Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/2836
Karar No
K. 2023/1544
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2836 E.  ,  2023/1544 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/2836
Karar No: 2023/1544
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... İşleri Başkanlığı
VEKİLİ: ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Turizm İnş. Gıda Nak. Dış Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMLERİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Şirket tarafından, 10/01/2013 tarihinde imzalanan umre sözleşmesinin 10. maddesinin (e) bendi uyarınca süresiz olarak, hac ve umre organizasyonundan men edilmesine ilişkin Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;

Davacı Şirketin süresiz olarak hac ve umre organizasyonundan men edilmesine ilişkin dava konusu işlemin dayanağı inceleme raporunda alınan ifadeler kapsamında, ... isimli kişinin umre seyahatlerini gerçekleştirmek üzere 146 kişi ile anlaşma yaptığı, ancak kendisinin bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı ile sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle ... ile anlaştığı, bu anlaşmanın içeriği konusunda tarafların çelişkili ifadelerinin olduğu, ...'nin yetkisinin bulunmaması üzerine bu defa davacı Şirket ile Başkanlıkça düzenlenen umre yaka kartları ile umreye gideceklerin vizelerini almak konularıyla sınırlı olarak anlaşıldığı, ancak davacı Şirketin umreye gideceklerden herhangi bir ücret almaması nedeniyle davacı Şirketin üzerine atılı "ücretini aldığı halde, vatandaşları umreye götürmemek" fiilinin subuta ermediğinden bahisle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 18/11/2019 tarih ve E:2014/5146, K:2019/8004 sayılı kararıyla;

Dava konusu işlemin dayanağı inceleme raporunda alınan ifadeler değerlendirildiğinde, söz konusu olayda, davacı şirketin T.H. Turizm Şirketi sahibi ...'ye başvurarak ödemelerini yapan 146 yolcunun umre seyahatleri konusunda yolcuların yaka kartı ve vize başvurularını tamamladığı, şirketlerin kendi aralarında yaşadıkları anlaşmazlıklar sonucu davacı Şirketin 96 yolcunun yaka kartlarını Diyanet İşleri Başkanlığına vazgeçmeleri yönünde iradeleri olmamasına karşın yolcuların vazgeçtiklerini beyan ederek yaka kartlarını iade ederek, bu kişileri umreye götürmediğinin anlaşıldığı,

Bu durumda, davacı Şirketin Diyanet İşleri Başkanlığı ile imzalanan 2013 yılı Acenta Umre Sözleşmesi gereğince, mahalli alt acentalarla yapılan müşterek ve müteselsilen sorumluluklarını içeren sözleşmeyi Başkanlığa vermekle yükümlü olmasına rağmen bu yükümlülüğü yerine getirmeyip, T.H. Turizm Şirketi sahibi ... ve ... Turizm Şirketi sahibi .... ile birlikte hareket ettiği,

Her ne kadar 96 yolcunun umre seyahat ücretlerini, T.H. Turizm Şirketi sahibi ...'ye ödedikleri ve makbuzların bu şirket adına düzenlendiği görülmekte ise de, basiretli tacir sıfatını haiz davacı şirketin ... ve ...'nin umre seyahati düzenleme konusunda yetkili olmadığını bildiği, ... tarafından yolculardan toplanan paranın 100'er Avrosunun davacı Şirkete ödeneceği konusunda taraflarca anlaşıldığı, söz konusu şirketlerin paraların ödenmesi konusunda kendi aralarında çıkan uyuşmazlıklar sonucu davacı Şirketçe 96 kişinin yaka kartlarının Başkanlığa iade edilmesi suretiyle bu kişilerin umreye götürülmediği, bu vatandaşların mağduriyetlerine neden olduğu açık olduğundan, davacı Şirketin ücretini aldığı halde, vatandaşları umreye götürmemek fiilini işlediği anlaşıldığından, davacı Şirketin süresiz olarak hac ve umre organizasyonundan men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı Şirketin umre yolcularının kayıtlarını yaptırarak teminatlarını yatırdığı, ardından bu kişilerin vazgeçmeleri yönünde beyanları bulunmamasına rağmen, yaka kartlarını iade etmek suretiyle umre seyahatlerini gerçekleştirmelerini engelleyerek mağduriyetlerine yol açtığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle ... İdare Mahkemesinin ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : 2013 yılında umre seyahati düzenleme yetkisi olmayan T.H. Turizm Şirketi sahibi ...'nin 146 kişi ile ücretlerini alarak umreye götürme vaadiyle bu kişilerle anlaştığı, kendisinin yetkili olmaması nedeniyle 146 kişinin pasaportunu vize, uçak ve otel organizasyonunu sağlanması için ... Turizm Şirketi sahibi ...'ye teslim ettiği, ...'nin bu konuda yetkili olmaması nedeniyle umre seyahati düzenlemeye yetkili olan davacı şirket ile vize ve yaka kartlarının alınması hususunda anlaşarak pasaportları teslim ettiği, davacı Şirketin 30 kişilik gruplar halinde 4, 5, 6 ,7 ve 8. turlarda umreye götürülüp getirileceğine dair TURSAB kanalıyla Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bildirilen isim listelerine göre Başkanlıkça umrecilerin yaka kartları düzenlenerek şirket yetkililerine teslim edildiği ve Suudi Arabistan Krallığı İstanbul Başkonsolosluğundan vizelerinin alındığı, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile davacı Şirket arasında imzalanan sözleşme hükümlerine uygun olarak davacı şirket tarafından banka teminat mektubunun da Türkiye Diyanet Vakfı Hac ve Umre Muhasebe Müdürlüğüne teslim edildiği, ... tarafından her bir yolcu için davacı Şirkete ödeneceği bildirilen 100 Avro'nun ödenmemesi üzerine davacı şirketin, Diyanet İşleri Başkanlığına başvurarak daha önce yaka kartları alınan 96 umre yolcusunun vazgeçmeleri yolunda herhangi bir talepleri olmadığı halde yolcuların vazgeçtiklerini beyan ederek yaka kartlarını iade etmesi ve işlemleri tamamlanan 96 kişinin umre seyahatlerine katılamaması üzerine, davacı Şirket hakkında umreye götürülmek üzere yaka kartları ve vizeleri alınan kişileri umreye götürmeyerek mağdur olmalarına neden oldukları yönündeki iddiaların araştırılması amacıyla davalı idare tarafından yapılan soruşturma sonucu düzenlenen 02/05/2013 tarihli inceleme raporunda, davacı Şirketin sözleşmenin 10. maddesinin (e) bendi gereğince süresiz olarak hac ve umre organizasyonundan men edilmesinin uygun olacağı görüş ve kanaatine varıldığının belirtilmesi üzerine, 10/01/2013 tarihinde imzalanan umre sözleşmesinin 10. maddesinin (e) bendi uyarınca davacı Şirketin süresiz olarak hac ve umre organizasyonundan men edilmesine ilişkin Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının alındığı, bu kararın iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT :

Dava konusu işlemin tesis tarihinde yürürlükte olan şekliyle 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 13. maddesinde, ".....Başkanlıkla ve hac ve umreye götüreceği vatandaşlarla yaptığı sözleşme hükümlerine uymayan, götürdüğü hacı veya umreciye sözleşmede taahhüt ettiği hizmeti vermeyen veya eksik veren acentaya fiilin ağırlığına göre uyarma, kınama, kontenjan kısıtlaması, süresiz veya 1-3 yıl arası organizasyondan men, söz konusu acenta yetkililerinin bir başka isim altında aynı hizmeti yürüten acentalarla acenta görevlisi olarak görevlendirilmemesi müeyyidesi Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu kararı ile verilir....." hükmü bulunmaktadır. 19/02/2013 tarih ve 28564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hac ve Umre Seyahatleri İle İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in, Acentaya uygulanacak müeyyideler başlıklı 20. maddesinde, "Başkanlık ve hac ve umreye götüreceği vatandaşlarla yaptığı sözleşmelere uymayan, sözleşmede taahhüt ettiği hizmeti vermeyen veya eksik veren acentaya, durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 21 inci maddede sıralanan müeyyidelerden birisi uygulanır." hükmüne verilmiş; müeyyide uygulanacak fiiller başlıklı 21. maddesinin, birinci fıkrasının (e) bendinin 1. alt bendinde ise, "ücretini aldığı halde, vatandaşları hac ve umreye götürmemek" fiili acentanın süresiz olarak hac ve umre organizasyonundan men edilmesini gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Davacı Şirket ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan 2013 Yılı Acenta Umre Sözleşmesinin 10. maddesinin (e) bendinde, ücretini aldığı halde, vatandaşları umreye götürmemek fiilinin acentanın süresiz olarak hac ve umre organizasyonundan men edilmesini gerektireceği kararlaştırılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağı inceleme raporunda alınan ifadeler değerlendirildiğinde, somut olayda, davacı şirketin T.H. Turizm Şirketi sahibi ...'ye başvurarak ödemelerini yapan 146 yolcunun umre seyahatleri konusunda yolcuların yaka kartı ve vize başvurularını tamamladığı, şirketlerin kendi aralarında yaşadıkları anlaşmazlıklar sonucu davacı şirketin 96 yolcunun yaka kartlarını vazgeçmeleri yönünde iradeleri olmamasına karşın yolcuların vazgeçtiklerini beyan ederek yaka kartlarını Diyanet İşleri Başkanlığına iade ederek, bu kişilerin umreye götürmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacı şirketin Diyanet İşleri Başkanlığı ile imzalanan 2013 yılı Acenta Umre Sözleşmesi gereğince, mahalli alt acentalarla yapılan müşterek ve müteselsilen sorumluluklarını içeren sözleşmeyi Başkanlığa vermekle yükümlü olmasına rağmen bu yükümlülüğü yerine getirmeyip, T.H. Turizm Şirketi sahibi ... ve ... Turizm Şirketi sahibi ... ile birlikte hareket ettiği açıktır.

Her ne kadar 96 yolcunun umre seyahat ücretlerini, T.H. Turizm Şirketi sahibi ...'ye ödedikleri ve makbuzların bu şirket adına düzenlendiği görülmekte ise de, basiretli tacir sıfatını haiz davacı şirketin ... ve ...'nin umre seyahati düzenleme konusunda yetkili olmadığını bildiği, ... tarafından yolculardan toplanan paranın 100'er Avrosunun davacı şirkete ödeneceği konusunda taraflarca anlaşıldığı, söz konusu şirketlerin paraların ödenmesi konusunda kendi aralarında çıkan uyuşmazlıklar sonucu davacı Şirketçe 96 kişinin yaka kartlarının Başkanlığa iade edilmesi suretiyle bu kişilerin umreye götürülmediği, bu vatandaşların mağduriyetlerine neden olduğu açık olduğundan, davacı Şirketin ücretini aldığı halde, vatandaşları umreye götürmemek fiilini işlediği anlaşıldığından, davacı Şirketin süresiz olarak hac ve umre organizasyonundan men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,

2.Dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,

4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/07/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY

X- Davacının umreye gidecek vatandaşların mağduriyetinde sorumluluğunun bulunduğu sabit olmakla birlikte, davacı Şirket hakkında tesis edilen yaptırım ile davacının fiilinin "tipiklik bakımından uyuşmadığı", bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından iptal edilmesi gerektiği, bununla birlikte davacının fiiline uygun yaptırımın uygulanacağında da herhangi bir tereddüt bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu idare mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog