6. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... ve müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, (TMK.10. maddesi ile görevli) 18.12.2012 tarihli ve 2012/545 Soruşturma No'lu iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci maddesi delaleti ile 149/1-c-f-g-53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2023 tarihli ve 2014/60 Esas, 2023/135 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d-f-g ve 53 üncü maddeleri uyarınca 13'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 3. Kararın sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.10.2023 tarihli ve 2023/1673 Esas, 2023/2807 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Suçun oluşmadığına, eksik araştırma yapıldığına, 2. Somut delil bulunmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 150 nci maddelerinin uygulanması gerektiğine, 3. Yeterli gerekçe bulunmadığına, İlişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eksik inceleme yapıldığına, mağdurun mahkemede beyanı alınmadığına, mağdurun şikâyetçi olmadığına yönelik beyanlarının dikkate alınmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Mağdur ...' nın 2008 yılı Kasım ayında ...'tan 1000 euro faizle para aldığı, 3000 euro' luk senet verdiği, yüzde 10 faiz ile anlaştıkları, ilk ayın faizini ödediği, bu senedin bir şekilde sanık ...'e geçtiği, sanık ...'in de tahsil için örgüte verdiği, para alınmasının ikinci ayında ...'ın (...) ... Bilgisayar isimli ...'nın işlettiği işyerine gittiği, kendisini ...'in gönderdiğini söyleyip para almaya geldiğini belirttiği, bir kaç gün sonra sanıklar ..., ... ve ...'ın tekrar mağdurun yanına geldikleri, sanık ..., mağdura bu senedin kendisine geçtiğini, tamamını ödemesini belirtip, "ödemezsen iyi olmaz" şeklinde tehdit ettiği, mağdurun borca itiraz edip 1000 euro borcunun olduğunu belirttiği, ...'in "tamamını ödeyeceksin" dediği ancak sonra 2000 euroya düştüğü, bu arada "borçtan düşeriz" diyerek ...'nin 170,00 TL değerinde bir adet telefon aldığı, ayrıca mağdurun 250,00 TL nakit para verdiği, Cuma günü tekrar geleceklerini söyledikleri, belirtilen günde sanıklar ... ve ... ile birlikte ismi belirlenemeyen bir şahsın geldiği, ...'e mağdurun parasının birkaç gün sonra geleceğini söylemesi üzerine ... ve yanındaki şahsa "postaneye gidip kontrol edin" dediği, bu şahıslarla birlikte mağdur postaneye giderken ...'nin bir cep telefonu istediği, bunun üzerine mağdurunda 150,00 TL değerinde bir cep telefonu ve 600,00 TL para verdiği, postaneye gittiklerinde oradaki memurların mağdurun parasının ayın 26'sında geleceğini söylediği, ayın 26'sında mağdurun postaneden 2.700,00 TL parayı çekip sanık ...'nın oteline gittiği, burada ... ile birlikte sanık ... ve ...'nin de bulunduğu, bu şahısların 2.700,00 TL'nin tamamını mağdurdan istedikleri, mağdurun bu kadar borcu olmadığını, arada verdiği paralar ve iki tane cep telefonu alındığını söylediği ancak ısrar ettikleri için ödemek zorunda kaldığı, parayı verdikten sonra ...'nın senedi verdiği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir. 2. Mağdurun olaydan hemen sonra alınan kolluk beyanları ile İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/215 Esas, 2012/285 Karar sayılı dosyasında alınan beyanın birbiriyle ve olayın gelişimiyle uyumlu olduğu tespit edilmiştir. 3. Mağdur ... fotoğraftan yaptığı teşhiste, ..., ... ve ... olarak tanıtan ...'ı teşhis etmiştir. 4. 19.01.2009 günü saat 14.30 sıralarında sanıklar ... ve ...'ın ... Bilgisayar isimli işyerine geldiklerine dair görüntülerin bulunduğu, teknik izleme takip tutanakları ile sabittir. 5. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2009/215 Esas, 2012/285 Karar sayılı dosyasında yargılanan ve hakkında yağma sucundan mahkûmiyet kararı bulunan sanıklar ... ve ...'in tevil yollu ikrarları, iletişim tespit tutanakları, teknik izleme tutanakları dosya içinde mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mağdurun kolluk beyanları ile İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/215 Esas, 2012/285 Karar sayılı dosyasında alınan beyanları, teşhis tutanağı, sanıklar ... ve ...'in tevil yollu ikrarları, iletişim tespit tutanakları, teknik izleme tutanakları ve tüm dosya kapsamından sanıkların eyleminin ... olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Suç tarihi itibari ile nitelikli yağma suçunun konusunu oluşturan 4000 TL değerinde nakit ve mal değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup değer azlığı hükümlerine yönelik kurulan temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Takdiri İndirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri İndirimler" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre "Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir....", şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Mahkemece "Sanıkların suça eğilimli kişilik yapısı nazara alınarak sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde yazılı takdiri indirim hükmünün takdiren uygulanmasına yer olmadığına," şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.10.2023 tarihli ve 2023/1673 Esas, 2023/2807 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap