13. Hukuk Dairesi

Davacı, emlak komisyonculuğu yaptığını, davalının taşınmaz almak için kendilerine başvurduğunu ve 28.11.2012 tarihli “gayrimenkul görme formu”nu imzalayarak yer gösterdiklerini ve 06.12.2012 tarihli “teklif formu” nun imzalandığını, davalının daha sonra bu taşınmazı satın almasına rağmen sözleşmede öngörülen bedeli ödemediğini, alacağının tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıyla aralarındaki tellalık sözleşmesine göre, davalıya gösterdiği gayrimenkulün 1 yıl içinde satın alınmış olması nedeniyle komisyon bedeline hak kazandığını ileri sürmüş; mahkemece ise, taraflar arasında imzalanan “gayrimenkul görme formu” gayrimenkul tellalık sözleşmesi olarak değerlendirilmediğinden, başkaca bir inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ile davalı arasında imzalanan 28.11.2012 tarihli “gayrimenkul görme formu” adı altındaki sözleşme incelendiğinde, alıcının gördüğü gayrimenkulü şahsı, ortağı, kan ve sıhri hısımları vs. sözleşme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde satın alması halinde satış bedeli üzerinden %3 komisyon + KDV komisyon bedeli ödeyeceğinin kararlaştırıldığı ve taraflarca imza altına alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının dayandığı davalı ile yapılan 28.11.2012 tarihli sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 520.( Eski BK.404.) maddesindeki şartlara uygun geçerli bir tellallık sözleşmesidir. Tellallık sözleşmesi, tellal ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşmedir. Öyle olunca davalı, şartların gerçekleşmesi halinde, davacıya karşı sözleşme ile yükümlendiği ücretten sorumludur. Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş, sözleşme geçerli kabul edilmek suretiyle, davaya konu taşınmazın tapu kaydının getirtilerek incelenmesi suretiyle davacının tüm istek kalemlerinin değerlendirilmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 182/son.( Eski BK.nun 161/son) maddesi gereğince tenkisi gerektirecek bir durum varsa bu hususun da değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap