11. Hukuk Dairesi 2013/2969 E. , 2013/18320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/09/2012 tarih ve 2011/1542-2012/1135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalının müvekkil şirket nezdinde yönetim kurulu üyesi iken şartlar gerektirmediği ve ayrı bir iş yapılmadığı halde haksız gelir elde etme amacıyla TTK hükümlerine aykırı olarak icra kurulu üyeliği yaptığını,bu nedenle icra kurulu olduğu dönemde kendisine yapılan ödemelerin haksız olduğunu, söz konusu ödemelerin tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu,davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekkilinin icra kuruluna seçilmesi ve maaş alması hususunda müvekkilinin insiyatifinin veya müdahalesinin olmadığını, kendisinin aralarında bulunmadığı yönetim kurulu üyeleri tarafından atandığını, söz konusu dönemde sadece icra kurulu üyesi olduğunu ve görevde kaldığı süre boyunca da haksız olarak ücret almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;davalının davacı şirket yönetim kurulunun 27.07.2009 tarihli kararı ile şirket ana sözleşmesinin 9.maddesine dayalı olarak icra kurulu üyeliğine seçildiği, söz konusu yönetim kurulunda davalının bulunmadığı,TTKnun 319/2 maddesi hükmü dikkate alındığında esas sözleşmede hüküm olduğu takdirde icra kurulu oluşturulmasının mümkün olduğu bundan ayrı olarak icra kuruluna seçildiği dönemde yönetim kurulunda üye olmadığı,daha önceki dönemde yönetim kurulu üyesi olduğu dolayısıyla TTK'nun 332.maddesine aykırı bir durumunda mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.