Esas No
E. 2008/13544
Karar No
K. 2010/8967
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2008/13544 E.  ,  2010/8967 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.08.2008 tarih ve 2007/351 - 2008/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010 gününde davacı avukatı ... tarafından duruşma talebinden vazgeçme isteğini içerir 09.08.2010 tarihli dilekçe verilmiş olup, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin piyasada çeşitleri bulunan balkon camlama sistemlerini geliştirerek, sistemin daha rahat hareket etmesini sağlayan ve yağmur, toz gibi dış etkenlerden koruyarak bir anlamda yalıtım sağlayan toz tutucu kıl fitiller tek ve çift yönlü cam fitiller ile çift kanat uygulamasıyla kanatları birbirine kitleyen bir sistem tasarladığını ve 22.08.2005 tarihinde TPE' ye başvurarak " Katlanır Raylı Balkon Camlama Sistemi" adıyla 2005/03333 nolu faydalı model belgesi alarak adına tescil ettirdiğini, ancak davalının, yeni olmadığı iddiasıyla hükümsüzlük davası açtığı Katlanır Raylı Balkon Camlama Sistemi ile birebir aynı olan sistemle bu kez kendisi, "Cam Cama Katlanır Balkon Kaplama Sistemi" adıyla 08.10.2006 tarihinde TPE 'ye başvurarak kendi adına faydalı model tescili talebinde bulunduğunu, müvekkilinin 23.02.2007 tarihinde dava konusu belgenin verilmesine itirazda bulunduğunu, ancak karşı tarafın itiraz dikkate alınmaksızın belge verilmesi istemi üzerine faydalı model belgesinin davalı adına tescil edildiğini, bu durumda 2005 yılından bu yana müvekkili adına faydalı model olarak tescilli olan ve müvekkile ait olduğu için yeni olmayan bir ürüne davalı adına tescil edilen faydalı model belgesi için de hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu ileri sürerek,davalı adına tescilli olan 2006/04273 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, kararın kamuya ilan yoluyla duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili , açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, dosya kapsamına göre,benimsenen bilirkişi kurulu raporunda, davacı tarafından sunulan delil listesinde ve itiraz dosyasında yer alan tüm belgeler, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/210 esas ve 2007/261 sayılı kararı, bu karara esas alınan 02.05.2007 tarihli bilirkişi raporunda bahsedilen ve dava konusu faydalı model belgesinin yenilik incelemesinde kullanılabilecek tüm dökümanlar, o dava dosyasına sunulan 02.05.2007 tarihli bilirkişi raporunun yenilik incelemesinde kullanılan 2004/00935 Y sayılı faydalı model belgesi, davalının davacı aleyhine açmış olduğu 2006/210 esas ve 2007/261 karar sayılı hükümsüzlük davasında ileri sürülen delil listesinde yer alan dökümanlar ve karşılaştırma içeren yenilik incelemesi tablosu karşısında, davacı tarafından dava dosyasına sunulmuş olan dava konusu faydalı model belgesine en yakın döküman olarak kabul edilmiş olan Dl, D2, D5, D7, D8, ve D9 nolu dökümanların dava konusu faydalı model belgesiyle konuma altına alınmış olan ana sistem -1'in yenilik vasfını ortadan kaldırmadığı sonucuna ulaşıldığı,dava konusu faydalı model belgesinin 2-4 nolu istemlerinin ise, bu istemlerin ana sistem- 1'e bağımlı yazılmış olması ve ana istemin de yenilik vasfına sahip olması nedeniyle yeni olduğu, sonuç olarak TR 2006-04273 Y sayılı faydalı model belgesinin, 551 sayılı KHK' nın 165/b maddesi hükmü uyarınca buluşun ilgili olduğu teknik alanda ki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlilikte, açık ve tam olarak tanımlandığı, KHK'nın 6. maddesinde bulunan patent verilemeyecek konular ve buluşların içerisinde yer almadığı ve usuller ve bu usuller sonucunda elde edilen ürünler ile kimyasal maddeler hakkında olmadığı, 551 sayılı KHK'nın 154 ve 156. maddesi hükmü uyarınca yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle,yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ilişkindir.

Hükme esas bilirkişi raporunda davalı adına tescilli faydalı modelin yenilik incelemesinde kullanılabilecek ve kullanılamayacak dökümanlar, davacı delilleri değerlendirilip belirlendikten sonra, kıyaslamaya elverişli oldukları kabul edilen hükmün 1,2,5,7,8,9 nolu faydalı model tescilleri ile davalının tescili karşılaştırılıp, buna ilişkin bir tablo düzenlenmiştir. Davalı tescilinden önceki tarihli olan anılan delillerin davalı tescili ile aynı konuda ve yakın fonksiyon ve tekniği içeren buluşlar olduğu saptandığı halde, bunların dava konusu faydalı modelin ana istem 1'in yenilik vasfını ortadan kaldırmadığı, 2-4 nolu istemlerinde ana isteme bağımlı yazılmış olması ve ana istemin de yenilik vasfına sahip olması nedeniyle yeni olduğu sonucuna nasıl varıldığı, sonuçta dava konusu modelin yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğuna nasıl ve neye göre kanaat getirildiği rapordan anlaşılamamakta olup, varılan sonucun gerekçeleri ve somut kanıt ve dayanakları yeterince açıklanmamıştır.

Davacı vekili, rapora itirazında tabloda benzerliklerin ve farklıların karşılaştırmalı olarak yazılmasına, rapordaki anlatımdan anılan deliller ile davalı buluşunun aynı olduğu sonucu çıkmasına rağmen, sonuç bölümünün tamamen aksi yönde kaleme alındığını ve kendi içinde çelişen bu raporun hükme esas alınamayacağını bildirmiş olup, mahkemece bu itiraz üzerinde durulmamış ve tartışma yapılmamış, raporun sonuç bölümü esas alınarak hüküm tesis edilmiştir. Bu durumda, mahkemece rapora itiraz üzerinde değerlendirme yapılması, sonucuna göre gerektiğinde ek rapor yada yeni bir rapor alınması gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K551 md.156 K261 md.6
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.