Esas No
E. 2022/59
Karar No
K. 2024/514
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
ANKARA BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

22. Hukuk Dairesi

E. 2022/59 K. 2024/514 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/59, K. 2024/514, T. 26.04.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/59
Karar No
2024/514
Karar Tarihi
26.04.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO: 2022/59 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2024/514

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/10/2021

ESAS-KARAR NO : 2017/577 E - 2021/895 K

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 26/04/2024
YAZILDIĞI TARİH: 21/05/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili, davalı tarafça davacı hakkında Eskişehir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2014/3434, 2015/19765, 2012/1873 esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, her üç dosyadaki takip konusu senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığını, 2012/3434 esas sayılı dosyasında icra takibinin durduğunu, 2012/1873 esas sayılı dosyanın takipsizlik nedeniyle düştüğünü, ancak durma ve düşme kararlarının takibi ortadan kaldırmadığını, menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu belirterek, takiplere konu bonolardan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ile davalının alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili, takibin dayanağının ticari bir alışverişe dayandığını,davalının bu alışverişten dolayı mağdur olduğunu, senetlerdeki imzanın davacıya ait olmasa bile kambiyo senetlerinde davacının işletmesine ait kaşenin basılı olduğunu, davacının üçüncü bir şahsa imza yetkisi vermiş olabileceğini ve üçüncü kişinin bu senetleri imzalamış olabileceğini, davalının alacağını tahsil etmek amacıyla icra takip işlemlerine başladığını, iyi niyetli olduğundan icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek, öncelikle davanın görev yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini ve davacının %40'tan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece, her ne kadar davalı tarafından davacı hakkında dava konusu bonolara dayalı üç ayrı dosya ile icra takibi başlatılmış ise de ceza dosyasında soruşturma aşamasında temin edilen Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 31/12/2013 tarih ve 2013/03319 sayılı uzmanlık raporu ile bonolardaki ... adına atılı bulunan imzaların davacı ...'a ait olmadığı, ... elinden çıktığı, davalı taraf bonolardan kaynaklı icra takiplerinden davacı yönünden feragat etmiş ise de davacı tarafça icra takiplerine konu bonolardan dolayı menfi tespit talep edilmesi, icra takibinden feragatin asıl haktan feragat sayılmaması, takipten feragate rağmen esas hakkın hukuki varlığını korumaya devam etmesi, alacaklının alacağının tahsili için dava veya yeniden icra takibi yoluna başvurma imkanının bulunması, ortada bir tehdidin mevcut olması, dava açıldıktan sonraki takipten feragatin ve Eskişehir 5. İcra Dairesinin 2012/1873 eski esas (2017/17/3663 yeni esas) sayılı dosyasında diğer borçludan tahsilat yapılmasının da hukuki yararı ortadan kaldırmayacak olması nedeniyle davanın konusuz kalmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, yargılama aşamasında da hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü gerektiği; davalı şirket tarafından bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığı bilindiği halde davacı hakkında icra takibi başlatıldığı, bu nedenle davacı taraf yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği; davacı tarafça davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması ve mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle görevsizlik kararı yönünden kararın verildiği tarihteki geçerli avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedildiği belirtilerek; -Davanın KABULÜ ile davaya konu bonolardan kaynaklı davalı tarafa borçlu olmadığınını tespitine, davalı tarafın kötü niyetli olması nedeniyle İİK 72. maddesi uyarınca icra takibine konu asıl alacak toplamı 28.892,73-TL üzerinden takip tarihleri dikkate alınarak %40'ına tekabül eden 11.557,09-TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Mahkemece görevsizlik nedeniyle 1.980,00 TL davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmişse de bu hususun hatalı olduğu, menfi tespit davasının konusu takip çıkışı alacak miktarı olduğundan mahkemece 29.717,03TL üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken 28.892,73 TL üzerinden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu bildirilmiştir.

2.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; Davalının davacı lehine alacak hakkından vazgeçmiş olup, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi gerekirken yerel mahkemece esasa ilişkin karar kurulmasının hatalı olduğu, davacının hukuki yararı mevcut olsa dahi, takipten vazgeçilmiş olmasının davayı konusuz kalacağı, dosya görevsizlik kararı verilmesiyle henüz görevli mahkemeye intikal etmeden davacı açısından takipten vazgeçildiği; bu aşamada borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan bir takibin mevcut olduğunun kabul edilemeyeceği, davanın reddi gerektiği bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Davaya konu bonolardan davacının sorumluluğunun değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Dava konusu senetlerin Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün 2012/ 4061 Esas sayılı dosyasına konu 01.11.2011 keşide tarihli 30.03.2012 vadeli 9.630,91TL tutarlı; 2012/2113(eski 2015/19765) Esas sayılı dosyasına konu 01.11.2011 keşide tarihli 28.02.2012 vadeli 9.630,91TL tutarlı; 2012/1873 Esas sayılı dosyaya konu 01.11.2011 keşide tarihli 30.01.2012 vadeli 9.630,91TL tutarlı senetler olduğu, bu senetlerde davacının lehdar olduğu, senetlerin davalıya ciro edildiği anlaşılmıştır.Her üç takip yönünden de alacaklı vekili tarafından borçlu ... hakkında açılan takipten vazgeçildiği, alacağın haricen Hamza Kılıç'tan tahsil edildiği bildirilerek hacizlerin ve dosyanın işlemden kaldırılmasının istendiği anlaşılmıştır.

Buna göre Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle dava konusu senetlerde atılı imzaların davacının eli ürünü olmadığının belirlenmesine, davayı açmakta hukuki yararı bulunmasına, bono bedelleri üzerinden tazminata hükmedilmesine ve karar tarihi gözetilerek hükmedilen vekalet ücretinin doğru olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-Harçlar Kanunu Genel Tebliği eki (1) sayılı tarifenin A-III-1-e uyarınca işin esası ile ilgili olduğundan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.029,97TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 507,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.522,48‬ TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 26/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog