Esas No
E. 2008/13382
Karar No
K. 2010/8995
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2008/13382 E.  ,  2010/8995 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞEN : Şişli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2005/241 Esas sayılı dosyası

Taraflar arasında görülen davada Şişli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2008 tarih ve 2005/432-2008/290 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010 gününde taraf vekilleri duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl ve birleşen davada davalıların sahibi ve kiraya vereni, davacının sigortalısının kiracısı olduğu binaya ait vinç (calaskar) motorunun elektrik tesisatı kablo bağlantı yerlerinde meydana gelen ark sonucu çıkan kıvılcımların kablo izolelerini tutuşturması ile çıkan yangın nedeniyle bazı demirbaş ve emtianın hasara uğradığını, işyerinin yangın sigorta poliçesi ile sigortacısı olan müvekkilince kiracı sigorta ettirene 91.097.974.504 YTL ödeme yapıldığını ileri sürerek, bu meblağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, calaskarın demirbaş olarak kiracıya teslim edildiğini, bunun kullanımından kiracı sigortalının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının sigortalısına kira sözleşmesi ile demirbaş olarak bırakılan calaskarın eklenti niteliğinin bulunduğu ve BK' nun 58 nci maddesi kapsamına girdiği, davalıların bina maliki olarak sorumlu oldukları, calaskarın elektrik tesisatı kablo bağlantı yerinde oluşan ark sonucu yangının çıktığının yangın raporundan anlaşıldığı, zararın 91.097,07 TL olarak belirlendiği, calaskarın kiracının kontrolü altında oluşu, zararın fazlalığı, davalıların müzayaka haline düşme durumu gibi hususlar dikkate alınarak BK' nun 43 ve 44/2 maddeleri uyarınca % 50 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete ve adalete uygun düşeceği gerekçesiyle, Hatip dışında kalan davalılar bakımından davanın kısmen kabulüne, atiye terk edildiğinden davalı Hatip hakkındaki davanın açılmamış sayılasına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Davacı vekili, asıl davanın davalılarından... hakkındaki davayı atiye terkettiğini, 13.06.2006 tarihli orutumda beyan etmiş olup, mahkemece, davası atiye terk edilen bu davalı bakımından davanın açılmamış sayılması gerektiği gerekçede açıklanmış ve bu yönde de karar verilmiştir.

HUMK' nun 185/1 nci maddesinden yasal dayanağını alan davanın geri alınması (davayı takipten sarfı nazar edilmesi), dava açma hakkının ileriye bırakılması ve saklı tutulması amacıyla yapılmakta olup, hakkın özünden vazgeçilmemektedir. Böyle bir beyanın geçerli sonuç doğurabilmesi, davalı yanın buna açıkça muvafakat etmiş olmasına bağlıdır.

Atiye terk beyanı ve buna muvafakat halinde davanın esası hakkında karar vermeye yer olmadığına kararı ile mahkemenin davadan elini çekmesi gerekmekte olup, davanın derdest kalması sözkonusu değildir. Davacı yanın, atiye terkettiği bir davayı yeni bir dava açmadan ayakta tutma olanağı bulunmamaktadır. Davayı takipsiz (müracaata) bırakma bundan farklı olup, HUMK' nun 409 ncu maddesi uyarınca dava 3 ay içinde yeniden inceleninceye kadar dava derdest kalmaya devam eder ve bu süre içinde yenilenmez ise davanın açılmamış sayılması kararı verilmelidir. Takipsiz bırakma için davalı yanın muvafakatine gerek bulunmamaktadır. Bu durumda, asıl davanın davalılardan Habip Bildik' in muvafakat beyanı sağlanmadan bu davalı bakımından davadan el çekilmesi doğru olmadığı gibi, Dairemiz' in 13.12.2004 tarih ve 3157/12200 sayılı, 14.12.2009 tarih ve 2008/8433 E, 2009/12823 K sayılı ilamlarında açıklandığı üzere atiye terk halinde davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve bu hükme ilişkin vekalet ücreti hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemesi de kabul şekli bakımından doğru görülmemiştir. Öte yandan, asıl davanın diğer davalısı İhsan ve birleşen davanın davalıları bakımından dava kısmen reddedildiğine göre, bu davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu noktada olumlu-yada olumsuz bir hüküm kurulmaması nedeniyle de hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen davada verilen hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, davalılar vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 21.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.