T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin eğitim öğretim alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkillerinin şirketin ortağı olduğunu, ortaklık ilişkisinin kurulması amacıyl a... tarihinde o dönem için şirketin tek ortağı konumunda bulunan ... isimli şahıstan %50 hissenin alınmasına yönelik anlaşıldığını, ... tarihinde devir işlemleri gerçekleştiğini şirketin diğer %50 hissesinin o dönem tek ortak konumundaki ... tarafından eşi ...'a yine aynı tarihte devredildiğini, bahse konu özel eğitim kurumunun idari yönden temsili amacıyla, ... Şti.'nin eski ortağı ...'ınkurucu temsilci olarak görev yaptığını, şirkette gerçekleşen hisse devri akabinde gelişen süreçte, şirketin banka hesaplarına erişim için gerekli banka kullanıcı ve imza yetkisi ve şifrelerin, şirketin eski ortağı ... tarafından müvekkillerle paylaşılmadığını, müvekkillerinin her ne kadar bu bilgilerin paylaşılmasını, gerekli yetki devrinin banka nezdinde yapılmasını talep etmişlerse de şirketin diğer ortağı ...'ın gerekli kararları almayı engellemeleri sebebiyle bu yetkilerin ...'dan alınamadığını, müvekkillerinin bunun üzerine, ortaklık ilişkisinde mevcut bulunması gereken güven ilişkisinin kurulabileceği ve söz konusu yetkilerin ortak ... ve eşi ... tarafından şirketin zararına ve ortaklığa aykırı biçimde kullanılmayacağını düşünerek yetki devri hususunu göz ardı ettiklerini, müvekkillere ve eşi ...'a hisselerini devrederek şirketle herhangi bir bağı kalmayan eski şirket ortağı ...'ın, eşi ... yerine şirketin yönetim işleriyle ilgilenmeye devam ettiğini, ...'ın müvekkillerine, ortaklık hisselerini karşılıksız bir şekilde kendisine devretmelerini, şirketin kurucusu bulunduğu özel öğretim kurumunu; söz konusu özel öğretim kurumu nezdinde sahip olduğu kurucu temsilci yetkisine dayanarak okulu kapatacağını ve başka bir işletme açacağını beyan ettiğini, müvekkillerinin bu mesnetsiz yaklaşıma olumsuz cevap vermesi üzerine kendilerine tehditler savurduğunu, bu yaşananlardan sonra, kurumda eğitim öğretimin devam ettiği dolayısıyla öğrencilerin bulunduğu bir saatte, çeşitli insanları okulu kapattıktan sonra yeni açacağı işletme için ölçü almaları aynı zamanda müvekkilleri yıldırmak maksadıyla göndermiştir davalı ...'ın şirkete ve müvekkillerine karşı yükümlü olduğu sadakat borcunu yerine getirmediğini, müvekkillerinden habersiz bir şekilde yaklaşık ... TL'den fazla para transferi gerçekleştirildiğini, söz konusu para transferleri ile davalı ve ...'ın usulsüz ve kanuna aykırı para transferlerine devam ettiğini, şirketi zarara uğrattıklarını, ...'ın, özel öğretim kurumunun kurucu temsilcisi olması yetkisine dayanarak, eğitim öğretimin devam ettiği dönem içerisinde, özel öğretim kurumunun müdürünü sebepsiz bir şekilde işten çıkardığını ve şirketi zarara uğrattığını, ...'ın eşi ve aynı zamanda şirket ortağı ... adına ve fiili olarak onun yetkilerini kullanarak, yetkisi olmayan, hukuka ve usule aykırı, hakkaniyetsiz iş ve işlemlerle müvekkillere karşı pek çok davranışta bulunduğuunu, ...'ında yeri geldiğinde haksız suç duyurusunda bulunma, usulsüz para transferi gerçekleştirme şeklinde ya bizzat bu davranışlara katıldığını ya da şirketin işleyişini durdurarak destek olduğunu, müvekkilleri bakımından işbu ortaklığın artık devam ettirilemez bir hal aldığını, neticeten ... Şti.'ye kayyım atanmasına, müvekkilleri ... ve ...'ın, ... Şti.'nin ortaklığından çıkmalarına karar verilmesine, müvekkillerinin şirketten çıkmaları sonucunda doğacak olan ayrılma akçesi hakkı kapsamında, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL ayrılma akçesinin davalı şirketten alınarak müvekkillerine verilmesine (Davacı ... için ... TL, davacı ... için ... TL olmak üzere), ortaklıktan çıkma talebinin uygun görülmemesi halinde şirketin feshi ile tasfiye işlemlerinin yapılması akabinde müvekkillerinin paylarına düşen miktarın tespiti ile müvekkilerine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği bu sebeple H.M.K. 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı kabul edilmiştir.
Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını bildirdiği, davalı ... vekinin ... tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK.
307.maddesinin "Feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.". HMK.
310.maddesinin "Feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükümleri uyarınca, davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3.Vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
4.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5.Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine,
6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, TARAFLARIN YOKLUĞUNDA gerekçle ikararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/05/2024 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)