8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2023 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası,43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.11.2023 tarihli kararı ile ilk derece hükmü kaldırılarak sanık hakkında Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafinin temyiz isteği; adli ve önleme arama karının olmadığına, olay tutanağında sanığın imzasının bulunmadığına, sanığın eylemi kabul etmediğine, tutanak tanıklarının beyanlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, uyuşturucu madde ve bu maddenin sarılı olduğu poşette parmak izine rastlanılmadığına, ele geçen para ile uyuşturucu maddenin değeri arasında büyük farklılık olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz isteği; mahkeme kararını temyiz ettiğinine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Kolluk görevlilerince yapılan çalışmalar ve elde edilen istihbari bilgiler neticesinde sanık ...'ın elinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulunduğu ve 08.03.2023 tarihinde uyuşturucu maddeyi satacağı yönünde bilgiler elde edildiği, yapılan araştırmalar sırasında sanık ...'ın 08.03.2023 tarihinde ... plakalı aracı ile seyir halinde olduğunun görüldüğü, aracın fiziki takibe alındığı, seyir halindeyken aracın yanına sürücüsü sanık ... yolcu kısmında sanık ...'nin bulunduğu motosikletin yanaştığının, motosikletteki sanıklar ile sanık ...'ın birbirlerine el işareti yaptıklarının, ardından motosikletin önde aracın arkada olacak şekilde seyir etmeye devam ettiklerinin, daha sonra aracın ve motosikletin yol üzerinde durduğunun ve motosikletteki sanıkların aracın yanına geldiklerinin görüldüğü, sanık ...'ın sanık ...'ye pembe renkli bir poşet verdiğinin, sanık ...'ninde sanık ...'a beyaz renkli bez çanta verdiğinin görüldüğü, bunun üzerine görevlilerce sanıkların durdurulduğu, bu sırada sanık ...'nin pembe renkli poşet ile kaçmaya başladığı, kaçtığı esnada elinde bulunan pembe renkli poşeti yırtarak içerisindeki renkli olduğu görülen hapları saçmaya başladığı, pembe renkli poşeti tamamen yere atarak kaçmaya devam ettiği ve yakalandığı, sanıklar ... ve ...'ninde araçları başında yakalandıkları, akabinde sanık ...'nin saçtığı haplar kontrol edildiğinde çok sayıda çeşitli renklerde ve şekillerde renk, koku ve görünüm itibariyle ekstazi haplar olduğunun görüldüğü, hapların toplanarak muhafaza altına alındığı, sanık ...'ın aracı kontrol edildiğinde aracın ön yolcu paspası üstünde, üzerinde beyaz-pembe renkli bez çanta içerisinde görünür vaziyette yüklü miktarda para olduğunun görüldüğü ve muhafaza altına alındığı, muhafaza altına alınan hapların yapılan sayımında toplamda 1400 adet ekstazi hap olduğunun tespit edildiği, sanık ...'ın aracında ele geçen paranın toplamda 34.100,00 TL olduğunun tespit edildiği, Ele geçirilen maddelerin yapılan incelemesi sonucu 21.03.2023 tarihli uzmanlık raporuna göre, 51 adet tabletten numune alınarak gönderilen toplam net ağırlığı 2,34 gram olan pembe renkli, kalp şeklindeki 5 adet tabletin MDMA içerdiğinin, 741 adet tabletten numune alınarak gönderilen toplam net ağırlığı 2,1 gram olan yeşil renkli, üçgen şeklindeki 5 adet tabletin MDMA içerdiğinin, 599 adet tabletten numune alınarak gönderilen toplam net ağırlığı 2,1 gram olan turuncu renkli, kalp şeklindeki 5 adet tabletin MDMA içerdiğinin, 9 adet tabletten numune alınarak gönderilen toplam net ağırlığı 2,19 gram olan turuncu renkli, dikdörtgen şeklindeki 5 adet tabletin MDMA içerdiğinin tespit edildiği, sanık ...'ın suça konu uyuşturucu maddeleri yakalanma anına kadar ticari amaçla bulundurduğu kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanığın müsnet suçu tekrar birden fazla kişiye karşı işlediği anlaşıldığından TCK'nun 43/2. maddesi gereğince cezasında 1/4 oranında arttırım yapılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Tüm uyuşturucu dosyalarının temelini oluşturan ve resmi belge niteliğine haiz olay tutanağı içeriğinin imzacıları tarafından doğrulanmış olması ve tutanak içeriğinden alışverişin görüldüğünün anlaşılması ve ele geçen 1400 adet hapların miktarına göre tüm sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarının ayrı ayrı sübut bulduğu kabul edilmekle mahkumiyetine karar verilmiş, Sanık ... yönünden zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, olay tutanağı içeriğine göre elindeki uyuşturucuyu parçalara ayırıp diğer sanıklar ...ve ...'a ayrı ayrı satış yapmadığı ve parasını bir seferde aldığı için tek eylemi olduğundan hakkında, TCK'nın 43 üncü maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hatalı bulunarak duruşma açılmış ve ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Olay tutanağı, Aydın Kriminal Jandarma Laboratuvarı rapor içeriği, sanık savunmaları, tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunarak hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.11.2023 tarihli ve 2023/2813 Esas, 2023/4714 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın