5. Hukuk Dairesi 2010/8454 E. , 2010/12325 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Yasa uyarınca kamulaştırma bedelinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 2942 sayılı Yasa uyarınca kamulaştırma bedelinin arttırılması istemine ilişkindir. Mahkemece; ..., ..., ..., ..., tarafından açılan davaların hak düşürücü süre nedeniyle reddine, diğer davacılar tarafından açılan davaların ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacılar vekilinin temyizine gelince;
Davacılardan ...'ın kamulaştırma işleminden haricen haberdar olması üzerine, 04.01.1979 tarihinde, tapuda çekişmesiz kamulaştırma bedeli mukabilinde davalı idare lehine rızai ferağ vermesi üzerine bu tarihten itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içerisinde dava açmamış olması nedeniyle; ...'ın ise kamulaştırma işlemi ile ilgili olarak daha önce davalı idare aleyhine Yenimahalle 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/262 Esas sayılı dosyası üzerinden görülüp kesinleşen kamulaştırma bedelinin arttırılmasına ilişkin dava açtığı gözetilerek kesin hükmün varlığından bahisle; bu davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. KARAR : 2010/12325 Bu nedenle davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince; Kamulaştırma Kanununun 25. maddesinde "Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından, kamulaştırma işlemi mal sahibi için usulüne uygun olarak yapılacak tebligatla başlar" hükmü yer almaktadır. Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, ... Mirasçısı olan davacı ... ve bir kısım davacılar murisi olan İlhan Barlas ve mirasçılarına, kamulaştırma işleminin Kamulaştırma Kanununun 13. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacılar veya murislerinin, kamulaştırma işleminden haricen haberdar olmalarının, bedel mukabilinde rızai ferağ vermedikleri sürece, Kamulaştırma Kanununda öngörülen dava açmaya ilişkin hak düşürücü süreleri başlatmayacağı gözetilerek, .... mirasçısı olan davacı ... ile....mirasçısı olan davacılar İ, ..., ... ve ... tarafından açılan davalarda, işin esasına girilerek, dosyada mevcut bilirkişi raporları da dikkate alınarak, bu davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle davaların hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, aşağıda yazılı kalan onama harcının davalı idareden alınmasına, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.