6. Ceza Dairesi

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hırsızlık suçundan sanık ...’ın 6 ay hapis cezasına ve verilen cezanın TCK.nın 50/1-c maddesi uyarınca eğitim kurumuna devam etme tedbirine çevrilmesine, ayrıca 5395 sayılı ÇKK.nın 5/1-a maddesi uyarınca hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve sanığın eğitim kurumuna devam etmesine ilişkin tedbir kararının infazı için İzmir Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğüne gönderildiği; Anılan Müdürlükçe, sanığın uyarılara rağmen denetleme planına uymadığı gerekçesiyle infaz evrakının 10.3.2010 günlü üst yazı ekinde Mahkemesine iade edildiği; Mahkemece dosya üzerinden, 26.04.2010 günlü kararla, TCK.nın 50/6. maddesi uyarınca sanık hakkındaki 6 ay hapis cezasının günlüğü 20 liradan 3.600 TL adli para cezasına çevrilerek infazına karar verildiği, anılan ek kararın tebliğ edildiği sanık savunmanının 7.6.2010 günlü itirazı üzerine, Mahkemece aynı günlü ek kararla itirazın reddine ve itiraz hususunda karar verilmek üzere dosyanın nöbetçi ağır ceza mahkemesine gönderildiği; İtirazı inceleyen İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı tarafından 10.06.2010 günlü verilen kararda “CMK.nın itiraz olunabilecek kararlara ilişkin 267. maddesinde “hakim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir” hükmüne göre tüm hakimlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebileceği, mahkeme kararlarına karşı itirazın ise sadece yasanın açıkça gösterdiği hallerde mümkün olduğu; … suça sürüklenen çocuğun bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine mahkemece " 6 ay hapis cezasının TCK. 50/1-a ve 52/2 md gereğince 3600 TL adli para cezasın çevrilmiş olmasına göre bu kararların itiraza bağlı olduğuna ilişkin özel yasa hüküm mevcut değildir” gerekçesiyle “Mahkemece paraya çevrilen 6 ay hapis cezasının temyiz yolu açık olup, itirazen incelenmesi mümkün olmadığından Mahkememizce hüküm verilmesine yer olmadığına” karar verilerek dosya incelenmek üzere Dairemize gönderilmiş ise de; TCK.nın 50/6-7. maddesinde yer alan “ (6)Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz. (7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir.”; hükmü ile, 5275 sayılı Yasanın 98. maddesinde yer alan “(1) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir. (2) 16 ncı madde gereğince cezasının ertelenmesi isteminin reddi hâlinde de aynı hüküm uygulanır. (3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.” Aynı Yasanın 101. maddesinde yer alan “(1) Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir. (2) 99 uncu madde gereğince cezaların toplanması gerektiğinde, bu hususta hüküm vermek yetkisi, en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkemeye, bu durumda birden çok mahkeme yetkili ise son hükmü vermiş olan mahkemeye; hükümlerden biri doğrudan doğruya bölge adliye mahkemesi tarafından verilmiş ise, bölge adliye mahkemesine, Yargıtay tarafından verilmiş ise Yargıtaya aittir. (3) Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan başka mahkemeler tarafından verilmiş olan bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.” Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemece TCK.nın 50/6. maddesi uyarınca verilen kararların, 5275 sayılı Yasanın 101/3. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olduğunun anlaşılması karşısında, sanık savunmanının itirazını incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 15/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap