11. Hukuk Dairesi 2008/12253 E. , 2010/7754 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Manisa Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Manisa Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2007 tarih ve 2003/178-2007/365 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.06.2010 gününde davacı vekilleri Av.... ve Av.... ile davalılar vekili Av....duruşmaya geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin adına dünyanın pek çok ülkesinde başta kahve, kakao ile her türlü kahve ve kakaolu içecekler olmak üzere uluslararası 29, 30 ve 42. sınıflar için tescilli “MACCOFFEE” ve “MACCOFFE & Kartal Figürü” ibareli markalar ile iş mahsulü olan işbu ürünlere ait ambalajların müvekkili şirketin izin, icazet yada yazılı bir muvafakati bulunmaksızın davalılar tarafından birebir taklit edilmek suretiyle imal edilen v/veya ettirilen ambalajlar üzerine konulup Türkiye’den dünya piyasasına sürüldüğünü, müvekkili markasının tanınmış marka olup, 1997 yılından itibaren Türkiye’de de piyasaya sunulduğunu ileri sürerek, davalıların müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattıklarının tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, haksız rekabet sonucu yaratılan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalıların müvekkilinin markasına haksız eylemlerinden ve tecavüzlerinden dolayı TTK’nun 58. maddesi uyarınca 50.000 USD karşılığı (82.500.000.000)TL maddi ve (10.000)USD karşılığı (16.500.000.000)TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, mahkeme kararının ilamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı taraf markasının ülkemizde tescilli olmaması nedeniyle 556 Sayılı KHK kapsamında koruma talep edemeyeceğini ve marka tecavüzü iddiasını ileri süremeyeceği, davacı markasının Paris sözleşmesi’nin 1.mükerrer 6. maddesi anlamında da tanınmış markalar olmadığını, davacının ülkemizde markalarını kullanarak kahve satışı yapmadığını, müvekkilleri ile davacı tarafın faaliyet alanlarının tamamen farklı olduğunu, haksız rekabetin söz konusu olabilmesi için taraflar arasında rekabet ilişkisinin de bulunması gerektiğini, söz konusu ambalajların ülkemiz dışında piyasaya sunulmuş olmaları nedeniyle ancak yurt dışında faaliyette bulunan firmalara karşı dava açılabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davalı ... A.Ş.’nin davacının Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi kapsamında korum altında bulunan markaları içeren ürün ambalajlarını üretiyor, bu şekilde 556 Sayılı KHK’nın 3. ve 4. maddeleri ve TTK’nun 57/5. maddesi gereğince davacıya ait hakkın mevcudiyetini bilerek ambalajı üretip, bu ürünü diğer davalı aracılığıyla ihraç ederek haksız rekabette bulunduğu,
TTK’nun 58. maddesi gereğince davacının zararın tazminini isteyebileceği gerekçeleriyle, davalılar eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzlerinin durdurulmasına, (9.709,99)YTL maddi ve (15.000)YTL manevi tazminat talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin tazminat taleplerinin reddine, haksız rekabete konu teşkil edecek ürünlerin toplatılarak imhasına, karar örneğinin gazetede ilanına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının cirosu, promosyon ve reklam harcamaları dikkate alındığında davalının haksız fiil tarihi itibariyle markasının tanınmış seviyede olduğunun anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Ancak, maddi tazminat isteminin reddedilen miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davalılar yararına 6.623,20 YTL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.