Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2552 E. , 2023/3787 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: … Nakliyat Hafriyat Tem. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 31/10/2014-22/09/2015 tarihleri arasında ... Nakliyat Hafriyat Tem. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin kanuni temsilcisi olduğu, şirket hakkında yapılan vergi incelemesi neticesinde … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporu düzenlendiği, dava konusu ödeme emri içeriği borçların, şirket hakkında davacının kanuni temsilcisi olduğu 2015 yılına ilişkin düzenlenen söz konusu vergi inceleme raporuna istinaden şirket adına salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile gecikme faizleri olduğu ve bunlara ilişkin şirket adına vergi/ceza ihbarnameleri düzenlenip usulüne uygun tebliğ edildiği, vergi borçlarının süresinde ödenmemesi üzerine ödeme emri düzenlenerek elektronik ortamda usulüne uygun tebliği üzerine dava konusu amme borçlarının asıl borçlu şirket nezdinde hukuka uygun olarak kesinleştiği, alacağın cebren tahsili için şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılmasına karşın şirketin mevcut mal varlığından ilgili vergi borçlarının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, şirket kanuni temsilcisi davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, idare tarafından işletilen takip ve tahsil sürecinin 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanunda öngörülen usule aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla davacının şirket kanuni temsilcisi olduğu döneme ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda; davacının, ticaret siciline 08/10/2015 tarihinde tescil edilen 22/09/2015 tarihli genel kurul kurulu kararı ile hisselerinin tamamını devrederek ortaklık ve müdürlük görevinden ayrıldığı şirket için, davacının ortaklık ve müdürlük görevinden ayrıldıktan sonra 20/02/2018 tarihinde şirkete tebliğ edilen defter belge ibraz yazısına rağmen 2015 takvim yılı yasal defter ve belgelerinin mücbir sebep hali olmaksızın ilgili dönemde şirketi temsile yetkili temsilci tarafından incelemeye ibraz edilmemesinden doğduğu, bu durumda, şirket ortaklığı ve temsilcilik vasfının sona ermesinden sonraki bir tarihte yeni yöneticilerin defter belge ibraz etmeme eylemi dolayısıyla katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek yapılan tarhiyatta, vergisel ödevlerin yerine getirilmesi hususunda yetkisi bulunmayan davacının vergisel ödevlerin yapılmamasında kasıt ve ihmalinden bahsetmeye olanak bulunmadığından, kanuni temsilci olduğundan bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin muhtelif dönemlere ilişkin vergi borçlarının tamamen veya kısmen tahsil edilemediği, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin dava edilmeksizin kesinleştiği, şirketin mal varlığı bulunmaması sebebiyle kanuni temsilci sıfatıyla davacıya tebliğ edilen ödeme emrinin mevzuata ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.