Esas No
E. 2009/3928
Karar No
K. 2010/10947
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2009/3928 E.  ,  2010/10947 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2007/65 - 2008/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin ürettiği ürünleri, bilhassa baharatları “sanita” markası ile piyasaya sunmak düşüncesi ile TPE’ye tescil başvurusunda bulunduğunu, markanın davalı adına tescilli olması nedeniyle başvurunun reddine karar verildiğini, ancak davalının lokantacılık işi ile iştigal etmekte olup, anılan markayı tescil tarihinden itibaren “her türlü yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” dışındaki mal ve hizmetlerde kullanmadığını ileri sürerek, davalıya ait 28.04.1998 tarih ve 1998/005030 sayılı “sanita” sözcük markası ile yine davalıya ait 04.12.2000 tarih ve 2000/26079 sayılı “sanita” sözcük markasının 556 sayılı KHK’nin 14 ve 42/c maddeleri gereğince 30 ncu sınıf mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı gibi marka üzerinde herhangi bir hakkının da bulunmadığını, müvekkilinin kendisine ait “sanita” markasını 1992 yılından beri aralıksız olarak fiilen kullandığını ve sözkonusu markanın müvekkili tarafından meşhur edildiğini, markanın kullanılmaması gibi bir durumun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu marka ile ilgili olarak kullanmamaya dayalı hükümsüzlük davası açma bakımından hukuki yararının olduğu, davacının faaliyet alanı arasında gıda ürünleri ve baharatların da yer aldığı, davalının “Sanita” ibaresi altında pizza ve köfte gibi yemekler sunan lokanta işletmeciliği yaptığı, sözkonusu markanın baharatlar açısından markasal olarak ciddi anlamda kullanıldığına ilişkin bir kanıtın sunulamadığı,davaya konu markalardan 1998 005030 numaralı marka için tescil tarihinden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar kullanma yükümlülüğünün gerçekleştirilmesi için öngörülen sürenin dolmuş olduğu, ancak 2000 26079 numaralı marka 16.08.2002 tarihinde sicile tescil edilmiş olup, dava tarihi itibariyle kanuni sürenin dolmadığı, bu nedenle sözkonusu markaya yönelik hükümsüzlük isteminin süre koşulu gerçekleşmediğinden reddinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davalıya tescilli 2000 26079 tescil numaralı markaya ilişkin olarak açılan davanın reddine, 98 005030 tescil numaralı marka için açılan davanın ise 30 ncu sınıfta yer alan “baharatlar” (bitkilerin çiçeğinden, tohumundan, dalından, yapraklarından, kökünden, kabuğundan elde edilen toz ve nane halindeki her türlü baharat çeşitleri) şeklindeki emtia bakımından kısmi hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalıya ait “sanita” markalarının 556 sayılı KHK’nin 14 ve 42/c maddeleri gereğince 30 ncu sınıf mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile 98 005030 tescil numaralı marka için açılan davanın 30 ncu sınıfta yer alan “baharatlar” (bitkilerin çiçeğinden, tohumundan, dalından, yapraklarından, kökünden, kabuğundan elde edilen toz ve nane halindeki her türlü baharat çeşitleri) bakımından kısmi hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.Baharat emtiası yönünden davalıya ait 98/005030 tescil numaralı markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de, anılan markanın kapsamındaki emtialar arasında baharatlar bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece kısmen hükümsüz kılınan markanın emtiaları arasında hüküm fıkrasında belirtilen baharat emtiası olmadığından davacının bu marka yönünden açtığı hükümsüzlük davasında hukuki yararı bulunmadığı gibi sözkonusu markanın kapsamında hüküm fıkrasında belirtilen emtia da bulunmadığından mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bu markaya yönelik açılan davanın bu nedenlerle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.