11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul (Kapatılan) 72. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/458 Esas, 2016/227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hakkındaki mahkumiyet hükmünü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan 34 ... plaka sayılı aracın kolluk görevlilerince kontrol amaçlı durdurulmak istendiği, dur ihtarına uymayıp kaçan sanığın takip sonucu yakalandığı ve yapılan kontroller sonucu 34 ... sayılı plakanın sahte olduğu anlaşılmıştır. 2. Mahkeme tarafından sanığın ikrar içeren savunması, kriminal raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu dikkate alınarak, suça konu plaka aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin tutanağa geçirilmesi, suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 30 uncu maddesine göre; tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 tarih ve 28049 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 3 üncü maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca plaka basım işini gerçekleştiren kuruluşun mührünün bulunmasının zorunlu olduğu da göz önünde bulundurularak yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu mahkumiyet kararı verilmesi, 2. Adli emanetin 2015/11153 sırasında kayıtlı plakanın dosyada delil olarak saklanması gerekirken müsadere kararı verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul (Kapatılan) 72. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/458 Esas, 2016/227 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın