12. Ceza Dairesi 2023/487 E. , 2023/5302 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 28.02.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasten öldürme suçundan 08.01.2011 tarihinde gözaltına alındığını, 09.01.2011 tarihinden tutuklandığını, 11.11.2014 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama üzerine eylemin basit yargılama suçunu oluşturduğu ve davacı hakkında usulüne uygun şikayet bulunmaması nedeniyle davacı hakkındaki davanı düşmesine karar verildiğini, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 120.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltından işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 13.03.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat şartlarının oluşmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini öne sürmüştür.
3.İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/248 Esas, 2019/278 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında düşme kararı verilmesi nedeniyle tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 09.03.2020 tarihli ve 2019/4493 Esas, 2020/767 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 09.03.2020 tarihli ve 2019/4493 Esas, 2020/767 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18.04.2022 tarihli ve 2021/9845 Esas, 2022/3020 Karar sayılı kararıyla; ...somut olayda davacının, tazminata konu ceza yargılamasındaki eyleminin basit yaralama suçunu oluşturduğu ve bu suça ilişkin soruşturma ve kovuşturma şartı olan şikayet hakkının yasal süre içerisinde kullanılmaması nedeniyle düşme kararı verildiği gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinde düzenlenen tazminat istenmeyecek haller arasında değerlendirilemeyeceği nazara alınarak davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği ... nedeniyle bozulmasına ve dava dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
6.İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/380 Esas, 2022/320 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 31.094,58 TL maddi ve 160.000,00 TL manevi tazminatın gözaltından işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
7.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.01.2023 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz isteği; davanın tazminat koşulları oluşmaması ve süresinde açılmaması nedeniyle reddi gerektiğine, hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğuna İlişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının kasten öldürme suçundan 08.01.2011 tarihinde gözaltına alındığı, akabinde 09.01.2011 tarihinde tutuklanıp, 11.11.2014 tarihinde ise salıverildiği, davacı hakkında kasten öldürme suçundan yapılan yargılama neticesinde nihayetinde değişen suç vasfı nedeniyle kasten yaralama suçundan şikayet yokluğuna binaen düşme kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 21.01.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının tutuklulukta ve gözaltında kaldığı sürenin başka cezasından mahsubuna ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, davacının tutuklu kaldığı sürenin infaz gördüğü, davanın süresinde olduğu kabul edilerek net asgari ücret üzerinden hesaplanan 31.094,58 TL maddi ve 160.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 08.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler için net asgari ücret üzerinden hesap edilen 34.643,34 TL'nin maddi tazminat olarak hükmedilmesi gerekirken eksik hesaplama ile 31.094,58 TL'nin maddi tazminat olarak hükmedilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Davanın Reddine Karar Verilmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Talebi Yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/577 Esas – 2018/712 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 08.01.2011 – 11.11.2014 tarihleri arasında 1403 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda eylemin basit kasten yaralama suçunu oluşturduğu ve davacı(sanık) hakkında usulüne uygun yapılan bir bulunmaması nedeniyle şikayet yokluğundan davanın düşmesine karar verildiği, kararın 21.01.2019 tarihinde kesinleştiği, 28.02.2019 tarihinde açılan davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, davacının tazminata konu ceza yargılamasındaki eyleminin basit yaralama suçunu oluşturduğu ve bu suça ilişkin soruşturma ve kovuşturma şartı olan şikayet hakkının yasal süre içerisinde kullanılmaması nedeniyle düşme kararı verildiği gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinde düzenlenen tazminat istenmeyecek haller arasında değerlendirilemeyeceği nazara alınarak davacı lehine tazminat isteme koşulların oluştuğu, makul bir manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.
2.Hükmedilen Dava Vekalet Ücretinin Yüksek Belirlendiğine Yönelik Temyiz Talebi Yönünden;
05.08.2017 tarihli ve 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 144 üncü maddesi ile eklenen ve 01.02.2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak davacı lehine karar tarihine yürürlükte bulunan tarifeye göre hükmedilen 17.400 TL maktu vekalet ücreti miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/380 Esas, 2022/320 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.