4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin -------- plakalı, -------- marka, --------- model, -------- tip, Kamyonet-Kapalı Kasa cinsi,--------- şasi numaralı aracına 03.01.2023 tarihinde trafikte seyir halinde iken el konulduğu, gerekli araştırmaları yaptıklarında araç için verilmiş olan müsadere kararını tespit ettiklerini, aracı müvekkilinin babası ------- davalının işlettiği --------- davalı ile anlaşarak, 14.12.2015 tarihinde ------ Noterliği'nde düzenlenen ---------- yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile 15.000,00 TL bedel ile nakliye işlerinde kullanmak üzere satın aldığını, daha sonra müvekkilinin babası yaşından ve çalışmak istememesinden ötürü aracı oğlu müvekkile 30.05.2017 tarihinde ------- Noterliği'nde ------- yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile yine aynı 15.000, TL bedel ile sattığını, müvekkilinin bu aracı nakliye işlerinde kullanmak üzere ticari amaç ile satın aldığını, fakat aracın müsadereye konu olup, müvekkilinin elinden alınınca müvekkilinin hem aracından hem de işinden olduğunu ve vergi açılısını kapatıp sigortalı bir işe girip aracıyla nakliye işlerinden kazandığından daha az bir ücrete çalışmak durumunda kaldığını, -------- numaralı dosyada araç için müsadere kararı verildiğini, ceza dosyasından da anlaşılacağı üzere suç tarihinin 14/10/2010 olduğunu ve -------- soruşturma numarasıyla dosya açıldığını, hırsızlık dosyasında ise müsadere kararının 2012 yılında verildiğini fakat son olarak kesin karar -------- Karar numarasıyla 14.07.2016 tarihinde verildiğini, ------- Esas sayılı dosyaya vekaletname sunduğumuzda dosyayı inceledik ve araca el koyulduğunda --------- Plakayla müvekkile üzerine kayıtlı araç aslında -------- şeklinde plakası mevcutken daha sonra plakası değiştirildiğini, dolayısıyla müvekkili aracın noterde devrini alırken herhangi bir şerh veya tedbirle karşılaşmadığını, yani müvekkilinin de babasının da aracı satın aldığında araç için verilmiş müsadere kararının mevcut olduğunu, buna rağmen aracı sattığını, aracın tamamen müvekkilinden alınarak zapt edildiğini, müvekkilinin davacıya bu durumu sözlü olarak anlattığını ve bir çözüme varamadığını, karşı tarafın tacir olduğunu ve müvekkilinin de aracı ticari amaç ile satın aldığını, ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurulduğu, fakat bir anlaşmaya varılamadığını belirterek, davalarının kabulü ile , sonrasında fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak daha sonra ıslah edilmek üzere şimdilik toplam 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak ticari işlere uygulanan en yüksek faiz ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça davaya cevapta bulunulmamıştır. DELİLLERİN İNCELENMESİ GEREKÇE ;Dava haksız el koyma iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir. Ticaret sicil kayıtları, -------- Vergi Dairesi, -------- Vergi Dairesi ve ------- Esnaf ve Sanatkarlar Oda kayıtları celp edilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Mahkemenin görevli olması, HMK 114/1-c maddeye göre dava şartıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK 1. md.). “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.Somut olayda davalı esnaf olup duruşmadaki beyanında halen ev hanımı olduğunu , esnaf kaydının silinmediği için kaldığını beyan etmiştir. Davacı tacir değildir. Davada genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu değerlendirilerek Mahkememizin görevsiz olması nedeni ile HMK 114/1-c delaletiyle 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın