11. Ceza Dairesi         2021/29829 E.  ,  2024/452 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/297 E., 2016/20 K.
SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İzmir 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/297 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ...’nin temyiz talebi, olaylarla hiç ilgilisi olmadığına, katılanın gayrimenkulünü alanın kendisi olmadığına beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ... müdafiinin temyiz talebi, eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ...'nin emlakçı vasıtasıyla katılanla irtibata girip katılanın ...nda bulunan gayrimenkulünü almak istediği, tarafların 500.000,00 TL ye anlaştıkları sanık ...'in 5.000,00TL kapora verdiği karşılığında katılandan katılanın borçlu olduğu 5.000,00 TL lik bono aldığı, akabinde diğer sanık ... ile iştirak halinde bonoyu tahrifat yolu ile "yediyüzbeşbin" olarak değiştirip sanık ...'ın...

15.İcra Daresinde takibe koyması ile resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işledikleri kabul olunmuştur.

2.Sanık ... katılanın gayrimenkulünü almak isteyenin kendisi olduğunu, katılana elden 705.000,00 TL verdiğini, karşılığında 705.000,00 TL lik senedi aldığını ancak alışveriş tamamlanmayınca icra yoluna gittiğini, senette değişiklik yapmadığını beyan etmiştir.

3.Sanık ..., olayların kendisi ile ilgisinin olmadığını beyan etmiştir.

4.Davaya konu senet aslı adli emanetin 2012/7284 sırasına kaydedilmiştir.

5.... 15. İcra Müdürlüğünün 2011/4144 Esas sayılı dosyası mahkeme tarafından incelenmiş, “alacaklısının ... borçlunun ... olduğu, keşide tarihinin 01.04.2011, ödeme tarihinin, 04.08.2011 tarih ve 705.000,00 TL'lik senede ilişkin olduğu ,takip tarihinin 11.04.2011 olduğunun anlaşıldığı” zapta geçirilmiştir.

6.Katılan borçlu ...'nın imzaya itirazı üzerine...

3.İcra Hukuk Mahkemesinin kararı ile suç ve takip konusu yapılan senet bedelinin yazı ve rakamla kısımlarının (70 rakamının sonradan ilavesi ile ) tahrif edildiği, 5.000,00 TL'nin 705.000,00 TL 'ye çevrildiği gerekçesi ile senet bedelinin 700.000,00 TL'si açısından takibin durdurulmasına karar verilmiş, kararın 05.07.2013 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

7.17.10.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre, senedin önüne “7” ve “yediyüz” ibareleri eklenmek suretiyle tahrifat yapıldığı, senetteki iki adet borçlu imzasının katılan eli ürünü olduğu belirlenmiştir.

8.12.01.2016 tarihli Adli Tıp Raporuna göre davaya konu senet üzerindeki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığı tespit edilmiştir.

9.Soruşturma aşamasında dinlenen emlakçılar Metin Turan ve Cüneyt Akay, sanık ...'nin katılanın gayrimenkulünü alma yönünde katılanla anlaştığı ve davaya konu senedin verildiğini beyan etmişlerdir. IV. GEREKÇE Suç tarihinin, davaya konu sahte bononun icra dairesinde takibe koyularak kullanıldığı 11.04.2011 olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;

A. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden,

1.Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden,

1.Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Dosya kapsamına göre; suç tarihi olan 11.04.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR

A. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden,

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle...

11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/297 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden,

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle...

11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/297 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
16.01.2024 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanunu 5237 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu