Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9048 E. , 2023/5538 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kırklareli ili, Lüleburgaz ilçesinde bulunan lokanta faaliyet konulu iş yerinin, canlı müzik yayın izni olmamasına rağmen kapalı ve açık alanda canlı müzik yayını yapıldığından bahisle canlı müzik izni alıncaya kadar faaliyetinin durdurulmasına ilişkin Kırklareli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarihli, E… sayılı işlemi ile iş yerinin mühürlenmesine dair Lüleburgaz Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğünün … tarihli, E… sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının, canlı müzik izni almadan müzik faaliyetinde bulunduğu konusunda bir tereddüt bulunmamakla birlikte, geçici süreyle faaliyetten men yaptırımının düzenlendiği 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanunu'nun 8. maddesi ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 39. maddesinde, geçici süreyle faaliyetten men konusunda en fazla otuz günlük süre belirlenmesine rağmen, davacıya ait işyerinin belirsiz bir süre boyunca (canlı müzik izni alıncaya kadar) faaliyetinin durdurulması yönünde işlem tesis edildiği, bu durumda, ilgili mevzuat hükümleri kapsamında, davacıya ait işyerinin canlı müzik izni alıncaya kadar faaliyetinin durdurulmasına imkan bulunmadığından, aksi yönde tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı Lüleburgaz Belediye Başkanlığı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkemece yerindelik denetimi yapılamayacağı, Kırklareli Valiliği tarafından verilen kararın uygulanması amacıyla idarelerince işlem tesis edildiği ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun'un 1. maddesinde; "Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir. Belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde, masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirilir. Bu madde hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 10/08/2005 günlü, 25902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle "Canlı müzik yayını" başlıklı 38. maddesinde; "Lokantalara, içkili yerlere ve meskûn mahal dışında bulunan çay bahçelerine, halkın huzur ve sükûnu ile kamu istirahatı açısından sakınca bulunmaması kaydıyla yapılacak ölçüm ve kontrolü müteakip, yetkili idarelerin en üst amiri veya görevlendireceği kişinin kararıyla canlı müzik izni verilir. Canlı müzik izni ruhsata işlenmez. Ancak görevliler sorduğu zaman gösterilebilecek şekilde işyerinde bulundurulur...", “Geçici Süreyle Faaliyetten Men ve İdari Para Cezası” başlıklı 39. maddesinde; “2559 sayılı Kanun'un 8. maddesinde sayılan hususların tespiti halinde belirtilen işyerleri otuz günü geçmemek üzere, mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından geçici süreyle faaliyetten men edilir. Faaliyetten men’e ilişkin onay uygulanmak üzere yetkili idareye bildirilir. Yetkili idare en geç üç işgünü içinde faaliyetten men’e ilişkin kararı işyerini mühürlemek suretiyle uygulayarak buna ilişkin tutanağın bir suretini ilgili mülkî makama gönderir....” hükmü yer almaktadır. 04/06/2010 tarih ve 27601 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı; çevresel gürültüye maruz kalınması sonucu kişilerin huzur ve sükûnunun, beden ve ruh sağlığının bozulmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak ve kademeli olarak uygulamaya konulmak üzere; değerlendirme yöntemleri kullanılarak çevresel gürültüye maruz kalma seviyelerinin, hazırlanacak gürültü haritaları, akustik rapor ve çevresel gürültü seviyesi değerlendirme raporu ile belirlenmesi, çevresel gürültü ve etkileri hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi, gürültü haritaları, akustik rapor ve çevresel gürültü seviyesi değerlendirme raporu sonuçları esas alınarak; özellikle çevresel gürültüye maruz kalma seviyelerinin insan sağlığı üzerinde zararlı etkilere sebep olabileceği ve çevresel gürültü kalitesini korumanın gerekli olduğu yerlerde, gürültüyü önleme ve azaltmaya yönelik eylem planlarının hazırlanması ve bu planların uygulanması ile ilgili usul ve esasları belirlemektir." hükmü, 24. maddesinin (ğ) bendinde "Bu madde kapsamında canlı müzik yapabilecek eğlence yeri veya yerlerinin 14/7/2005 tarihli ve 2005/9207 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre canlı müzik izni alması şarttır. Bu izin verilirken yetkili idarenin bu maddede belirtilen esaslara ilişkin uygun görüşü alınır, gerekli görüldüğü takdirde yetkili idare Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporu hazırlatır ve rapora ilişkin yetkili idarenin uygun görüşü esas alınır." hükmü, ve aynı maddenin (k) bendinde;" Canlı müzik izni alınmadan hiçbir suretle müzik faaliyeti gerçekleştirilemez." hükmü yer almaktadır. 2559 sayılı Polis ve Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 8. maddesinde; "Polisçe kat'i delil elde edilmesi halinde; A) Kumar oynanan umumî ve umuma açık yerler ile her çeşit özel ve resmi kurum ve kuruluşlara ait lokaller, B) Mevzuata aykırı bir şekilde uyuşturucu madde imal edilen, satılan, kullanılan, bulundurulan yerler, C) Mevzuata aykırı faaliyet gösteren genelevler, birleşme yerleri ve fuhuş yapılan evler ve yerler, D) Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasal düzenine, genel güvenliğe ve genel ahlâka zararı dokunacak oyun oynatılan, temsil verilen, film veya video bant gösterilen yerler ile internet üzerinden yapılan yayınlara izin verilen yerler, E) Derneklere, sendikalara, loca ve kulüplere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile benzeri kurum ve kuruluşlara ait ve yalnız üyelerinin yararlanması için açılan lokallerden, birden fazla denetim sonunda ve yazılı ihtara rağmen, iç yönetmeliğine aykırı faaliyet göstererek umuma açık yer durumuna geldiği tespit edilenler, Mahallin en büyük mülkî amiri tarafından otuz günü geçmemek üzere geçici süreyle faaliyetten men edilir. Bu maddede yazılı fiiller sebebiyle bir yıl içinde üç defa faaliyetten men edilen işyerlerinde, bu fiiller tekrar işlendiği takdirde, işyeri açma ve çalışma ruhsatları, mahallin en büyük mülkî amirinin bildirimi üzerine, belediye veya il özel idaresi tarafından beş iş günü içinde iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Kırklareli İli, Lüleburgaz İlçesinde bulunan davacıya ait lokanta faaliyet konulu iş yerinde, canlı müzik izni olmamasına rağmen kapalı ve açık alanda canlı müzik yayını yapıldığı tespit edildiğinden bahisle, iş yerinin canlı müzik izni alıncaya kadar faaliyetinin durdurulmasına karar verildiği, İdare Mahkemesince geçici süreyle faaliyetten men yaptırımının düzenlendiği 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanunu'nun 8. maddesi ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 39. maddesinde, geçici süreyle faaliyetten men konusunda en fazla otuz günlük süre belirlenmesine rağmen, davacıya ait iş yerinin belirsiz bir süre boyunca (canlı müzik izni alıncaya kadar) faaliyetinin durdurulması yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemlerin iptali yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemle Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği'nin 24. maddesinin (k) bendi gereği canlı müzik izni alınmadan iş yerinde canlı müzik faaliyetinde bulunulduğundan bahisle işletmenin faaliyetinin durdurulmasına karar verilmiş ise de, anılan yönetmeliğin 1. maddesinde yönetmeliğin amacının; çevresel gürültüye maruz kalınması sonucu kişilerin huzur ve sükûnunun, beden ve ruh sağlığının bozulmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak ve kademeli olarak uygulamaya konulmak üzere; değerlendirme yöntemleri kullanılarak çevresel gürültüye maruz kalma seviyelerinin, hazırlanacak gürültü haritaları, akustik rapor ve çevresel gürültü seviyesi değerlendirme raporu ile belirlenmesi, çevresel gürültü ve etkileri hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi, gürültü haritaları, akustik rapor ve çevresel gürültü seviyesi değerlendirme raporu sonuçları esas alınarak; özellikle çevresel gürültüye maruz kalma seviyelerinin insan sağlığı üzerinde zararlı etkilere sebep olabileceği ve çevresel gürültü kalitesini korumanın gerekli olduğu yerlerde, gürültüyü önleme ve azaltmaya yönelik eylem planlarının hazırlanması ve bu planların uygulanması ile ilgili usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiş olup, bu durumda canlı müzik izni bulunmadığından değil, gürültü seviyelerinin belirlenen yasal sınırları aşması durumunda anılan yönetmelik ve Çevre Kanunu uyarınca yaptırım uygulanabileceği, ancak dava konusu işlemin sebep unsurunun ise iş yerinin canlı müzik izin belgesinin bulunmaması olduğu anlaşılmakta olup, müzik yayını yapılacak iş yerlerince canlı müzik izni alınması zorunluluğunun İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 38. maddesinde düzenlendiği ve anılan mevzuat hükmüne muhalefet halinde uygulanacak yaptırımın yukarıda hükmüne yer verilen 1608 sayılı Kanun'un 1. maddesinde geçen "..belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir..." düzenlemesiyle belirlendiği, bu durumda aynı Kanun uyarınca canlı müzik izin belgesi almadan canlı müzik yapıldığı tespit edilen davacıya idarî para cezası verilmesi ve yasaklanan faaliyetin menine yönelik olarak işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan; İdare Mahkemesince, geçici süreyle faaliyetten men yaptırımının düzenlendiği 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanunu'nun 8. maddesi ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 39. maddesinde, geçici süreyle faaliyetten men konusunda en fazla otuz günlük süre belirlenmesine rağmen, davacıya ait iş yerinin belirsiz bir süre boyunca (canlı müzik izni alıncaya kadar) faaliyetinin durdurulması yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemlerin iptaline karar verilmiş ise de; canlı müzik izni olmadan canlı müzik yayını yapılması halinin yukarıda yer verilen 2559 sayılı Kanun'un 8. maddesinde sayılan haller arasında bulunmadığı göz önüne alındığında aynı Kanun uyarınca da iş yerinin faaliyetten men edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda; canlı müzik izin belgesi almadan canlı müzik yapıldığı tespit edilen iş yerinde 1608 sayılı Kanun uyarınca idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine yönelik olarak işlem tesis edilmesi gerekmekte iken, ruhsatlı bir şekilde faaliyet gösteren ve faaliyet konusu ile ilgili olarak herhangi mevzuata aykırılığı tespit edilmeyen iş yerinin faaliyetten men edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken, İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet, kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu işlemlerle, lokanta faaliyet konulu iş yerinin, canlı müzik yayın izni olmamasına rağmen kapalı ve açık alanda canlı müzik yayını yapıldığından bahisle canlı müzik izni alıncaya kadar faaliyetinin durdurulmasına ve iş yerinin mühürlenmesine karar verilmiştir. 2872 sayılı Kanun'un "Gürültü" başlıklı 14. maddesinde; "Kişilerin huzur ve sükununu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır. Ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlardan kaynaklanan gürültü ve titreşimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara indirilmesi için faaliyet sahipleri tarafından gerekli tedbirler alınır." kuralına yer verildiği, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 14 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmış olan ve olay tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği'nin, 4. maddesinde; "(I) Canlı müzik: Gerçek enstrüman ve/veya seslerle veya banttan ya da elektronik olarak yükseltilmiş ses kaynağı kullanılarak yapılan müzik türünü, (v) Eğlence yeri: Bir konaklama tesisi bünyesinde veya müstakil olarak faaliyet gösteren, müşterinin eğlence ihtiyacını karşılamaya yönelik canlı müzik hizmeti veren işyerini" ifade eder tanımlaması yapıldığı, "Rekreasyon ve eğlence yerlerinin çevresel gürültü kriterleri" başlıklı 24. maddesinin, (f) bendinde;" Bu madde kapsamında canlı müzik yapabilecek eğlence yeri veya yerlerinin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre Canlı Müzik İzni alması şarttır. Bu izin verilirken yetkili idarenin bu maddede belirtilen esaslara ilişkin uygun görüşü alınır, gerekli görüldüğü takdirde yetkili idare Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporu hazırlatır ve rapora ilişkin yetkili idarenin uygun görüşü esas alınır." hükmüne, "İdari yaptırımlar" başlıklı 41. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlar hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve Çevre Kanununun 20 inci maddesinde öngörülen idari yaptırımlar uygulanır." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "İdari nitelikteki cezalar" başlıklı 20. maddesinin (h) bendinde; "Bu Kanunun 14 üncü maddesine göre çıkarılan yönetmelikle belirlenen önlemleri veya gerekli izinleri almayan veya standartlara aykırı şekilde gürültü ve titreşime neden olanlara...işyerleri ve atölyeler için" verilecek idari para cezası belirlenmiştir.
Yukarıda aktarılan metinlerden, müşterinin eğlence ihtiyacını karşılamaya yönelik canlı müzik hizmeti veren işyerinin canlı müzik izni alması ve gürültü standartlarına uyması gerektiği, bu kurala uymayanların yaptırımının yine Çevre Kanunu ve Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği uyarınca belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, canlı müzikle ilgili yaptırımların çevre mevzuatı ile belirlenmesi nedeniyle, olayda her ne kadar Çevre Kanunu uyarınca işlem tesis edildiği belirtilmiş ise de, yukarıda yazılı çevre mevzuatında (Kanun'un 20/h maddesinde) uygulanması öngörülen yaptırımların tatbiki gerekirken söz konusu işyerinin, canlı müzik izni alınıncaya kadar faaliyetinin durdurulmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının yukarıda yer verilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.