Aramaya Dön

Danıştay 3. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/3369
Karar No
K. 2023/4597
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/3369 E.  ,  2023/4597 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/3369
Karar No: 2023/4597
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Yayıncılık ve Organizasyon Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2006 ila 2007 yıllarının muhtelif dönemlerine ait amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket adına 2016 yılının Aralık dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı davada, ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, tarhiyat yönünden davanın reddedildiği, özel usulsüzlük cezasının ise kaldırıldığı, bu kararın aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare temyiz isteminin Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 21/02/2013 tarih ve E:2012/10608, K:2013/921 sayılı kararıyla aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle reddedildiği, karar düzeltme isteminin de reddedilerek 12/11/2013 tarihinde hükmün kesinleştiği, (2) no'lu ihbarnamelerin 24/09/2012 tarihinde şirketin bilinen adresinde tebliğ edilememesi üzerine 09/05/2013 tarihli adres tespit tutanağı düzenlenerek 18/11/2015 tarihinde ilanen tebliğ edildiğinin anlaşıldığı olayda asıl borçlu şirketin 24/02/2015 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen silindiği dikkate alındığında, hükmen var olmayan şirket adına yapılan ilanen tebliğin hukuken geçerli olmadığı anlaşıldığından davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda tebligata ilişkin düzenlemelerin, tebliğ yapılmasını sağlamak ve tarhiyata karşı itiraz hakkını güvence altına almak olduğu, ilanen tebliğ edilen ihbarnamelerin ödeme aşamasına geldikten sonra vadesinde ödenmemesi nedeniyle ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, kaldı ki ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmemiş olmasının borcun ortadan kalkması sonucunu doğurmayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Davacı adına, asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamelerinden kaynaklanan 2007 yılının muhtelif dönemlerine ait kurumlar vergisi ve fer’ilerinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emri ile ... Vergi Mahkemesinin … tarih E:…, K:… kararı uyarınca düzenlenen (2) nolu ihbarnameler içeriği katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve fer'ileri ile 2007 yılına ait özel usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla … tarih ve … takip numaralı ödeme emrini tanzim edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dosyaların incelenmesi" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları kurala bağlanarak, idari yargılama usulünde re'sen araştırma ilkesi benimsenmiştir.

Aynı Kanun'un "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin (b) bendinde, davacının ileri sürdüğü olaylar ve hukuki sebepler ile istem sonucunun kararda belirtileceği, (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebeplerin, gerekçe ve hükmün kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmış, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, 101. maddesinde bilinen adreslerin sayıldığı, şirket müdürünün ikametgah adresinin bilinen adresler arasında yer almadığı, 102. maddesinde, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı, aynı maddenin son fıkrasında da adreste bulunamama halinin, komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak süretiyle tespit olunarak merciine iade olunacağı, 103. maddesinde muhatabın adresi hiç bilinmezse, bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilanen yapılacağı, 104. maddesinde ilanın ne şekilde yapılacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlığın, dava konusu ödeme emirlerinin salt 2016 yılının Aralık dönemi için yapılan tarhiyattan kaynaklandığının kabulü suretiyle davaya konu edilen 2 takip numaralı ödeme emrinin 2007 yılına ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı ile kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamelerinden kaynaklanan … tarih ve .. takip numaralı ödeme emri hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaması ve hüküm kurulmaması yargılama usulüne uygun düşmediğinden, Vergi Dava Dairesi kararının bu yönden yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.

Öte yandan, dava konusu 2 takip numaralı ödeme emrinin, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve fer'ilerine ilişkin olarak olayda, şirket adına Aralık 2006 dönemi için yapılan katma değer vergisi tarhiyatı tebliğ edilerek dava konusu edilip bu dava sonuçlandıktan sonra asıl borçlu şirket adına … tarih ve … takip numaralı ödeme emri düzenlenilip tebliğ edilmeden önce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca şirketin 24/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen kaydının silindiği dikkate alındığında, şirket hakkında hukuki varlığı sona ermeden önce tahakkuk etmiş bir borç bulunması şartıyla şirket adına ödeme emri düzenlenmesine dahi gerek olmaksızın kanuni temsilcinin sorumluğuna gidilebileceğinden söz konusu cezalı verginin şirket yönünden tahakkuk edip etmediğinin belirlenmesi önem arzetmektedir.

Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamenin tebliği üzerine dava konusu edilmekle içeriği vergi ve cezanın tahsil işlemleri durmakla birlikte söz konusu davada 19/07/2012 tarihinde verilen ret hükmü, yargılama aşamasında ve kararın verildiği tarihte tüzel kişiliği devam eden şirket hakkında hüküm ifade edecek olup, bu hükmün davalı idareye tebliği ile tahakkuk eden vergi ve cezanın tahsili aşamasına geçilebileceğinden dolayısıyla şirket hakkında ödeme emri düzenlenmesi ve tebliğ edilmesine gerek olmaksızın kanuni temsilci takip edilebileceğinden, Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu 2 takip numaralı ödeme emrinin değinilen kısmının yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde de hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; 2 takip numaralı ödeme emrinin, 2007 yılına ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı ile kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamelerinden kaynaklanan … tarih ve … takip numaralı ödeme emri hakkında hüküm kurulmak, 2 takip numaralı ödeme emrinin, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve fer'ilerine ilişkin kısmı hakkında ise yeniden karar verilmek üzere BOZULMASINA, 15/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Kararda Bulunacak Hususlar'' başlıklı 24. maddesinin (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hükmün kararda belirtileceği; ''Temyiz İncelenmesi Üzerine Verilecek Kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması durumu, kararın bozulması nedeni olarak gösterilmiştir.

Bakılmakta olan davada, davacı adına, asıl borçlu … Yayıncılık ve Organizasyon Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2007 yıllarının muhtelif dönemlerine ait amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emri ile 2 takip numaralı ödeme emrinin 19 numaralı plakasında yer alan 2007 yılına ilişkin özel usulsüzlük cezasıyla ilgili bir inceleme yapılarak Vergi Mahkemesi tarafından hüküm kurulmamıştır. Hukuka uygunluk denetimi yapılmayan 1 takip numaralı ödeme emrine ve 2 takip numaralı ödeme emrinin 19 numaralı plakaya ait amme alacağına yönelik davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Karar bu haliyle davacı yönünden kesinleşmiştir. Bu bakımdan, dava konusu edildiği halde hakkında hüküm kurulmayan bu kısım, hukuka uygunluk karinesinden yararlanacaktır. Açıklanan nedenle, temyize konu kararın, sözü edilen hüküm fıkrasının onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.