Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/872 E. , 2023/4722 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait İzmir ili Aliağa ilçesi … ve … Mahallelerinde bulunan taşınmazlara ilişkin 2020 yılına ilişkin emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ait katkı payı, gecikme zammı ve evsel katı atık toplama bedeli ile bu bedel üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin, evsel katı atık toplama bedeli haricinde kalan kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; her ne kadar davalı idare tarafından, davacı şirketin, 6360 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce de emlak vergisi mükellefi olduğu ve geçici maddedeki düzenlemenin yeni mükellefleri kapsadığı iddia edilmiş ise de, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. bendine göre mükellefiyet konusunda herhangi bir ayrım veya istisnanın bulunmaması, tüzel kişiliği kaldırılan köyler için, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) alınmayacağının açıkça belirtilmiş olması ve davacıya ait taşınmazın 6360 sayılı Kanun kapsamında köy tüzel kişiliği kaldırılan yerlerden olduğu taraflarca ihtilafsız olarak kabul edilmesi karşısında davacı şirketin tüzel kişiliği kaldırılan köylerde bulunan uyuşmazlığa konu taşınmazlarıyla ilgili, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları ve bunların ferilerinin tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrininin bina vergisi, çevre temizlik vergisi, arsa vergisi, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ait katkı payı, katma değer vergisi ve bunlara ait gecikme zammına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin dava konusu edilen kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emri içeriği katma değer vergisinin, evsel katı atık bedeli üzerinden hesaplandığı, evsel katı atık bedeli ve bu bedel üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin 6360 sayılı Kanun nezdinde bir muafiyete konu olmadığı, 6360 sayılı Kanun’dan önce de emlak vergisi mükellefi olan davacının, uyuşmazlığa konu taşınmazlar bakımından 6360 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanamayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
Davacı şirkete ait İzmir ili Aliağa ilçesi … ve … Mahallelerinde bulunan taşınmazlara ilişkin 2020 yılına ilişkin emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ait katkı payı, gecikme zammı ve evsel katı atık toplama bedeli ile bu bedel üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin, evsel katı atık toplama bedeli haricinde kalan kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun Geçici 2. maddesinde, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; büyükşehir belediye sınırları, İstanbul ve Kocaeli ilinde, il mülkî sınırıdır. Diğer büyükşehir belediyelerinde, mevcut valilik binası merkez kabul edilmek ve il mülkî sınırları içinde kalmak şartıyla, nüfusu birmilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı yirmi kilometre, nüfusu birmilyondan ikimilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı otuz kilometre, nüfusu ikimilyondan fazla olan büyükşehirlerde yarıçapı elli kilometre olan dairenin sınırı büyükşehir belediyesinin sınırını oluşturur. Bu sınırlar içinde kalan köylerin tüzel kişiliği sona ererek mahalleye dönüşür. Bu şekilde oluşan mahallelerin katılacağı ilçe veya ilk kademe belediyesi, büyükşehir belediye meclisince belirlenir. Orman köylerinin tüzel kişiliği devam eder. Ancak ormanlarla ilgili diğer kanun hükümleri saklı kalmak üzere bu köyler imar bakımından büyükşehir belediyesinin mücavir alanı sayılırlar. Bu köylerde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütme görev ve yetkisi ilgili büyükşehir belediyesine bağlı su ve kanalizasyon idaresine aittir." kuralına yer verilmiştir. 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrasında; bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları beş yıl süreyle alınmaz ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi, 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi ile beşinci bendi, 66. maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendi hükümlerinin kanunda belirtilen süre zarfında uygulanmaya devam edileceği, bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücret beş yıl süreyle en düşük tarifenin % 25’ini geçmeyecek şekilde belirlenir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2. maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde de bu fıkra hükmü uygulanacağı düzenlenmiş, fıkranın son cümlesi ise 17/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile kaldırılmıştır. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun "Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi" başlıklı 9. ve 19. maddelerinin c fıkralarında, bina ve arazi vergisi mükellefiyetinin, muafiyetin sukut ettiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı, "Verginin tarh ve tahakkuku" başlıklı 11. ve 21. maddelerinde ise, bina ve arazi vergisinin, ilgili belediye tarafından; dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, 29. maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 6360 sayılı Kanun'un yukarıda anılan maddesi ile, köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde bulunan taşınmazlara, kanunda belirtilen süre zarfında emlak vergisi ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarından muafiyet getirilmiş olup, bu muafiyetten 5216 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesiyle köy tüzelkişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde bulunan taşınmazların da yararlanacağı hükme bağlanmış, 17/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle ise 5216 sayılı Kanun uyarınca köyden mahalleye dönüştürülen yerlerdeki taşınmazlara tanınan muafiyet kaldırılmıştır.
Emlak vergisi mükellefiyetinin, muafiyetin sukut ettiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı ve emlak vergisinin, ilgili belediye tarafından; dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın ocak ve şubat aylarında, 29. maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacağına ilişkin açık Kanun hükmü dikkate alındığında ise, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun geçici 2. maddesi uyarınca köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlere 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası uyarınca tanınan muafiyetin, 17/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile 2020 yılından itibaren geçerli olmak üzere kaldırıldığı, ilk defa 6360 sayılı Kanun kapsamında köyden mahalleye dönüştürülen yerlere tanınan muafiyetin ise 6360 sayılı Kanun'da belirtilen süre zarfında devam ettiği sonucuna varılmıştır.
Bu kapsamda, vergisi uyuşmazlık konusu olan dönem 2020 yılı olduğu için, 6360 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce de büyükşehir belediyesi olan İzmir ilindeki uyuşmazlığa konu taşınmazların bulunduğu Horozgediği ve Bozköy Mahallelerinin, 5216 sayılı Kanun ile mi yoksa 6360 sayılı Kanun ile mi köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürüldüğü hususu önem arz etmekte olup Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı gibi dosya münderecatında bu konuya ilişkin bir bilgi, belge bulunmadığı anlaşılmış olup, Bölge İdare Mahkemesince bu hususun netleştirilerek, uyuşmazlığa konu taşınmazlar bakımından 5216 sayılı Kanun ile 6360 sayılı Kanun kapsamında 2020 yılı vergilendirme dönemini kapsayan bir muafiyetin olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.
Diğer yandan, Bölge İdare Mahkemesince yeniden verilecek kararda, ödeme emri içeriğinde yer almakla beraber dava konusu edilmeyen evsel katı atık bedeli üzerinden hesaplandığı anlaşılan katma değer vergisinin, 6360 sayılı Kanun kapsamında muaf tutulan vergi, harç ve katılım payları arasında yer alıp almadığına yönelik de bir değerlendirme yapılacağı tabiidir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.