11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/13051 E. , 2011/14822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2009 tarih ve 2008/562 - 2009/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının güvenlik sistemini kurup yıllık 100 USD karşılığında güvenliğini sağlamayı üstlendiği müvekkiline ait dükkanda 07.11.2008 tarihinde, dükkanın kepenkleri kırılarak içeri girilmek suretiyle hırsızlık yapıldığını, iş yerinden 2 kg değerinde altın ile (1.500) TL nakit paranın çalındığını, sermayesini ve işini kaybeden müvekkilinin çalışamadığı her ay için (1.500) gelir kaybı bulunduğunu, şüpheli durumu süresinde emniyet birimlerine ve müvekkiline bildirmeyen davalının ağır ihmal veya kastı ile hırsızlık sonrası oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik (7.000) TL maddi tazminat ile (10.000) TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, güvenlik sisteminin aynı işyerinde daha önce faaliyet gösteren Kayışoğlu Kuyumculuk firması için kurulduğunu, davacının işyerini devraldıktan sonra müvekkili ile abonelik sözleşmesi yapmadığını, bu bakımdan davacının husumet ehliyetinin bulunmadığını, öte yandan hırsızlık sırasında işyerinin telefon hatlarının kesildiğini, bu halde şirket merkezine uyarı sinyali gelmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki önceki işyeri sahibi ile yapılan abonelik sözleşmesinin 2. maddesinde de telefon hatlarındaki arızalardan müvekkilinin sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı gerekçesi ile, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, güvenlik hizmetinin gereği gibi sağlanmaması nedeni ile işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu oluşan zararın davalı tarafından tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından bahisle davanın husumetten reddine karar verilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 11. maddesinde "Akdin sıhhati, kanunda sarahat olmadıkça hiç bir şekle tabi değildir." hükmü ile kural olarak sözleşmelerde şekil serbestisi benimsenmiştir. Taraflar arasındaki ilişki özü itibariyle hizmet aktinden kaynaklanma olup, yasada hizmet sözleşmesinin geçerliği yazılı şekil kuralına bağlı tutulmamıştır.
Öte yandan, davalı tarafça davacıya güvenlik hizmeti verilmediği ileri sürülmüş ise de, davalı şirketin iş yeri sorumlusu sıfatıyla ...'nın 08.11.2008 tarihli karakol ifadesi içeriği, davacının işyerinin güvenlik sistemi ile ilgili olarak davalı şirket çalışanlarınca düzenlenen 30.07.2008 tarihli servis bakım formu ve davalının Türk Telekom müdürlüğüne vermiş olduğu 15.12.2008 tarihli dilekçesinde davacıdan açıkça, "hizmet vermiş olduğumuz abonemiz" şeklinde bahsetmesi karşısında, olay tarihi itibariyle işyerinin güvenliğinin temini hususunda davalının davacıya hizmet sağladığının kabulü gerekir.Hal böyle iken, işin esasına girilip taraf delilleri toplanmak ve sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.