12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili, 28/06/2019 tarihinde davalının sigortalısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda yaralandığını, müvekkili, davalı tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi kapsamında davalının teminatında olan tazminatın ödenmesi için davalıya, Sigortacılık Kanunu Madde 97 gereği başvuruda bulunduğunu, davalı sigorta şirketi bu başvuruları doğrultusunda müvekkiline ödeme yapması gerekirken haksız ve hukuka aykırı gerekçeler ile ödeme yapmayarak müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için 19/02/2020 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından başvuruları 2020.E... başvuru numarası ile işleme alındığını, uyuşmazlık hakem heyetine dosya tevdi edildiğini, 06/05/2020 tariihinde başvurularının kabulü ile davacı müvekkiline 188.685,00 TL ödenmesine karar verildiğini, davalı işbu karara itiraz ettiğini, İtiraz Hakem Heyetince uyuşmazlık hakem heyeti kararı incelendiğini, davalının itirazı haksız bularak reddedildiğini, davalı, İtiraz Hakem Heyeti kararını bu sefer temyiz ettiğini, temyiz talebi hatır taşımasından kaynaklı olarak %20 hatır taşıma indirimi uygulanması gerektiği ve vekalet ücretine karşı talebi kabul edilip karar bozulduğunu, bozulan karar doğrultusunda İtiraz Hakem Heyeti bozma kararına doğrultusunda davacı müvekkiline 150.948,00 TL ve fer'ilerinin ödenmesine karar verdiğini, verilen yeni karar yine davalı tarafça itiraz edildiğini, bu itirazı reddedilerek karar onandığını, bu kararda müvekkilinin tazminat talebinin sigorta şirketine başvuru yapıldığı andan itibaren davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak ödenmediği gösterildiğini, davalı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas nolu dosyasına 27/02/2023 tarihinde ödeme yaptığını, Yargıtay ilamından da görüleceği üzere davalının davacı müvekkile temerrüde düştüğü tarih olan 14/02/2020 tarihinden ödeme yaptığı 27/02/2023 tarihine kadar geçen sürede yıllık % 9 yasal faiz ile ödendiğini, davalı tarafından her ne kadar müvekkiline alacağı olan tazminat yıllık % 9 faiz ile ödenmiş ise de 14/02/2020-27/02/2023 tarihinde merkez bankası verilerine göre hesaplanan enflasyon oranı; %177,07 olduğunu, enflasyon oranı dikkate alındığında yıllık % 9 yasal faiz ile müvekkiline ödenmiş olan paranın/tazminatın enflasyon karşısısında değer kaybetmesi nedeni ile işbu yasal faiz ile karşılanamayacak şekilde mağdur edildiğini, davalının, müvekkiline temerrüd tarihinde ödeme yapmaması nedeni ile Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda Anayasa Mahkemesi kapsamında mülkiyet hakkı ihlal edildiğini, Yargıtay kararları ve Borçlar Kanunu madde 105 kapsamında davalının sebebiyet verdiği mülkiyet hakkı ihlali kapsamında olan paranın değer kaybetmesi nedeni ile davalının işbu faizi aşan aşkın (munzam) zararınında karşılanmasının gerektiğini, davalı, borçlar kanunu 105 maddesinde ''alacaklının düçar olduğu zarar geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiç bir kusur isnat edilemiyeceğini ispat etmedikçe bu zararıdahi tazmin ile mükelleftir. Bu munzam zarar derhal takdir olunabilirse hakim, esasa dair karar verir iken bu zararın miktarını dahi tayin edebilir.'' demek sureti ile davalının, müvekkilinin temerrüt faizinin, enflasyon nedeni ile paranın ödeme tarihi ile kat be kat merkez bankası verilerine göre % 177,07 enflasyon karşısında paranın değer kaybetmesinden ötürü temerrüd faizi ile karşılanamayan zararından davalı sorumlu olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin son yıllarda davaların uzun sürmesi nedeni ile yargılama hakkının ve aynı şekilde ülkede yaşanan yüksek enflasyon nedeni ile paranın değer kaybetmesi nedeni ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki bireysel başvuruları değerlendirirken ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon durumunu mülikyet hakkının ihlali olarak gördüğünü, Yargıtay uygulamalarına göre ise munzam zarardan kaynaklanan tazminat borcunun doğması için aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmesindeki kusuru olduğunu, zararın doğmasına yol açan bir kusur ilişkisi aranmaz ve tartışılamayacağını, bu kararlara göre enflasyonist ortamda bireyin parasının değerini sabit tutmak ve kazanç sağlamak için bir çaba ve girişimde bulunması, en azından vadeli mevduat veya kurları devamlı yükselen döviz yatırımlarında değerlendirilmesi olayların normal akışına ve hayat tecrübelerine uygun düşen bir karine olarak kabul ettiğini, bu karinenin varlığı halinde de; öncelikle munzam zarar talep edilen alacakla ilgili temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süredeki enflasyon verilerini gösterir tefe, tüfe-üfe oranları, banka vadeli mevzuat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları ile ilgili getiri bilgilerinin resmi kurumlardan sorulup tesbit edildikten sonra, oluşturulacak munzam zarar hesabı konusunda uzman bilirkişi kurulundan, tahsiline karar verilen davacı alacağının temerrüt tarihinde bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması ve değerlendirilmesi halinde tahsil tarihlerinde asıl alacakla birlikte getirisinin ulaşabileceği miktar ile tahsiline hükmedilen asıl alacak ve bu alacak için temerrüt tarihinden tahsil tarihlerine kadar davacının tahsil edebileceği ve tahsil ettiği faiz miktarı ve toplam miktar ve bu şekilde bulunacak toplam miktarlar arasındaki fark konusunda gerekçeli, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp değerlendirilerek faizle karşılanamayan zarar konusunda sonucuna uygun bir karar verilmesinin gerektiğini, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları doğrultusunda davalının temerrüde düştüğü tarih olan 14/02/2020 tarihi ile 27/02/2023 ödeme tarihi olan işbu sürelerde dikkate alındığında; 14/02/2020 tarihi ile 27/02/2023 tarihi arasında % 177,07 Enflasyon artışı, 14/02/2020 tarihinde 1 dolar 6.0500 TL; 27/02/2023 tarihinde ise 1 dolar 18.8760 TL olup arasında % 212 TL kur artışı, 14/02/2020 tarihinde 1 Euro 6.5560 TL; 27/02/2023 tarihinde ise 1 Euro 19.8950 TL olup arasında % 203 TL kur artışı, 2020 Yılında brüt asgari ücret 2.943 TL olduğu 2023 yılının ilk yarısında da 10.008 TL olduğu görüldüğünde % 240 artış olduğu, diğer yatırım araçlarından olan 14/02/2020 tarihinde 1 THY hissesinin 14,89 TL olduğu; 27/02/2023 tarihinde ise 143,40 TL olup % 863 arttığı taraflarınca tespit edildiğini, bunların dışında menkul, gayrimenkullerde meydana gelen diğer artış oranlarında da ilgili resmi-özel kurumlardan tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili ise 14/02/2020 tarihi ile 27/02/2023 tarihleri arasında yıllık % 9 faizden yaklaşık olarak % 30 yasal faiz ödediğini, bu durumda da ülkede meydana gelen yüksek enflasyon dikkate alındığında paranın değer kaybından dolayı yasal faiz ile karşılanamayan aşkın (munzam) zararı olduğu aşikar olduğunu, müvekkilinin paranın yüksek enflasyon nedeni ile uğramış olduğu değer kaybından kaynaklı olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını, davalı arabuculuk görüşmeleri sonucu da anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının temerrüde düştüğü 14/02/2020 tarihi ile ödeme yaptığı 27/02/2023 tarihleri arasındaki dönemde paranın değer kaybından dolayı davacı müvekkilin uğramış olduğu aşkın (munzam) zararınının 'temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süredeki enflasyon verilerini gösterir tefe, tüfe-üfe oranları, banka vadeli mevzuat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları ile ilgili getiri bilgilerinin resmi kurumlardan sorulup tesbit edildikten sonra, oluşturulacak munzam zarar hesabı konusunda uzman bilirkişi kurulundan, tahsiline karar verilen davacı alacağının temerrüt tarihinde bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması ve değerlendirilmesi halinde tahsil tarihlerinde asıl alacakla birlikte getirisinin ulaşabileceği miktar ile tahsiline hükmedilen asıl alacak ve bu alacak için temerrüt tarihinden tahsil tarihlerine kadar davacının tahsil edebileceği ve tahsil ettiği faiz miktarı ve toplam miktar ve bu şekilde bulunacak toplam miktarlar arasındaki farkın alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tespit edilerek müvekkiline ödenmesi için iş bu davayı açma zorunlulukları doğduğunu, davanın kabulü ile paranın değer kaybının yasal faiz ile karşılanmayan aşkın (munzam) zarar alacağı miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olduğunda arttırılmak üzere; şimdilik 100,00 TL aşkın (munzam) zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap