11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/1739 E. , 2010/7742 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kartal 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2008 tarih ve 2007/359 - 2008/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı işyerinin davalının bakım ve onarımından sorumlu olduğu şehir şebeke suyunun bağlantı hortumundaki manşonun patlaması sonucu akan sulardan dolayı hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, müvekkili tarafından sigortalıya ödenen 6.367,75 YTL tazminatın davalıdan faiziyle birlikte rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın idari yargının görev alanına girdiğini, davaya konu hasarda müvekkili İdare’nin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının davalının kusuru sonucu zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.775,81 YTL’nın faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı İSKİ vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacıya sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davacı ... sigortalısının uğradığı zararı poliçe kapsamında tazmin etmiş olup, ödediği miktarın davalıdan alınmasını istemiştir. Mahkemece hasarın oluşumunda yapması gereken periyodik bakımları yerine getirmeyen davalı Kurum % 75 oranında, sigortalı işyerinin ayıplı imalatından dolayı da dava dışı bina maliki % 25 oranında kusurlu görülerek kusur oranına isabet eden miktardan davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Somut olayda hasar tarihinde davacının sigortalısı sigortalı işyerinin faaliyet gösterdiği yerin maliki olmayıp, o yerde kiracı olarak bulunduğundan bina malikinin sorumluluğundaki bir ayıp ve eksiklikten dolayı davacının sigortalısının bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Davada zararın tamamı davalı Kurumdan istenmiştir. Bu durumda zarar sorumlularından her biri zarar görene karşı borcun tamamından sorumlu olup, kusur oranları zarar sorumlularının kendi aralarındaki iç ilişkide önem taşıdığından bu durumun zarar görene karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Buna göre meydana gelen zarardan dolayı davacının sigortalısına yaptığı ödemenin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının kusur oranına isabet eden miktarın tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.