Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/449 E. , 2023/3938 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların murisi ...'in İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi belediye başkanı olarak görev yaptığı dönemde belediye binası önünde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmesi üzerine, müteveffanın varisleri olan davacılar tarafından, davalı belediye başkanlığının kusurlu olduğundan bahisle maddi ve manevi zarara uğranıldığı ileri sürülerek mütevaffanın eşi ... için 250.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuklarından ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, oğlu ... için 70.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi ve diğer çocuğu ... için 100.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 470.000,00 TL maddi (29/12/2015 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile miktar artırılarak 2.424.602,00 TL) ve 450.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/09/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayın gelişimi yargılama süreci ve hakkaniyet durumu dikkate alınarak Bakırköy 13. İş Mahkemesi'nce alınan ve davalı idarenin %40 kusurlu olduğunu belirten raporun hükme esas alınmasının daha uygun olduğu, maddi zarar hesabı yönünden yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda davacılardan ... ve ... için hükmolunan maddi tazminat tutarı, davalı belediye tarafından adı geçen davacılara ödendiğinden ve kararın bozulması sonucunda geri de alınmadığından, hesaplanan maddi zarardan düşülmesi sonucu destekten yoksun kalma tazminatlarının olmadığına, ... için 1.009,68 TL destekten yoksun kalma tazminatına, ... için 145,06 TL destekten yoksun kalma tazminatına, ... için 22.994,13 TL destekten yoksun kalma tazminatına; manevi tazminat yönünden, olayın özelliği, murisin vefatından önce bulunduğu hukuki statü, çocukların ve eşin yaşadığı ağır elem ve üzüntü dikkate alınarak ve daha önce davacılara İş Mahkemesi Kararına göre ödenen manevi tazminatlar düşülerek ... için 30.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın ... İş Mahkemesi'nde dava açma tarihi olan 04/01/2007 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin, hizmetin işleyişi ve düzenlenişinde kusuru olmasa bile, kusursuz sorumluluk ilkesine göre olay nedeniyle meydana gelen zararı gidermekle yükümlü olduğu, buna göre hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu sonucuna varılan dosyada mevcut 05/03/2019 kayıt tarihli bilirkişi raporu uyarınca destekten yoksun kalma tazminatları; raporda hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatlarından, SGK tarafından bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerleri ile ... İş Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında verilen karara istinaden davalı idarece davacılara yapılan ödemelerin maddi tazminat miktarlarına düşen kısımlarının mahsubu suretiyle, davacı ... için 75.025,81 TL, ... için 2.524,21 TL, ... için 362,64 TL, ... için 57.485,34 TL, ... için 56.712,76 TL olmak üzere toplamda 192.110,76 TL olarak hesaplanmış olup, davacıların talep ettikleri maddi tazminat tutarlarının bu tutarlara isabet eden kısımlarının kabulü ile söz konusu tutarların davalı idare tarafından davacılara ödenmesi, fazlaya dair kısımlarının ise reddinin gerektiği öte yandan, her ne kadar istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına ilişkin faiz başlangıç tarihi ... İş Mahkemesi'nde dava açma tarihi olan 04/01/2007 tarihi esas alınarak belirlenmiş ise de, gerek UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucu edinilen bilgiler, gerekse dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, davacılar tarafından davalı idareye karşı tazminat davasının önce 14/04/2004 kayıt tarihli dilekçe ile ... İş Mahkemesinin E:… sayılı dosyası ile açılmış olduğu, söz konusu mahkemenin kapatılması nedeniyle dosyanın ... İş Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasına 04/01/2007 tarihinde kaydedildiği görülmüş olup, bu haliyle istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın ... İş Mahkemesi'nde dava açma tarihi olan 04/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" ibaresinin "toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın ... İş Mahkemesi'nde dava açma tarihi olan 14.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" olarak düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen düzelterek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacılar tarafından, tazminatlara uygulanacak faizin olay tarihinden itibaren başlatılması gerektiği, manevi tazminatın duyulan elem ve kederi karşılamaya yetecek ölçüde olmadığı, maddi tazminata ilişkin dosyaya bilirkişi raporu sunulmasına rağmen bunun dikkate alınmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, iş mahkemesi kararından sonra davacılara ödeme yapıldığı, ödenmiş tazminatların güncel değerinin dikkate alınması gerektiği, manevi tazminatın fahiş miktarda olduğu, faizin işbu davanın açıldığı tarihten itibaren başlatılması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Davacıların murisi ...'in Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı olarak görevinin başında iken ... isimli bir şahıs tarafından yapılan silahlı saldırı sonucu öldürüldüğü, bunun üzerine davacılar tarafından murislerinin öldürülmesinden dolayı destekten yoksun kaldıklarından bahisle müteveffanın eşi olan davacılardan ... için 37.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 500,00 TL ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı, müteveffanın çocukları diğer davacıların her biri için 2.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 500,00 TL ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı olmak üzere toplam 50.000,00 TL tazminat istemiyle ... İş Mahkemesi nezdinde dava açıldığı ve açılan bu davada sonradan miktar artırım dilekçesi verilerek davacılardan ... için ve ... için istedikleri destekten yoksun kalma tazminatının miktarının artırıldığı ve ayrıca ... için 150.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ise 75.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, mahkemenin kapatılması nedeniyle dosyanın ... İş Mahkemesi'ne devredilldiği, anılan Mahkemece yapılan yargılama sonrasında Mahkeme'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, olayla ilgili sigorta müfettişi tarafından soruşturma sonucu düzenlenen müfettiş tahkikat evrakı ve müfettiş raporu da dikkate alınarak iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiden de kusur raporu alındığı, düzenlenen kusur raporunda, davalı belediyenin %40, müteveffayı vuran şahsın %60 kusurlu olduğu ve müteveffanın kusurunun olmadığının tespit edildiği, bunun üzerine davacıların zararlarının hesabı konusunda bilirkişi raporunun alındığı, düzenlenen bilirkişi raporunda davacılardan ...'in maddi zararının 138.532,38 TL olduğunun, davacılardan ...'in maddi zararının 25.582,12 TL olduğunun belirlenerek bu davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatlarının kabulüne, davacılardan ... ile ... için için maddi tazminat talebinde bulunulmadığına, davacılardan ...'in maddi zararının 59.352,93 TL olduğu hesaplanmış ise de, bu davacının maddi zararının SGK tarafından bağlanan peşin değerli gelirlerle fazlasıyla karşılanmış olduğundan bu davacı yönünden maddi tazminat talebinin reddine ve davacılardan ... için 70.000,00 TL, diğer davacıların her biri için 30.000,00 TL olmak üzere toplamda 190.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği ve davacıların ekonomik geleceklerinin sarsılmasına ilişkin tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, söz konusu karar üzerine davalı belediye başkanlığı tarafından davacılar vekilinin 21/02/2011 tarihli dilekçesi uyarınca 01/03/2011 tarihinde 26.257,25 TL'lik mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin ödendiği ve asıl alacak tutarı da 393.356,19 TL olmak üzere 30/06/2011 tarihinde davacılar vekiline ödendiği, yukarıda anılan Mahkeme kararının, Yargıtay tarafından, dosyaların davalı belediye ve müteveffayı vuran ... isimli şahıs açısından ayrı ayrı görülmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, yine ... İş Mahkemesi'nin … sayılı esasına kayden açılan davanın bu kez takip edilmemesi nedeniyle 20/09/2013 tarihinde reddedildiği, ancak bu kararın da Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile yargı yolunun yanlışlığı gerekçesiyle bozulduğu ve ... İş Mahkemesi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile davalı Belediye Başkanlığı yönünden davanın görüm ve çözümünde idari yargı görevli olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, davacılar ve davalı idare tarafından iş bu kararın temyiz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine işbu davanın açıldığı görülmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: I. Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat ve Faiz Başlangıç Tarihine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın İdare Mahkemesi kararının manevi tazminatın kısmen kabulü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
II. Bölge
İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Dava dosyasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin temyizde onanarak 23/11/2009 tarihinde kesinleşen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile birlikte incelenmesinden; İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesinde belediye başkanı olarak görev yapan davacılar yakını ...'in belediye binasına girmek üzereyken, mülkiyeti Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığına ait büfeyi işleten ve büfenin yargı kararı uyarınca tahliye edilip yıkılmasına kızıp sorumlusu olarak ilçe belediye başkanını gören ... isimli şahıs tarafından ruhsatsız silahla vurulması sonucu 07/09/2002 tarihinde hayatını kaybettiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ilgili kararında da belirtildiği şekilde özetlenen olay nedeniyle "maktulden gelen ve olaya neden teşkil eden haksız bir davranışın söz konusu olmadığı" ve "sanığın görevini yapmasından dolayı devlet memurunu öldürmek suçunu işlediği kanısına varıldığı" ibarelerine yer verilmek suretiyle sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve söz konusu kararın da Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bölge İdare Mahkemesinin, görev yerinde ve görevi nedeniyle, kendi kişisel kusurundan kaynaklanmadan, işlettiği büfenin tahliye edilmesine kızan şahıs tarafından silahla vurulması sonucu öldüğü açık olan kamu görevlisi ...'in yakınlarının bu olay nedeniyle uğradıkları zararların, davalı idarenin, hizmetin işleyişi ve düzenlenişinde kusuru olmasa bile, kusursuz sorumluluk ilkesine göre gidermekle yükümlü olduğu yönündeki değerlendirmesi Dairemizce de isabetli bulunmuştur. Bu bakımdan hükmedilen maddi tazminatın hesaplanmasına yönelik değerlendirmeye geçilmelidir.
Bölge İdare Mahkemesince, her ne kadar davacıların uğradıklarını ileri sürdükleri maddi zararın tespiti amacıyla dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da, bu inceleme sonucunda hazırlanan ve karara dayanak alınan 31/01/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda, müteveffa yaşasaydı bir sonraki seçim dönemi olan 31/03/2004 tarihine kadar belediye başkanı olarak görev yapacağı, bu tarihten sonra ise hissedarı ve belediye başkanı seçildiği döneme kadar sigortalı olarak çalıştığı aile şirketi … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'de tekrar çalışmaya başlayacağı kanaati ile hesaplama yapılmış ise de müteveffanın belediye başkanlığı süresi bitiminde yukarıda bahsi geçen şirkette çalışacağı hususu kesin olmadığından 31/03/2004 sonrası dönemler için davacıların uğradıkları destekten yoksun kalma zararının asgari ücret üzerinden hesaplanarak ortaya konulması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Ayrıca maddi tazminatın hesaplanmasında davacılar yakınının meydana gelen olaydaki kusursuzluğu nedeniyle tazminat hesaplamada kusur indiriminin de yapılamayacağı bu yönüyle % 40 idareye atfedilen kusurun davacılar yakınının kusuruymuş gibi indirime tabi tutulmayacağı açık olup bu yönüyle de rapor hatalıdır.
Öte yandan, yine bilirkişi raporunda, davacılardan ...'in evlendiği 09/07/2006 tarihine kadar müteveffanın desteğinden yararlanacağı yönünde hesaplama yapılmış olup hükme esas alınabilir nitelikte değildir. Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan 29/01/2019 tarihli cevabi yazıda ...'in 01/01/2005 tarihinde işe girmesi nedeniyle gelirlerinin kesildiği belirtilmiş olup yeniden alınacak bilirkişi raporunda ...'in destekten yoksun kalma tazminatı hesabının evlendiği tarihe kadar değil işe başladığı 01/01/2005 tarihine kadar yapılması gerektiği de açıktır.
Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamakta olup, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenecek rapora göre davacıların maddi tazminat istemleri hakkında yeni bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2.Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen düzelterek reddi yolundaki temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA, manevi tazminat ve faiz başlangıç tarihine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4.Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.