüklerinin kuruluşu tam olan hastanelerin sıhhi heyetlerinin raporu ile belirtileceği;
51.maddesinde vazife malûllüklerinin vazifeden doğmuş olduklarının raporla anlaşılamaması halinde bunların 45. maddedeki sebep ve şartlar (malullüğün iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması) altında doğduğunun tüzükte gösterilecek usul ve belgelere göre belirtileceği kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Mevzuat hükümleri uyarınca, bir kişinin vazife malulü sayılabilmesi için malullüğün, görevin yapıldığı sırada ve ifa edilen görevin tesiriyle meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacının babasının Gaziantep 23. Seyyar Jandarma Tugayında görev yaptığı 05/08/1982 tarihinde, saat 08:10 sıralarında Jand. Ast. Kıd. Bçvş. Y. T. tarafından bir el sağ şakağına ateş edilmesi sonucu vefat ettiği ve aralarında husumet olduğuna ilişkin hiçbir somut tespitin de bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının astsubay olarak görevli olduğu karargah binası içerisinde, görevinin başında iken ve aynı yerde görevli bir başka astsubayın şahsi tabancası ile vurularak öldüğü, ölüme neden olan olayın iş yerinde ve görev icrası sırasında meydana geldiği, görev ile maluliyeti doğuran olay arasında nedensellik bağının bulunduğu dolayısıyla görevin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin kabulü gerektiği sonucuna varıldığından, davacıya 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun vazife malullüğüne ilişkin hükümleri uyarınca aylık bağlanması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, davanın reddine ilişkin temyize konu ... İdari Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4.2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 05/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.