Aramaya Dön

Danıştay 9. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/4405
Karar No
K. 2023/3964
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/4405 E.  ,  2023/3964 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No: 2021/4405
Karar No: 2023/3964
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı

(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... End. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... -... sayılı ödeme emirlerinin 2017 yılına ilişkin kısımlarının iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının şirketten ayrıldığı tarihten önceki dönemlere ilişkin takdir komisyonu kararlarına istinaden salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar ve geçici vergiler ile şirketin gerekli bildirimleri yapmadığından kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edildiği, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin de usulüne uygun tebliği üzerine dava konusu amme alacaklarının asıl borçlu şirket nezdinde hukuka uygun olarak kesinleştiği, alacağın cebren tahsili için şirket hakkında malvarlığı araştırması yapılmasına karşın asıl borçlu şirketin herhangi bir malvarlığı bulunmadığı anlaşılarak şirket kanuni temsilcisi davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği, idare tarafından işletilen takip ve tahsil sürecinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da öngörülen usule aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla davacının kanuni temsilci olduğu 2017 dönemi için tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu; ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2017 yılı borçlarına ilişkin kısmı açısından, ödeme emrine konu 2017 yılı özel usulsüzlük cezası, vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve gecikme faizinin, asıl borçlu şirketin 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesini vermemiş olması dolayısıyla takdire sevk edilerek, 2017/Temmuz-Eylül dönemi geçici vergi beyanı dikkate alınarak takdir edilen matrah üzerinden yapılan 2017 yılı kurumlar vergisi tarhiyatı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin olduğu, 26/01/2018 vadeli damga vergisi borcunun, süresi içerisinde verilen 2017/Aralık dönemi katma değer vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk ettirildiği, ayrıca 2017/Temmuz-Eylül dönemi 01/04/2018 vadeli gecikme zammı borcunun da davacıdan tahsili yoluna gidildiği, 2017 yılına ait kurumlar vergisi beyanname verme döneminde asıl borçlu şirkette kanuni temsilcilik görev ve yetkisi bulunmayan davacının, şirketin beyanname vermemesinden kaynaklanan ceza ve tarhiyatlardan kaynaklı borçlardan ve davacının kanuni temsilciliği esnasında süresi içerisinde verilen beyannameye istinaden doğan ancak vade tarihi itibariyle davacının kanuni temsilciliği bulunmayan borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, yine davacı, kanuni temsilcilik döneminde beyan edilen verginin vadesinde ödenmemesi nedeniyle hesaplanan gecikme zammı tutarının, asıl vergi borcunun vade tarihi ile davacının kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı tarih arasına tekabül eden kısmının ödenmesinden sorumlu olmakla birlikte, bu görevini bıraktığı tarihten itibaren yerine getirmesi gereken bir ödevin varlığından bahsedilemeyeceğinden gecikme zammının, davacının görevde olmadığı tarihlere tekabül eden tutarlara ilişkin kısmından sorumluluğunun bulunmadığı, diğer bir deyişle mevcut ödevlerini yerine getirmemesinden kaynaklı bir borç bulunmaması dolayısıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin bahsi geçen borçlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, bir kısmı davacının sorumluluk dönemine isabet eden gecikme zammı borcu açısından ise, 22/02/2016 tarih ve 7259 sayılı Vergi İncelemelerinde Uygulama Birliği Sağlama ve Koordinasyon Genelgesinin 2.5. maddesinin, münhasıran komisyon geliri elde edildiği gerekçesiyle yapılan tarhiyatların kesinleşmesi sonrasında mükellefler hakkında daha önce yapılan tarhiyatların terkin edilmesi gerektiği yönündeki hükmü uyarınca, davacı şirket hakkında ileriki tarihlerde yapılan vergi incelemelerine istinaden münhasıran sahte belge düzenleme fiili dolayısıyla elde edildiği belirtilen komisyon geliri üzerinden aynı dönemlere ilişkin olarak yapılan tarhiyatların kesinleşmiş olması nedeniyle, önceki tarhiyatların terkini gerektiğinden, davacının sorumlu tutulabileceği bir borcun varlığından bahsetme imkanı bulunmadığı; ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2017 yılı borçlarına ilişkin kısmı açısından, asıl borçlu şirketin kurulduğu 2014 yılından itibaren kanuni temsilcisi olan ve 24/01/2018 tarihinde tescil edilip 30/01/2018 tarihinde ilan edilen 23/01/2018 tarihli kararla hisselerini devrederek kanuni temsilcilik görevinden ayrılan davacı adına sorumluluk dönemine ilişkin tarhiyatlara dair borçların tahsili amacıyla düzenlenen kısım açısından dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğu, ancak 2017 yılı kurumlar vergisi ve 2017/Ekim-Aralık dönemi geçici vergi beyanname verme dönemlerinde asıl borçlu şirkette kanuni temsilcilik görev ve yetkisi bulunmayan davacının, görevde olmadığı dönemlere ilişkin ödevlerin yerine getirilmemesinden doğan borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla bahse konu ödeme emrinin 2017 yılı ile 2017/Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin ilgili beyannamelerin verilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarına dair kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmının kaldırılmasına, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin dava konusu kısımları ile aynı tarihli 3 sayılı ödeme emrinin özel usulsüzlük cezalarına ilişkin dava konusu kısımlarının iptaline, anılan ödeme emrinin re'sen tarhiyat ve ferilerine dair dava konusu kısmı bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarece yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin reddine,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.