8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/16296 E. , 2024/1410 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın feragat nedeniyle reddine
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 20. Hukuk (Kapatılan) Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 6831 sayılı Orman Kanuna (6831 sayılı Kanun) göre Orman kadastro çalışmalarına 1996 yılında başlanmış, ilan edilerek 16.01.2000 tarihinde kesinleşmiştir. Orman kadastrosu yapılıp ilan edilerek kesinleşmiş olan yerlerde; vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi amacıyla 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla (4999 sayılı Kanun) değişik 9 ncu maddesi kapsamında yapılan çalışmalar da ilan edilerek 07.10.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili Onikişubat ilçesi Kandil mevkii, Pınarbaşı Mahallesi sınırları içerisinde olup; sağında Devlet ormanı, solunda Şeref Purtaş taşınmazı olan yedi dönüm büyüklüğündeki bağın, müvekkillerinin babası tarafından 1985 yılında satın alındığını, o tarihten bu yana dava konusu yerin hem babaları, hem de babalarının vefatından sonra müvekkillerince yaklaşık otuz yıldan beri nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığını, orman sınırları dışında bulunan, orman arazisi sayılmayan yerin Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Hazine ya da üçüncü kişilerle de herhangi bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi gereğince davaya konu bağın, davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemenin 20.11.2015 tarihli ve 2015/212 Esas, 2015/239 Karar sayılı ilamı ile; davacının davasının reddine, davaya konu Kahramanmaraş ili, Dulkadiroğlu ilçesi, Gazipaşa Mahallesi sınırları içerisinde kalan fen bilirkişileri Emre Ceyhan ve Mehmet Yiğit'in 15.05.2015 tarihli raporunda ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 5.772,49 metrekare miktarındaki bağ ve bahçe vasfındaki taşınmazın maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.06.2019 tarih ve 2016/13182 Esas, 2019/3955 Karar sayılı ilamı ile, davacılar vekilinin mahkemece verilen hüküm sonrasında fakat hüküm kesinleşmeden önce mahkemeye sunduğu 23.12.2015 havale tarihli dilekçesiyle davacı vekilince davadan feragat edildiği ve feragat beyanı konusunda karar verme yetkisinin görevli mahkemeye ait olduğu, oluşacak sonuca göre mahkemece karar verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davacılar vekilince 23.12.2015 tarihli dilekçelerinin davadan vazgeçmeye ilişkin olduğu, feragat beyanın sehven yazıldığı gerekçesiyle karar temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.