Esas No
E. 2010/1525
Karar No
K. 2011/10497
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2010/1525 E.  ,  2011/10497 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2008 tarih ve 2006/170-2008/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkil tarafından ticari işletme sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan dava dışı sigortalı işyerinde meydana gelen su basması sonucunda oluşan hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalıya ödendiğini, oluşan hasar nedeniyle bina yönetimi ve maliklerinin sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 5.544 TL’nın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, hasarın bağımsız bölüm içindeki kuyudan taşan sular nedeniyle meydana geldiği ve bina yönetimi ile ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, dosya içeriğinden davacı vekilinin dava dilekçesinde davalıların aynı zamanda bina malikleri olduğunu da bildirdiği anlaşılmaktadır. Buna karşın mahkemece davalıların bina maliki olarak sorumluluklarının bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi bilirkişi raporunda da bu husus aydınlatılmış değildir. Bu durumda öncelikle davalıların bina maliki olup olmadıklarının tespiti ile BK’nun 58. maddesinde düzenlenen ve kusursuz sorumluluk türlerinden olan bina malikinin sorumluluğunu ortadan kaldıran illiyet bağının kesilip kesilmediği olgusu tartışılmalı, bir başka anlatımla, olayda mücbir sebep, üçüncü kişinin ağır kusuru veya zarar görenin ağır kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Mahkemece, değinilen bu hususlar incelenip tartışılmaksızın değinilen gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

########

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog