Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/12727 E. , 2023/3991 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem:
Davacı tarafından, bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair 08/11/2017 tarihli kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; teknik bilirkişilik görevi ifa eden davacı hakkında "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, nitelikli yağma, iş ve çalışma hürriyetini ihlal, kişi hürriyetinden yoksun kılmak, kamu kurumu veya niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerini engellemek" suçlamaları ile dava açıldığı ve davanın derdest olduğu, davacıya yöneltilen suçlamalar ve bilirkişilik mesleğinin niteliği göz önüne alındığında davalı idarenin takdir hakkını kullanarak davacıyı listeden çıkardığı, davalı idarenin bir tedbir olarak bu kararı aldığı ve kendisine tanınan takdir yetkisini kötüye kullandığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI:
Davacı tarafından, ceza davası açılmasının suçluluğa karine olamayacağı, ceza davası sonucu beklenmeksizin işlem tesis edilmemesi gerektiği, ceza davasında beraat kararı verilmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, ceza davasında sadece örgüte yardım etmek iddiasıyla yargılandığı, yargılamanın uzun süredir devam ettiği, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: … DÜŞÜNCESİ:.Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Yüksek İnşaat Mühendisi olan ve bilirkişi olarak bilirkişi sicili ve listesinde kayıtlı olan davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … sayılı esasına kayıtlı ceza davasının açıldığının bildirilmesi üzerine İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 02/08/2017 tarihli yazısı ile Bölge Adliye Mahkemesi Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik gereğince davacının yazılı savunması istenmiştir. Davacının 07/08/2017 tarihinde savunmasını sunması üzerine 11/10/2017 tarihinde toplanan İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı tarafından oy birliğiyle verilen … tarih ve … sayılı kararla, davacının bilirkişi sicil ve listesinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından anılan Komisyon kararına karşı yapılan itiraz da 08/11/2017 tarihli kararla reddedilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun "Bilirkişiliğe kabul şartları" başlıklı 10. maddesinde, "(1) Bilirkişilik faaliyetinde bulunacak gerçek kişilerde aşağıdaki şartlar aranır:...
c)Daha önce kendi isteği dışında bilirkişilik sicilinden çıkarılmamış olmak."; "Bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma" başlıklı 13. maddesine, "(1) Bilirkişiler, aşağıdaki şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarılır:
a)Bilirkişiliğe kabul şartlarının kaybedilmesi veya sicile kabul tarihinde gerekli şartların bulunmadığının sonradan tespit edilmesi.
b)Kanuni bir sebep olmaksızın bilirkişilik yapmaktan kaçınılması veya raporun belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmemesi.
c)Bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması.
ç)3 üncü maddede belirtilen temel ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunulması.
d)Bölge kurulu tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunulmaması.
e)Bilirkişilik süresinin dolmasına rağmen süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmaması.
f)Bilirkişinin sicilden çıkarılmayı talep etmesi. (2) Birinci fıkranın (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir."; "İtiraz ve dava hakkı" başlıklı 15. maddesinde, "(1) Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir."; "Yönetmelik" başlıklı 18. maddesinde ise, "(1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler Bakanlık tarafından yürürlüğe konulur." hükümleri yer almaktadır. Anılan maddeye dayanılarak hazırlanıp 03/08/2017 tarih ve 30143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliği'nin "Bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları" başlıklı 38. maddesinde, "(1) Bilirkişilik başvurusunda bulunacak gerçek kişilerde aşağıdaki nitelikler aranır: ...
c)Daha önce kendi isteği dışında sicilden ve listeden çıkarılmamış veya bilirkişilik yapmaktan yasaklanmamış olmak."; "Sicil ve listeden çıkarılma" başlıklı 48. maddesinde, "(1) Bilirkişiler, aşağıdaki şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarılır:
a)Bilirkişiliğe kabul şartlarının kaybedilmesi veya sicile kabul tarihinde gerekli şartların bulunmadığının sonradan tespit edilmesi.
b)Kanuni bir sebep olmaksızın bilirkişilik yapmaktan kaçınılması veya raporun belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmemesi.
c)Bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması.
ç)Temel ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunulması.
d)Bölge kurulu tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunulmaması.
e)Bilirkişilik süresinin dolmasına rağmen süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmaması.
f)Bilirkişinin sicilden ve listeden çıkarılmayı talep etmesi. (2) Birinci fıkranın (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir."; "Listeden çıkarılma usulü" başlıklı 63. maddesinde, "(1) Bölge kurulu, resen veya başvuru üzerine yapacağı denetim ve inceleme sırasında bilirkişi hakkındaki iddiaları ciddi bulması halinde bilirkişiye tebligat yaparak bir hafta içinde yazılı savunma yapmasını ister. (2) Yapılacak inceleme sonucunda 48 inci maddede sayılan sicilden çıkarılma ve yasaklama sebeplerinin gerçekleştiğinin anlaşılması hâlinde uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarılmasına ya da bilirkişinin kalıcı olarak sicilden ve listeden çıkarılmasına karar verilebilir. Karar bilirkişiye tebliğ edilir. (3) Bilirkişinin geçici veya sürekli olarak sicilden ve listeden çıkarılması ile bilirkişilik yapmaktan yasaklama kararına karşı yapılan itirazın bölge kurulunca reddedilmesi halinde, bu karar aleyhine idari yargı yoluna başvurulması durumunda ayrıca yürütmeyi durdurma kararı verilmedikçe ilgili, bilirkişilik yapmaktan el çektirilerek UYAP sistemindeki kaydı pasif hale getirilir. (4) Bu madde hükümleri tüzel kişi bilirkişiler ve bünyesinde çalıştırdığı gerçek kişi bilirkişiler hakkında da uygulanır." düzenlemeleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda izah edildiği üzere; dava konusu işlem, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … sayılı esasına kayıtlı ceza davasının açıldığının bildirilmesi üzerine, kovuşturma konusu fiillerin bilirkişilik görevi ile bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan ve kendisine duyulan güveni sarsıcı tutum ve davranışlar olduğu kabul edilerek tesis edilmiştir. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile 03/08/2017 tarih ve 30143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliğinde; daha önce kendi isteği dışında listeden çıkarılmış olmak bilirkişiliğe kabule engel haller arasında sayılmıştır.
Hukuki niteliği itibariyle hakimin yardımcısı ve danışmanı konumunda bulunan bilirkişinin, kendisine başvurulan özel veya teknik konuda yetkin ve uzman olması, tarafsız bir konumda bulunması, tarafsız bir tutum içinde görüş bildirmesi ve dürüst davranması gerektiği tartışmasız olup; bilirkişilikle bağdaşmayan her hal ve davranışın önceden belirlenmesi de mümkün değildir.
Ancak; bir daha bilirkişilik görevi yapılmasına engel olmak gibi ağır bir sonucu olan bilirkişi listesinden çıkarma işlemi tesis edilirken, işlem ile ulaşılmak istenen amaç arasında adil bir denge kurulması, bir başka deyişle ölçülülük ilkesine uygun davranılması amacıyla, hassas bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Nitekim; 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası ve 03/08/2017 tarih ve 30143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 2. fıkrasında, ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabileceği öngörülerek somut olaya göre ölçülülük ilkesinin gözetilmesine olanak tanınmıştır.
Uyuşmazlıkta; davalı idarece, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan ceza davasına dayanılarak "bilirkişilik görevi ile bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulduğundan" bahisle, davacının bilirkişi listesinden çıkarılmasına karar verilmişse de, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla davacının bilirkişilik görevi ile bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan ve kendisine duyulan güveni sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunduğunun ispatlanamadığı, davacının üzerine atılı suçları işlediği varsayımından hareketle bilirkişi listesinden çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla, hakkında suç işlediğine dair kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmayan ve bilirkişilik görevi ile bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan ve kendisine duyulan güveni sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunduğu salt olarak ceza yargılamasının varlığı gerekçe gösterilmek süretiyle ispatlanamayan davacının, bir daha bilirkişilik listesine yazılmasına engel olacak şekilde bilirkişilik listesinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan; dava konusu işlemin dayanağını teşkil eden ceza davasında … Ağır Ceza Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla davacının beraatine karar verilmiş, bu karara yönelik istinaf başvurusunda bulunulmadığından karar 19/01/2021 tarihinde kesinleşmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2.Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.