8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red-Onama Sanık ... hakkında zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması unutulan fuhuş suçundan hüküm kurulabilmesi mümkün görülmüştür. Temyiz isteminin sanıklar hakkında hürriyeti yoksun kılma suçundan verilen beraat kararına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanık ...'ın hakkında verilen beraat kararını temyiz etmesinde hukuki yararın bulunmadığı, katılan mağdur vekilinin ise gerekçeli kararın tebliğ edilmesinden 7 gün sonra kararı temyiz ettiği göz önüne alındığında katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 14.01.2014 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 06.03.2014 tarihli kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 06.03.2014 tarihli kararının katılan mağdur vekili ve sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 25.02.2020 tarihli kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 27.10.2020 tarihli kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, mağdurun beyanının istikrarlı olduğuna, beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanıkların 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük mağdureyi zorla yanlarında tuttukları iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık ...'ın Temyiz İstemine Yönelik Olarak; Sanığın hakkında verilen beraat kararına karşı temyiz isteminde bulunmasında hukuki yararının olmadığı anlaşılmıştır. B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Olarak; Katılan vekilinin tebliğ edilen hükmü, bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Olarak; Mağdur ...'in suç tarihi itibariyle 16 yaşını bitirimiş olduğu, rıza ile sanıkların evinde kaldığı, sanıkların ise yaşı küçük çocuğu yetkili makamları yahut ailesini haberdar etmeksizin yanlarında tuttukları böylece 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan suçu işledikleri anlaşılmış, bu suçta zamanaşımı süresinin aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince sekiz yıl olduğu, sanıkların ilk savunmalarının alındığı 11.02.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilmiştir. V. KARAR A. Sanık ...'ın Temyiz İstemine Yönelik Olarak; Sanığın hakkında verilen beraat kararını temyizinde hukuki menfaatinin bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Olarak; Katılan mağdur vekiline gerekçeli kararın 17.11.2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 26.11.2020 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan mağdur vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Olarak ; Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarih, 2020/233 Esas sayılı kararında katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap