Aramaya Dön

Danıştay 9. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/815
Karar No
K. 2023/4859
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/815 E.  ,  2023/4859 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No: 2023/815
Karar No: 2023/4859
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Sandığı
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem:

Davacı tarafından, emlak vergisinden ve çevre temizlik vergisinden muaf olduklarından bahisle, davalı belediye sınırları içinde bulunan taşınmazları nedeniyle 2021 yılı için bu vergilerin tahakkuk etirilmemesi talebiyle yaptıkları düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve geçmişte ödenen emlak vergileri ile çevre temizlik vergilerinin yasal faizi ile iadesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararıyla; davacının, 4357 sayılı İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Kanunu kapsamında kurulduğu, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kamu tüzel kişiliği olduğundan bahisle, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu ilgili maddeleri kapsamında muafiyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda, muafiyetlerin tek tek sayıldığı, devlete ait binaların, bina vergisinden, devlete ait arazilerin arazi vergisinden muaf olduğu, davacının, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli I ve II sayılı cetvellerde yer alan genel ve özel bütçeli idare niteliği kapsamındaki kamu idareleri arasında yer almadığı, davacı kurumun kendi kuruluş kanununda sahip olduğu gayrımenkullerin emlak vergisinden muaf tutulduğuna dair açık ve özel bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşıldığından, düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 4357 sayılı İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Kanun'un 11. maddesinde, hükmi şahsiyeti haiz ve Maarrif Vekaletine bağlı olmak üzere İLKSAN adı ile bir sandık kurulacağı, 14. maddesinde, 11 ve 12. maddelerde yazılı sandıkların mevcutları ve alacakları devlet mallarına ait hak ve rüçhanları haiz olduğu, sandığın gelirleri bilumum vergi, resim harçlara tabi olmadığı gibi haciz ve temlik dahi edilemeyeceği, hükmüyle mallarının Devlet malı hükmünde olduğu, sandığın idaresi, işleyiş tarzı ve esasları Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan bir bir ana statü ile tespit olunacağı düzenlemesine yer verildiği, bu durumda, davacının, 4357 sayılı İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Kanunu kapsamında kurulduğu, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kamu tüzel kişiliği olduğundan bahisle, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 4/a maddesinde Devlete ait binaların daimi olarak muaf olduğunun hükme bağlandığı, 4357 sayılı İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Kanununun 14. maddesinde, sandığın mevcutlarının Devlet malı sayıldığı, devlet mallarının da emlak vergisinden muaf olması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, başvurunun yapıldığı yıldan geriye dönük beş yıllık süre içinde kalan 2016 yılı dahil olmak üzere tahsil edilen emlak vergilerinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemde ve anılan işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararınında hukuka uyarlık bulunmadığı, faiz istemine gelince:213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112/4. maddesinin yeniden düzenlenmiş haliyle, vergi idaresince mükelleflerden, 15/06/2012 tarihinden sonra fazla ve yersiz olarak tahsil edilen tutarların 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği düzenlenmiş olduğundan, yasal faiz deyiminden bu madde uyarınca hesaplanacak tecil faizinin anlaşılması gerektiği Danıştay tarafından kabul edildiği dikkate alındığında, tecil faizi oranında faize hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, 2016 yılından itibaren tahakkuk ederek ödenen vergilerin tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle davacıya iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Emlak Vergisi Kanununda muafiyetlerin tek tek sayılma yoluyla belirlendiği, 5018 sayılı Kanun'un 2 sayılı cetvelinde yer almayan davacı sandığın emlak ve çevre temizlik vergilerinden muaf olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Dava dosyasının tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin esasına geçildi.

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY:

Davacı tarafından, emlak vergisinden ve çevre temizlik vergisinden muaf olduklarından bahisle, davalı belediye sınırları içinde bulunan taşınmazları nedeniyle 2021 yılı için bu vergilerin tahakkuk etirilmemesi talebiyle yaptıkları düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve geçmişte ödenen emlak vergileri ile çevre temizlik vergilerinin yasal faizi ile iadesi istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122'nci maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124'üncü maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatası; aynı Kanun'un 116'ncı maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış, 117'nci maddesinde, hesap hatalarının; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer istenilmesi; 118'inci maddesinde de, vergilendirme hatalarının; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hata olduğu belirtilmiştir. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun "Mükellef" başlıklı 3. ve 13. maddelerinde; bina ve arazi vergisinin, taşınmazın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa taşınmaza malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği, "Daimi Muaflıklar" başlıklı 4/a ve 14/a maddelerinde özel bütçeli idarelere (mazbut vakıflar dahil), il özel idarelerine, belediyelere, köy tüzel kişiliğine, kanunla kurulan üniversitelere ve Devlete ait binaların, bina ve arazi vergisinden daimi olarak muaf olduğu, "Mükellefiyetin Başlaması ve Bitmesi" başlıklı 9. ve 19. maddelerinde; emlak vergisi mükellefiyetinin; 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, muafiyetin sükut ettiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı kuralına yer verilmiştir. 19/01/1943 tarih ve 5308 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4357 sayılı "Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler için Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun"un 11.maddesinde; Hükmi Şahsiyeti haiz ve Maarif Vekaletine bağlı olmak üzere (İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı) adı ile bir sandık kurulacağı, 14. maddesinde, 11 ve 12. maddelerde yazılı sandıkların mevcutları ve alacaklarının devlet mallarına ait hak ve rüçhanları haiz olduğu, sandığın gelirleri bilumum vergi, resim harçlara tabi olmadığı gibi haciz ve temlik dahi edilemeyeceği hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda belirtilen mevzuat ile dosyadaki belgelerin değerlendirilmesinden; eski katma bütçeli idarelere ait kuruluş kanunlarında "devlet malı hükmündedir" ibaresine bu malların korunması amacıyla yer verildiği, vergi hukukunda, konuya değil kişi ve kurumlara uygulanan muafiyetin, emlak vergisi bakımından verginin konusu olabilecek taşınmaza değil, taşınmazın malikine tanındığı, dolayısıyla verginin ödenmesinden sadece genel ve özel bütçe kapsamındaki idarelerin, belediyelerin, köy tüzel kişiliğinin, kanunla kurulan ünversitelerin muaf tutulacağı, Yasa'da sözü geçen "devlete ait bina ve araziler" ibaresinin devletin mülkiyetinde bulunan taşınmazları ifade ettiği ve bu taşınmazların tapuda Hazine adına tescil edildiği, davacı sandığın kuruluş kanununa göre de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olmakla birlikte ayrı bir kamu tüzel kişiliği bulunduğu ve kendi özel kanununda da sahip olduğu gayrimenkullerin emlak vergisinden muaf tutulduğuna dair bir hükme yer verilmediği gibi 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun I ve II sayılı cetvellerinde sayılan genel veya özel bütçeli idarelerden olmaması nedeniyle emlak vergisinden muaf tutulamayacağı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının maliki olduğu taşınmazları nedeniyle 2021 yılı için bu vergilerin tahakkuk etirilmemesi talebiyle yaptıkları düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık ve anılan başvuruda konu edilmemesine rağmen mahkemeden doğrudan geçmiş yıllara dair ödenen emlak vergisi ve çevre temizlik vergilerinin yasal faiziyle iadesi talebinde hukuka uyarlık bulunmadığından, açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu kabul edip, Vergi Mahkemesi kararını kaldırarak, davanın kabulüne işlemin iptaline, 2016 yılından itibaren ödenen vergilerin tecil faiziyle iadesine hükmeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.