10. Hukuk Dairesi         2023/8565 E.  ,  2023/12257 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1350 E., 2023/821 K.
KARAR: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/253 E., 2022/176 K.

Taraflar arasındaki yurt dışı borçlanma ödemesinin geçerli olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının faiz talebi hakkında karar verilmemiş olması yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili; müvekkiline 01.12.2018 aylık başlangıç tarihi ile emeklilik aylığı bağlandığını, ardından Kurum tarafından birkaç ay sonra müvekkiline herhangi bir yazılı veya sözlü bilgi verilmeksizin gerekçesiz bir şekilde yaşlılık aylığı kesilerek yapılan ödemelerin Kurum tarafından iade alındığını, müvekkilinin yaşlılık aylığının kesilmesi için hiçbir neden bulunmadığını, müvekkili tarafından 31.01.2020 tarihli dilekçe ile ilgili karara ilişkin Kuruma başvurulduğunu, Kurum tarafından 06.02.2020 tarihinde verilen cevapta 01.10.2018 tarihinde yurt dışı borçlanma talebi ile ilgili olarak 1991 yılına ait yurt dışına giriş çıkış yapılan pasaportlarının konsolosluk, SGK Merkez Müdürlüğü ya da noter onaylı suretlerini 3 ay içinde göndermediğinden yurt dışı borçlanmasının iptal edildiğinin bildirildiğini, bu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığını belirterek davalı Kurumun aylık kesme işleminin iptali ile yurt dışı borçlanması ile primleri düzenli olarak ödenmiş olan davacının sigortalılık süresinin geçerli olduğuna ve iptal edilen tarihler arasında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, 01.12.2018 tarihinden itibaren yaşlılık/emeklilik aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile yaşlılık/emeklilik aylığının bağlanmasına, kesilen ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının yurt dışı hizmet borçlanmasının geçerli olduğunun ve 01.12.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, davalı Kurumca kesilen ve ödenmeyen yaşlılık aylıklarının davacıya ödenmesine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; faiz talebi ile ilgili bir karar verilmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuşur.

Davalı vekili; davacı tarafından talebine istinaden gerekli evraklar temin edilemediğinden ve davacının yurt dışı borçlanma talebi reddedildiğinden bağlanan yaşlılık aylığının kesildiğini, sonuç olarak davalı Kurumun iş bu davanın açılmasında herhangi bir kusuru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C.

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle, davacının 03.10.2018 tarihinde 01.01.1991-30.06.2003 tarih aralığı için 4500 gün yurt dışı borçlanma başvurusunda bulunduğunu, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen borcu ödeyerek 29.11.2018 tarihinde yaşlılık aylığı başvurusunda bulunduğunu ve davacıya 01.12.2018 tarihinden geçerli olmak üzere aylık bağlandığını sonrasında davalı Kurumun, davacının 1991-30.6.2003 tarih aralığına ait yurda giriş çıkış kaydını sunmadığı gerekçesi ile hem yurt dışı borçlanmasının hem de bağlanan aylığı iptal ettiğini, Wellington Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesi tarafından düzenlenen 14.01.2019 tarihli ve 2018/92347553/13957660 sayılı belgeye göre davacının Yeni Zelanda'da 01.01.1991-31.12.2008 tarihleri arasında çalıştığı, Bursa Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Hudut Kapıları Büro Amirliği tarafından düzenlenen davacının yurda giriş çıkış tarihini gösteren 01.10.2008 tarihli belgeye göre davacının 21.05.1998 tarihinde yurt dışından ülkeye giriş yaptığı, bu tarih öncesine ait bir giriş çıkış kaydının olmadığı, davacı adına 11.07.1990 tarihinde pasaport düzenlendiğinin anlaşıldığı, 3201 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık sürelerinin borçlanılabileceğinin hüküm altına alındığı, Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde Türk Konsolosluklarında bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliklerince düzenlenen ve yurt dışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgelerinin kuruma verilmesi gerektiği, davacının Kuruma sunduğu Wellington Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesi tarafından düzenlenen belgenin Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde belirlenen nitelikte bir belge olup Kurum tarafından borçlanılacak sürenin bu belge dikkate alınarak yapılması gerektiği, davacının

1991.2003 tarihleri arasında yurt dışında bulunduğu ve 01.01.1991-30.06.2003 tarih aralığına ait borçlanmanın geçerli olduğu anlaşılmakla davacının 01.12.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ve ödenmemiş aylıklarının davacıya ödenmesine ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ilişkin Mahkemenin kararının yerinde olduğu ancak ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile iadesine karar verilmesi gerekirken faiz konusunda karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bu konudaki hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı gerekçesi ile

İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın kabulüne, davacının yurt dışı hizmet borçlanmasının geçerli olduğunun ve 01.12.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, davalı Kurumca kesilen ve ödenmeyen yaşlılık aylıklarının 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonu olan 01.03.2019 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılma tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma ödemesinin geçerli olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle ödenmesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
30.11.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanunu 5510 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 3201 sayılı Kanun 6100 sayılı Kanun