4. Ceza Dairesi 2021/41087 E. , 2024/3162 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Erzincan 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.06.2013 tarihli 2013/245 Esas, 2013/467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a)Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca verilen 11 ay 20 gün hapis cezasının,
b)Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca verilen 5 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümlerin denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle aynen açıklanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği; olayın tanıkları araştırılarak beraat kararı verilmesi gerektiğine, sadece ağız münakaşası ettiğine ilişkindir.
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığa verilen kısa süreli hapis cezalarının gerekçe gösterilmeden adli para cezasına çevrilmemesine ilişkindir. III. GEREKÇE
1.Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması,
2.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı tebligat ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarlı tebligat yapılmadan ve sanığın savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmek sureti ile savunma hakkının kısıtlanması, Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.