12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kural olarak Dekont ile gönderilen parada herhangi bir açıklama yazmadığında bu paranın Borç ödemek İçin gönderildiğinin Genel Hükümler çerçevesinde kabul edilmekte olduğunu, Davacının gönderdiği dekont açıklamasından da görüleceği üzere herhangi bir Mal Alım/Satım, avans veya ön ödeme yapılmamış olup, Müvekkili Şirket Borç ödemesi kapsamında para gönderilmiş olduğunu, Bu borcun Müvekkili tarafından davacının ortakları olduğunu beyan ettiği ---- tarafından teslim alınan ------ Nolu İrsaliyeli Faturaya konu bedel olduğunu, dolayısıyla Davacının Müvekkili Şirketle hiçbir ticari ilişkisi bulunmayıp, kendisine sebepsiz yere 200,000.-TL göndermesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağından ortağı olan --- gönderdiğinin kabulünün gerekmekte olduğunu, ------- Davacının arasındaki ortaklık ilişkisini Hukuk kurallarını kullanarak Müvekkili Şirketi dolandırmaya çalışmalarının yakın zamanda yapılacak suç duyurusuna konu olup, Dosya numarası belli olduğunda Mahkemeden celp edilmesinin talep edileceğini, müvekkili şirket ile -------, satışı ve teslimi hususunda görüşme gerçekleştirilerek, tarafların söz konusu ürünler karşılığında 200.000.-TL ödeme yapılması durumunda ürünlerin teslim edileceğini kararlaştırdıklarını,----- tarafından bahse kanu ödemenin Davacı ------- tarafından gerçekleştirileceğinin ifade edildiğini, 10.12.2018 tarihinde Davacı tarafından müvekkili şirketin hesabına 200.000.- TL ödeme yapıldığını ve akabinde ------ İrsaliyeli Fatura ile söz konusu ürünlerin dava dışı -------- imzası karşılığında teslim edilmiş olduğunu, daha sonra davaya konu takibin başlatıldığını ve işbu takibe taraflarınca itiraz edildiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında yukarıda teslim edilen ürünleri teslimi dışında başkaca bir iş ilişkisi olmadığını, davacının müvekkili şirketin malları teslim etmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, her ne kadar arabuluculuk aşamasında müvekkili şirketin görüşmeye gitmediği ifade edilmiş ise de, Müvekkili Şirkete ve taraflarına arabuluculuk daveti gönderilmemiş olduğunu, Müvekkili Şirketin İletişim Bilgilerinin davacıda mevcut olduğunu, davacının tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini, davacının davasının haksız ve kötü niyetli olup, yazılı delillerle ispatının gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, ------ sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.a) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap