Aramaya Dön

Danıştay 12. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/1240
Karar No
K. 2023/3522
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/1240 E.  ,  2023/3522 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No: 2019/1240
Karar No: 2023/3522
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …'ı temsilen ... Sendikası
VEKİLİ: Av..
KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Türkiye İstatistik Kurumu Gaziantep Bölge Müdürlüğünde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesi uyarınca geçici personel olarak görev yapan davacının, 12/12/2016 tarih ve 2016/9612 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 21 numaralı alt bendinde belirtilen "gerçeğe aykırı kayıt, rapor ve belge düzenlemek" fiilini işlediğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığının … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; olayın hukuki ve maddi gelişimi birlikte değerlendirildiğinde; davacının fiilinin ilgili Bakanlar Kurulu Kararında açıkça belirtilen ''gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek'' fiiline denk geldiği, nitekim dava konusu işlemde de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun disiplin cezalarına ilişkin kısmına atıf yapılmaksızın, Bakanlar Kurulu Kararı'nın ilgili maddelerinden sözedildiği açık olduğundan, davacının görevini sonlandıran sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından yapılan yanlışlığın anket çalışmasını etkilemediği, sehven yaptığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Tesis edilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Davalı idarenin Gaziantep Bölge Müdürlüğünde geçici personel olarak çalışan davacının, 2016-2017 yıllarında yapmış olduğu hane halkı işgücü anketlerinde aldığı telefon numaralarında şüpheli durum tespit edilmesi üzerine yapılan araştırma ve soruşturma neticesinde düzenlenen 04/10/2017 tarihli raporda; davacı tarafından yapılan 10 adet anket çalışmasında hanelere ait olmayan, aynı zamanda geçerliliği bulunmayan telefon numaralarının değişik zamanlarda ilgili hanelere kaydedilmesinin tesadüfi ve karıştırılabilir bir durum olmadığı kanaati oluştuğundan bahisle, 12/12/2016 tarih ve 2016/9612 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Türkiye İstatistik Kurumunda 2017 Yılında Geçici Personel Çalıştırılması ile Kurum Dışından Görevlendirilecek Kamu Personeline İlişkin Usul ve Esasların Belirlenmesi ve Ödenecek Ücretlere Dair Kararın 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 21. alt bendi uyarınca işlem yapılması kanaat ve teklifinin getirilmesi üzerine, teklif doğrultusunda, davacıdan alınan savunma yeterli görülmeyerek sözleşmesinin feshedilmesi üzerine temyizen bakılan davanın açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun birinci maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanunun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı, ikinci sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu Kanunda belirtilen özel hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 4/C maddesinde de geçici personel; "bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir." şeklinde tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesi ile geçici personelin, memurlardan farklı olarak, bir yıldan az süreli sözleşme ile istihdam edilen kamu hizmeti görevlisi olarak kabul edildiği, memuriyet statüsünden farklı bir statü olarak oluşturulduğu, istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, aynı hukuksal durumda olmadıkları için memurlardan farklı düzenlemeler yapılmasının mümkün hale getirildiği, bu yetkinin ise sadece Bakanlar Kuruluna ait olduğu anlaşılmaktadır.

Bu doğrultuda, memurlarla aynı işi yapsalar da 657 sayılı Kanun gereğince statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri Devlet memurlarından farklılık arzeden geçici personelin istihdam koşulları ile ilgili olarak, aynı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak her yıl yayınlanan Bakanlar Kurulu kararlarında, 657 sayılı Kanun'un memurlar için öngördüğü koşullardan farklı düzenlemelere gidilmiştir. Dolayısıyla, 657 sayılı Kanun'un 4/C maddesi ile ilgili uyuşmazlıkların yargı mercilerince çözümünde, 657 sayılı Kanun'un memurlarla ilgili hükümlerini doğrudan uygulama olanağı bulunmamaktadır. Bununla birlikte 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan düzenlemelerin, 4/C maddesi kapsamında görev yapan geçici personel hakkında referans norm olarak uygulanabileceği açıktır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun benzer uyuşmazlıklara ilişkin kararları da bu yöndedir.

Bu açıklamalar kapsamında dava konusu uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varılmakla birlikte, fiillerin yukarıda açıklandığı üzere "referans norm" olarak dikkate alınması gereken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde sayılan ve "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektiren fiil ve haller içerisinde yer almadığı anlaşıldığıdan, davacının "görevini sonlandıran" sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesine gönderilmesine, 15/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.