11. Hukuk Dairesi 2009/2595 E. , 2010/9119 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.10.2008 tarih ve 2008/526 - 2008/496 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olup, davalı şirketin 11.06.2008 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, sözkonusu genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve toplanan delillere göre yapılan inceleme sonucu davalı şirketin merkez adresinin Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetki alanında bulunduğu gerekçesiyle duruşma günü beklenmeksizin mahkemenin yetkisizliğine, dava dilekçesinin bu nedenle reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın talep halinde yetkili mahkeme olan Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Somut olayda, katılım yolu ile temyiz isteminde bulunan davacı vekili tarafından anılan işlemler yapılmaksızın verilen temyiz dilekçesi usulüne uygun olmayıp, bu dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.