Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
30.04.2024 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 3095 sayılı kanun uyarınca işleyecek faizi ile birlikte müvekkil şirket'e ödenmesine, davalının borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı- karşı davacı vekili esas davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanca (maksatlı olarak) açıklanmamış olmakla birlikte müvekkilimiz / davalı şirket ile davacı arasındaki hukuki ve ticari ilişki 9 (dokuz) adet fatura yahut sadece bu faturaların ilişkin olduğu 2 (iki) aylık süreçle sınırlı bir ilişki olmayıp Müvekkilimiz / davalı şirket ile davacı arasında, Müvekkilimiz şirkete davacı şirket tarafından 21.02.2007 Tarihinde iletilen distribütörlük niyet mektubu ile başlayan, 01.01.2013 tarihinde akdedilen acentelik & Distribütörlük anlaşması ile devam eden ve 22.10.2018 tarihine dek devam eden bir hukuki ve ticari ilişki söz konusu olduğnuu, Müvekkil davalı şirket ile davacı arasında 10 (on) yılı aşkın süre boyunca devam eden ve son olarak (sözleşmenin 4/1 maddesi hükmü dairesinde) 01.01.2019 tarihine dek uzamakla bu tarihe dek geçerli olan bu ilişki, davacı şirket tarafından gerek sözleşme ile belirlenmiş olan usule, gerek ilişkinin kapsam ve niteliğine, nihayet ticari hayatın gereklerine aykırı ve son derece yakışıksız bir biçimde feshedilmiş olup müvekkili şirketin öncelikle USULSÜZ ve nihayet HAKSIZ fesih nedeniyle ciddi maddi ve daha da önemlisi sektördeki itibarının sarsılması nedeniyle manevi zarara uğradığını, Müvekkil şirkete yönelik fesih işleminin akde ve hukuka aykırılığı, müvekkil şirketin bu fesih nedeniyle uğramış olduğu 175.000,00.-Euro olarak hesap edilmiş olan zararının tazmin edilmesi konusunda davacı şirkete 13.09.2019 tarihinde bir ihtarname keşide edilmiş, bu ihtarname faks yolu ile aynı (13.09.2019), ve ayrıca kurye --------- tarihinde davacı şirkete iletilmiş, ancak bu ihtarnamedeki taleplerimiz, ihtamamede belirtilmiş olan 3 (üç) iş günlük sürede ve halen yerine getirilmediğini, müvekkil şirketin 13.09.2019 tarihi ihtarnamesinde belirtmiş olduğu talepleri yönünden mütemerrit olan davacı şirket, müvekkil şirket ile arasında müriakit olup evvelce ve 22.10.2018 tarihinde feshetmiş olduğu (münfesih) sözleşmeye istinaden tanzim ettiği 17.12.2018 ila 17.02.2019 tarihleri arasındaki dönem içerisinde tanzim ettiği 9 (dokuz) adet faturaya istinaden alacak talebinde bulunduğunu, müvekkil şirket ile davacı arasındaki akdin her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olduğu konusunda hukuki tereddüt bulunmaması gerektiğini, davacı yanın, bizzat kendisi tarafından feshedilmiş olan sözleşmeye, münfesih olmasına rağmen dayanmak suretiyle keşide ettiği faturalara dayandırmakta olduğu alacak iddiası usule, yasaya ve mahkemenin kabul ve uygulamalarına aykırı olduğnuu, ayrıca, davacı yanın, alacak konusu ettiği fatura muhteviyatlarının T.T.K. md. 21 /2 hükmü çerçevesinde kesinleştiğine yönelik iddialarının da, taraflar arasındaki sözleşmenin Türk Ticaret Kanunu K3095 md.4/1 HMK md.222