12. Ceza Dairesi 2022/4152 E. , 2024/2042 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın gerek esas gerekse usul açısından yasaya aykırı olduğuna, kusur tespitine, alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmesini gerektirecek somut hiçbir delil olmadığına, mesleği şoförlük olan sanığın mevcut delil durumu karşısında 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi hakkaniyete ve hukuka uygun olmadığına, sanık hakkında öncelikle beraat kararı verilmesi, ceza verilmesi durumunda da alt sınırdan ayrılmamasının hukuka uygun olacağına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
alt sınırdan kısmen uzaklaşılarak verilen cezanın yetersiz olduğuna, kazada olası kast söz konusu olduğuna, sanığın işlemiş olduğu fiilin muhtemel bazı neticeleri meydana getirebileceğini öngörüp ve bu neticelerin gerçekleşmesini mümkün ve muhtemel olarak tasavvur etmesine rağmen muhtemel neticeyi kabullenmiş olduğuna, kaldı ki bu tür neticelerin gerçekleşebileceğini öngörmek için; yıllardır şöförlük yapmayan sıradan bir sürücü olmak bile yeterli olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 15:30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki transmikser kamyonla...istikametinden Belediye Caddesi üzerinde meskun mahalde, iki yönlü yolda seyir halindeyken, olay mahalli kavşaktan ... Caddesi tarafına geçmek üzere sağa doğru dönüşe geçtiği sırada, aracının sağ yan ön kısımları ile kaldırımdan karşı tarafa geçmek üzere yola giren ...'e çarpması sonucu ölününe neden olduğu, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine ait 11.06.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonla seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, sağ tarafa dönüşe başlamadan önce yolun sağ kaldırım tarafında bulunan ve yola doğru gelmekte olan yayayı farkettiğinde zamanında aracını durdurarak ilk geçiş hakkını yayaya vermesi gerektiği halde, kontrolsüz bir şekilde dönüşe geçmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak asli kusurlu olan sanık hakkında ilk derece mahkemesince temel cezanın yeterince teşdid uygulanmadan belirlenip belirlenmediği ile katılanların şikayetleri devam ettiği ve zararlarının giderilmemiş olması da dikkate alındığında belirlenen cezanın paraya çevrilmiş olması gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.