10. Hukuk Dairesi 2024/3381 E. , 2024/3845 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının halen kapalı olan davalı işyerinde 11.01.2001–25.10.2005 tarihleri arasında sarma-turşu imalat işçisi olarak belirsiz süreli hizmet sözleşmesi ile devamlı ve kesintisiz hizmet aktine dayalı devam eden çalışmalarının fer’i müdahil SGK Başkanlığına eksik bildirildiği, davacı adına 11.01.2011 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği halde davalı işyeri tarafından SGK primlerinin 17.03.2004 tarihinden itibaren yatırılmaya başlandığı, davalı işyerinde mevsimlik çalışma yapılmadığı iddiasıyla eksik bildirilen günlerin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu istemin tanık ile ispatlanmasının mümkün olmadığı, Kurum kayıtlarının resmi belge statüsünde olduğu ve aksinin ancak yazılı delil ile ispat edilebileceği, davacının işyeri dosyası ile ücret bordrolarının incelenmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı davaya cevap vermemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının her yıl belli aylarda işe ara verip tekrar aynı tarihlerde başlaması şeklinde mevsimlik işlerin özelliği şekilde hizmet bildiriminin yapılmadığı gibi SGK dönem bordrolarında yılın her ayında yaz kış ayrımı olmadan işçi sayında dikkat çekici bir artış azalış olmadığı, bordro tanıklarının davacının kesintisiz çalıştığına dair beyanları, davalı işyerinin devamlı bir işyeri olması, davacının kesintili çalıştığına dair davacının imzasını içeren ücret bodrosunun puantaj kaydının bulunmaması hususları birlikte değerlendirilerek 28.08.2001 - 01.06.2005 tarihleri arasında her ay 30 gün olmak üzere devamlı ve kesintisiz çalıştığı kanaatine varılmakla birlikte 17.03.2004 öncesi dönem hak düşürücü süre kapsamına girdiği gerekçesiyle davacı ... TC ve ... sigorta sicil no'lu ...'nın davalı işyerinde 28.08.2001 - 01.06.2005 tarihleri arasında devamlı ve kesintisiz toplam 1355 gün çalıştığı ve bu çalışmaların 379 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, 976 gün daha asgari ücretle çalıştığı ve bu çalışmalarının 976 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum kayıtları, yasa ve yerleşmiş Yargıtay Kararları gereği yazılı delil niteliğini taşıyıp, aksinin eşdeğerde yazılı delillerle hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispat edilmesi gerektiği, yazılı deliller karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği gibi işverenin dahi kabul beyanına göre hüküm kurulamayacağı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile özellikle, eksik günlere ilişkin bildirim formlarına dayanak alınan belgelerin bulunmadığına dair yazı içeriği, davacının giriş çıkışlara ve eksik günlerine dair imzalı belgelerin sunulamamış olması, tanıklardan özellikle ... ve ...'nun davacının sarma sarıcısı olarak sürekli olarak çalıştığına dair beyanı ile aleyhe işyeri kayıtları sunulmadığı gözetildiğinde; delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının yıl boyu faaliyette olduğu dönem bordrolarından da anlaşılan davalıya ait işyerinde, 28.08.2001 - 01.06.2005 tarihleri arasında çalıştığını tespit ederek davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 11.01.2001 - 25.10.2005 tarihleri arasındaki tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
1.Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."
2.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu süre itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.
3.506 sayılı Kanun'un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."
4.506 sayılı Kanun'un mülga 6 inci maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."
5.506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01/06/1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."
3.Değerlendirme
1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Somut olayda davacının, 17.03.2004 - 01.06.2005 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı kısmi bildirimleri bulunmaktadır. Davacı davalıya ait iş yerindeki çalışmasının 11.01.2001 tarihinden itibaren kesintisiz ve tam devam ettiğini iddia ederek eksik sürelerin tespitine karar verilmesini dava etmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının 28.08.2001 - 01.06.2005 tarihleri arasında kesintisiz ve tam çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Ne var ki nüfus aile kayıt tablosundan davacının 24.03.2003 tarihinde bir çocuğunun doğduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan bir kısım tanıklar işe ilk başladığında davacının hamile olduğunu, iş yerinde sürekli olmadığı iddia edilen yaprak sarma işi yaptığını beyan etmişlerdir. Dolayısıyla davacının çalışma başlangıcı ile çalıştığı süredeki çalışma şekli şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenememiştir.
4.Mahkemece, öncelikle davanın somutlaştırılması kapsamında davacının beyanı alınmalı, hangi tarihte işe başladığı, başladığında hamile olup olmadığı, hangi çocuğuna hamile olduğu, doğum yapıp yapmadığı, çalışmaya doğum nedeniyle ara verip vermediği, hangi bölümde kimlerle çalıştığı sorulmalıdır. Davalı iş yerinin kapsamı, kapasitesi, yapılan işlerin niteliği, bildirilen kaç işçi olduğu, kimlerin hangi tarih aralığında çalıştığı araştırılmalıdır. Kabule konu dönemde davacı ile aynı bölümde çalışan kişiler tespit edilerek beyanlarına başvurulmalıdır. Davacının kabule konu dönemde fiili çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının doğum nedeniyle ara verdiği süreler ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak nazara alınıp varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
5.Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.