11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/17052 E. , 2013/15218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mengen Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.06.2012 tarih ve 2011/279-2012/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, nakliye rizikolarına karşı sigortalı mandalina emtiasının davalıya ait vasıta ile taşınmakta iken 05/10/2010 tarihinde hasara uğradığını, bu hasar karşılığında sigortalıya 23.700,00 TL ödendiğini ileri sürerek 23.700,00 TL’nin ödeme tarihi olan 08/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın esasına cevap vermemiş, eksik hususların giderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının yönetiminde olan aracın davalının tam kusurlu hareketi ile kaza yaptığı, araçta bulunan mandalinanın zayi olduğu, kazanın oluşunda davalının tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 23.700,00 TL'nin dava tarihi 16/12/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava, nakliyat sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekmekte olup, asile yapılan tebligat geçersizdir. Somut olayda, 05.06.2012 tarihli bilirkişi raporu, davalı taraf vekiline değil, davalı asil ...'a tebliğ edilmiştir. Bu durumda, bilirkişi raporunun vekile tebliğinin sağlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.