1. Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafiileri İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 25.10.2023 tarihli ve 2023/3311 Esas, 2023/6507 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KD-2023/30080 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında alt ve üst sınırlar arasında makul oranda indirim yapılması gerektiğinden bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiilerinin temyiz istemlerinin kabulüne karar verilerek hükmün haksız tahrik yönünden bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Dosya içeriğine göre; olay günü sanığın babasının hayvan otlatma meselesi sebebiyle tartıştığı ...'in yeğenleri ve oğullarını olay yerine çağırması üzerine maktulün de bulunduğu kalabalık grubun sanık ve babasının ikamet ettikleri çadırın önüne kalabalık grup halinde gelerek sanık ve babası ... av tüfeği ve sopalarla saldırdıkları, kendisine ve babasına yapılan haksız söz ve davranışlar üzerine sanığın elindeki sopa ile baş bölgesine birden çok kez vurarak maktulü öldürdüğü, olay yeri raporlarına göre sanığın ikamet ettiği çadırın üzerinde çok sayıda saçma izlerinin bulunduğu ve sanık ile babası ... hakkında tanzim olunan adli raporlara göre saçmaların kendilerine isabet ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut ve tahrikteki etki-tepki dengeleri birlikte değerlendirildiğinde, 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile yapılan uygulama sırasında makul düzeyde bir ceza tayini yerine üst sınıra yakın şekilde 17 yıl hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu üzere sanığın atılı suçu işleyip işlemediğine ilişkin ön sorun olması nedeniyle yapılan incelemede; üye ...'in sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oy çokluğu ile sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğuna karar verilmiş ve esas incelemesine geçilmiştir. 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu üzerine haksız tahrik indirim oranına ilişkin yapılan incelemede; Başkan Vekili ... ve üye ...'ın itirazın reddi ile hükmün onanması gerektiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 25.10.2023 tarihli ve 2023/3311 Esas, 2023/6507 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin haksız tahrik indirim oranına yönelen temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/3265 Esas, 2022/2583 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanık ... hakkında maktul ...'e karşı kasten adam öldürme suçundan açılan Kamu davasında yerel mahkemece sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına dair verilen karar Erzurum ... Ceza Dairesi tarafından onaylanmış, bu kararın temyizi üzerine de yine Dairemizin çoğunluğu tarafından ... Ceza Dairesi kararı doğru görülerek onaylanmıştır. Dosya kapsamı ve delil durumuna göre sanık ...'nın müsnet suçun işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin yeterli ve cezalandırılmasını gerektirir inandırıcı deliller bulunmadığı kanaati ile dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifiz. Şöyle ki; Aynı köyde yaşayan Kuba sülalesinin büyüklerinden ... ile ... ailesinin büyüklerinden ... arasında yaylada hayvan otlatma meselesinden tartışma ve kavga çıkmış bu tartışma ve kavgayı köyde tanıklar ... ve ... ayırmışlar, ... aracıların barıştırmasını kabul etmiş ancak ... barışmaya razı olmayarak ilçe merkezinde bulunan yeğenleri ve akrabalarını bulundukları yaylaya çağırmıştır. ...'in yakınları yanlarında arkadaşları tanık ... da olduğu halde yaylaya gelmişler ve ... ailesi birlikte sopa ve ateşli silahlarla ... ile tartışan ...'nın çadırının önüne gelerek çadırına ateş etmişlerdir 1. olayı ayıran tanıklar ... ve ... kavgayı önlemeye yönelik yine araya girmiş ve Abdusselam Kuba'yı çadırına sokmuş ancak ... ailesinden olan sanık ... çadırın içine girmeden ... ailesinden sopalı 4 kişinin ortasında kalmış ve darp edilmeye başlanmıştır. Bu sırada tanıklar ... ve ... tarafları ayırmaya çalışmışlar ancak kavga sırasında ... maktul ... kafasına aldığı 2 darbe sonucu hayati tehlikeye geçirmiş ve daha sonra da vefat etmiştir. Dosya kapsamına göre Kubalardan ... ile ... dört kişi olay sırasında kavga etmektedir. Olay yerinde ... sülalesinden birden çok kişi Kubalardan ise sadece sanat ... ile ...'in arkadaşı olup, olay mahalline ... ile aynı araçla gelen tanık ... bulunmaktadır. Yerel mahkeme tanık ...'ın beyanına itibar ederek onun hazırlık beyanları doğrultusunda sanık ...'nın sopayla maktulün kafasına vurduğunu kabul edip mahkûmiyetine karar vermiştir. ... ailesinden Murat'ın arkadaşı olup onunla beraber yaylaya gelen tanık ...'dan ziyade 1. ve 2. olayda tarafları ayıran tanıklar ... ve ... tarafsız olup bu iki tanık olay tarihinde kolluğa el yazısıyla verilen ifadede birinci olayı ayırdıklarını ancak ...'in barışmaya razı olmadığını bu nedenle yakınlarını çağırdığını ve ... ailesinden birkaç aracın yaylaya geldiğini ve Kubaların çadırına ateş etmeye başladıklarını kendilerin tarafları yine ayırdığını ve ...'yı çadıra soktuklarını ancak ...'yı çadıra sokamadan ... birkaç kişi sopayla ...'yı darp etmeye başladığını bu sırada ...'nın elinde sopa olmadığını gördüklerini söylemişlerdir. Bu ana kadar her iki tanık da aynı mahiyette ifade vermişler bu andan sonra tanık ... ... beyaz gömlekli olan kişinin geri çekilirken yanlışlıkla maktule vurduğunu gördüğünü tanık ... ise yine ... bir kişinin yanlışlıkla maktule vurduğunu beyan etmiştir. Tüm dosya kapsama birlikte değerlendirildiğinde yerel mahkeme sanık hakkında mahkûmiyet kararını oluştururken tanık ...'ın tarafsız olduğunu kabul edip beyanını esas almıştır halbuki Tanık ... yaylaya arkadaşı... ile birlikte geldiğini kabul etmiş ve ... ailesi ile birlikte olduğunu kendi beyanıyla ifade etmiştir ancak tanıklar ... ve ... ise dosya kapsamına göre tarafsız tanıklardır ve her iki ailenin kavgasını olay günü iki kez ayırmaya çalışmışlardır. Olay sırasında sanık ...'da sopa olmadığını her iki tanık da söylemiş maktule vuran kişinin ... beyaz gömlekli biri olduğunu yine bu tanıklardan ... açıkça ifade etmiştir, tüm bu deliller birlikte dikkate alındığında sana ...'nın maktulün kafasına sopayla iki kez vurarak öldürdüğüne dair iddia şüpheden öteye gidememektedir. Ancak yerel mahkeme şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı vermesi gerekirken mahkûmiyet kararı vermiştir. Bu kararın Dairemiz tarafından bozulması gerektiği kanaatiyle Dairemizin yerel mahkemenin mahkûmiyet kararını onaylayan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın