11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/19165 E. , 2013/17281 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2006/340-2012/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 9., 11. ve 17. sınıfta tescilli bulunan "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının ise müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yararlanmak maksadıyla, marka ile aynı olan "GE GÜLTEN ...+ŞEKİL" ibaresini, müvekkilinin markasının kapsamında bulunan aynı ve benzer olan 9. ve 11. sınıflarda 2005/13445 numarası ile, 35. sınıfta ise 2005/13445 numarası ile tescil ettirdiğini, bu suretle iltibasa neden olduğunu ileri sürerek davalı markalarının hükümsüzlüğü, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların kardeş olduklarını, tarafların birlikte ticaret yaptıkları sırada ... ismini marka olarak tescil ettirmek istediklerini, ancak bunun değişik nedenlerle gerçekleşmediğini, ticari birlikteliğin sona ermesinden sonra davacı ve davalının ... markasını tek başına kullanmaya devam ettiğini, markaların benzemediğini, müvekkilinin markalarını tescil ettirdiği şekilde kullandığını, haksız rekabet koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen üçüncü bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 Sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında benzer olduğunu, davalı markasındaki eklerin ayırt edicilik sağlamadığı, 9. ve 11. sınıfların taraf markalarında ortak olduğu, iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markasının sektörde bilinen bir marka olduğu, 556 Sayılı KHK'nın 8/4. maddesi gereği davalı markasınının 35. sınıfın "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" alt sınıfında kullanılması durumunda, davalının davacının tanınmışlığından haksız istifade edebileceği, davalı markalarının davacı markasının serisi ve türevi olarak algılanacağı, davalı, markalarını 2002 yılından beri kullandığını savunmuşsa da, davalı markalarının 12.04.2005 ve 21.06.2005 tarihlerinde tescil edildiği, işbu davanın 08.08.2006 tarihinde açıldığı, davalının markayı 2002 yılından itibaren kullandığı kabul edilse dahi, dava tarihi ile arasında sadece dört sene bulunduğu, bu sürenin, davacının marka tesciline göre üstün hak sağlamak için yeterli kabul edilemeyeceği davalı tarafından markanın davacı tarafından tescil edildiğinin bilinmesine rağmen gerçekleştirilen tescilin kötü niyet oluşturduğu gerekçesiyle hükümsüzlük talebinin kısmen kabulü ile davalı adına 2005 13445 numarasıyla tescilli bulunan "GE Şekil+Gülten ..." markasının tüm sınıflarda, 2005 25324 numarasıyla tescilli bulunan "GE Şekil+Gülten ..." ibareli markanın da 35. sınıfın "...müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" alt sınıfı yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, davalının markalarının tescilli olduğu bu nedenle kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyecği gerekçesiyle haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davacı markasının 556 Sayılı KHK'nın 8/4 maddesi anlamında tanınmışlığına ilişkin olarak, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunun markanın tanınmış marka olarak kabulüne dair Dairemizin yerleşik kararlarında açıklanan ilkeleri karşılayan ve yeterli bir rapor niteliğinde olduğu kabul edilemez ise de, davacı adına tescilli markanın kapsadığı emtia listesi dikkate alındığında, davalı markasının kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetler bakımından, iltibasa neden olacak derecede benzer tür mal ve hizmetler vasfında olmaları nedeniyle, söz konusu 35. sınıf hizmetler yönünden kararın açıklanan bu gerekçe ile yerinde bulunmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.